ders calistigimi biliyorlar. kendileri iceride oyun oynuyor. neden bulasigi yikamadigim sorgulaniyor. arada gel iceri bi bak deniyor. kendilerine o kadar hadi gelin calisin dememe ragmen calismazlar. ben 2-3 saat calisinca da gelip soylenirler.
öğrenciliğim döneminde de çalışıp para kazandığım için çok yorucu bir hayatım olsa da parasızlık hiç çekmedim... bildiğin çalışan bekar erkek gibi kaliteli ve düzenli bir hayatım vardı... bu yüzden arkadaşların yanına gittiğim anlar dışında öğrenci evinin çilelerini hiç çekmedim...
pisliğe doymayan evlerdir kesinlikle. kendiminkinden genelleyebilirim. pislik derken kirli, iğrenç bi' ev gelmesin aklınıza.
bak tuvaletin kapısına film listesi astık, girip çıkan tuvalete bıraktığı malzemeyi film ismiyle adlandırıyodu önceleri.
ne bileyim işte ben diyim titanic sen de behzat ç. ankara yanıyor. gözünde canlandı mı ?
ama yetinmedik, tartı aldık. tuvaletin kapısına koyduk. afedersin sıçacak olan önce tartılıyor, kağıda yazıyor kilosunu.
çıkınca tekrar tartılıyo. kaç kiloluk nevale bıraktıysa not düşüyo oraya. sonra haftalık turnuvalar kurduk kendimize.
yakında nevalenin kalitesine göre ş'apcaz. öyle bi' evimiz var.
sınav zamanları içini b.k götüren, her sınav dönemi bitişinde büyük temizliklere şahit olan, gelenin gidenin eksik olmadığı, annelerin kendi evlerinde kurtulmak istedikleri ne kadar abuk subuk, çarpık eşya varsa iteledikleri evdir.
öğrenci evi modunda taşındığım ev zaten yeni ve lüks olmayan bir evdi. Aslında bir şikayetim yoktu, ta ki klozet fırçası alıncaya kadar. Beyaz seramikten yapılmış modern tasarımlı olan bu fırça o kadar bu eve ait değil ki her seferinde gözümü tırmalıyordu. Aslında ev o kadar da eski değil, sadece fırça fazla modern işte.
facebook daki popüler olan sayfa üniversite temsilcileri arıyor ufak da olsa ek gelir sağlıyorlarmış. ilgilenen arkadaşlar mesaj atsın onlara trollüğüne, muhabbetine güvenen buyursun son 22 il. son senem olmasa garanti ilgilenirdim.
istanbul'da kimse "ev" vermez ahır verir , 600 lira fazlasına verir , mezar kat verir. sobali ev verir (amaç karbondan zehirlenip gebertmek. ) uzar gider liste.
herkesin zannettiğinin aksine seks değil sigara kokan evdir. yani bizim arkadaşların evi öyleydi. ben hep yalnız kaldım o yüzden gayet yein gelin evi gibi tertemiz tutardım, düzenli düzenli böyle. ama şunu hatırlıyorum arkadaşların evinde, aynı kanepe üzerinde pes atıp, rakı sofrası kurup, hayvanca yiyip içip, üzerine de mutlaka o gece aramızdan birisinin golü vardı yani. geri kalan odalarda yatardı ama hatunu götüren salondaki kanepede sevişirdi. neden mi? manyakmışız ondan. amaç işi zorlaştırmak olsun. ama işin en çok koyan kısmı o kanepede tekrar kahvaltı yapmaktı.