her türlü sefilliğe rağmen o günlerin asla bir daha bulunamayacağı ve unutulamayacağı evdir. 2 ay sonra muhtemelen Varsın düzen olmasın da o günler geri gelsin diyeceğim ev.
memleketten aile geleceği zaman 10 aylık kir pasın gitmesi sayesinde pırıl pırıl parlayan, yemek kokuları yayılan, adeta "sıcak yuva" mertebesine erendir.
Öğrenci evinde yapılan salçalı yumurtanın son lokmasını herkesin birbirine bırakması ve kimsenin o kutsal lokmaya dokunmamasıdır beni ziyadesi ile mutlu eden..
öğrencinin genelde koktuğu aç ve sefalet içinde çöpün koridor olduğu ama en güzel anıların ve yaran diyalogların geçtiği genelde mutfakta yeni türlerin ortaya çıktığı böceklerle sıkı arkadaşlık yapıldığı ve miskinliğin hat safhada olduğu libidonun tavan yaptıgı sıcak (dogal gaz oldugu zaman)sevecen mekandır.
saldım çayıra, Mevlam kayıra da denilir bu evlerin içinde yaşanılan ortam için. Eve dışarıdan gelen arkadaşların, sevgi yumağı olup evde sıkışık yatmasına bile sebebiyet verir. Güzeldir ama.
girenin çıkanın belli olmadığı, pisliğin diz boyu olduğu evlerdir. makarna evin en kral ve değişmez yemeğidir. kira verme zamanı genellikle maddi problemler ortaya çıkar.
"paralar geldi alısverisi yarın yapalım artık" dememeniz gereken yerdir zira o para yarına kalmayabilir ogrenci evinin alısverisini para varken hemen yapmak fazdır.
uzun süre dışarda bıraktığım tarhana çorbası tenceresinin içinde tanımlayamadığım yeni canlı formları oluştuğunu gözlemledim.. tencereyi yıkarken ilginç görünen bu formdan araştırmak amaçlı biraz örnek ayırdım.. hala bu planktonik canlıya bakmaktayım, besleyip büyütüp evrimi kanıtlayacağım.. öğrenci evi olmadan başaramazdım.. teşekkürler öğrenci evi.. <3
her türlü organizmanın kendini geliştirebileceği doğal ortamdır. ben kendi evimde yeni türler keşfettim mesela. küf yetiştirip evcil hayvan olarak beslenebilir, hatta çiçek olarak pencere önüne bile konulabilir.
her gece bir evde en çok kalan kişi rekorunun yeniden kırıldığı, beyaz perdelerinin sigara dumanından sarardığı bir gençlik ütopyasıdır değeri iyi bilinmelidir, bir daha yaşanmayacak bir maceradır.
fox tv de yayınlanan osmantan erkır tv programında, bir mini dizi.
yapımcısının incisözlük üyesi olduğunu düşündüğüm mini dizi.
zira; dizinin 2. bölümünde okuldan araklanan tahtanın üzerinde: birinci ders yazıyordu ve inci, büyük ve kalın harflerle yazılmıştı.
ayrıca yine dizinin 2. bölümünde, "46 yıl sonra" diyerek; öğrenciler yaşlı adamlara dönüşmüştü ve böylelikle dedelere atıfta bulunulmuştu.
mini dizinin yapımcısı, "selam göndermek istediğin biri varmı?" sorusuna:
amerikadaki müzisyen arkadaşımıza, dedelere ve inciye selam, diyerek cevap verdi ve inci ajanı olduğunu açıkça gösterdi.
osmantan erkır, istifini ve güleryüzünü hiç bozmadı ve bu da onun, inciye olan saygısını ve hoşgörüsünü gösteriyor.
bu incinin girmediği yer kalmadığını gösteriyor. in ci we dont trust.
saygılarımla sultanbirinciartiz.