Sene 2008. öğle sıcağında ev aramaktan bıkmış 3 genç öğrenci. "öğrenciye ev yok" lafını duymaktan bıkmışlar ve sinirler laçka olmuş. son bir şans için bir eve daha bakarlar ve olaylar gelişir.
öğrenci1: merhaba, kiralık ev için gelmiştik.
ev sahibi: (selamsız-sabahsız) öğrenci misiniz?
öğrenci2: evet, öğrenciyiz.
ev sahibi: öğrenciye ev yok.
öğrenci3: (gayet sinirli bir ses tonuyla) ben konya'dan nenemi getireceğim, mutlu aile olacağız. o zaman verecek misin evini?
sonra derin sessizlik ve çaaat diye kapı kapatma sesi.
Ev sahibi: nasıl olur ben ona kiraladım evi. Siz kimsiniz?
1.öğrenci: ben eda. Arkadaşım da özlem.
2. Öğrenci: arka odada bir arkadaş var ama onun adını bilmiyoruz. Evi bize o kiraladı. biz kirayı ona ödüyoruz. Ev sahibinin hesabına o yatırıyor.
Ev sahibi: merve sen misin?
3.öğrenci: evet sen kimsin?
Ev sahibi: ev sahibi.
Tüm bu yaşananların neticesinde anlaşılmıştır ki; Ev okuldan 3 yıl önce mezun olan merve tarafından pek çok öğrenciye kiralanmış ve merve, yaklaşık olarak ilk 6 aydan sonra neredeyse hiç kira ödememiş. ve yine tahminlere göre işsiz kaldığı, içinde bulunduğumuz bu tuhaf diyaloğun da geçtiği uzun bir zaman, geçimini dahi bu şekilde sağlamış.
Her ne yaşta olursa olsun adı merve olup da ortalama zeka ve kurnazlık seviyesine sahip olan bir kız tanımadım henüz.
ev sahibi: eve zarar vermeyeceksin. duvarlara bir şeyler asma, çivi çakma.
öğrenci: tamam abi.
e: kaloriferleri çok yakmam sıkı giyin.
ö: tamam abi.
e: kiranın yarısını elden vereceksin gerisi bankaya yatacak.
ö: tamam abi.
e: çok fazla arkadaşın girip çıkmasın. eve erkek alırsan atarım evden. hayvan da besleme.
ö: abi...
e: nefes de alma evde.
ö: ...
e: kirayı geciktirirsen atarım evden. atarım valla. kışa soğuğa bakmadan. 4 duvarım var diye ilah sanıyorum kendimi. atarım bak acımam. zaten hemen kiracı bulurum ben.
ö: tamam abi.
e: depozito ver bana!