- parasız eğitim diye pankart açan öğrenci hapse atılıyor. ( hani üniversiteler farklı düşüncelerin dillendirildiği kurumlardı?)
- dünya şampiyonası madalya töreninde başbakan ve cumhurbaşkanını yuhalayan kişiler, kameralardan tespit edilip göz altına alınıyor. ( ki madem özgürlük diye anırıyorsunuz, insanlar sizi ister alkışlar, ister yuhlar. buna karışamazsınız !)
- herhangi bir meslek grubunda çalışan işçiler, haklarını aramak için en küçük şeyi bile protesto ettiklerinde soruşturmalara maruz kalıyorlar. ( allah aşkına işçilerin haklarını aramasından doğal daha ne olabilir)
ve daha niceleri...
he siz bunca şeyi gözardı edip "demokrasi elden gidiyor, nerde türban özgürlüğü" diye anırıyorsanız ben sizin zekanızdan şüphe ederim!
bu türbanlı özgür (!) bayanların homoseksüel insanlar hakkında fikirlerini öğrenmekle ne kadar özgür olabildiklerini tek tek saptamak gerekmekte. Şunu iddia ediyorum ki; bu kadınlara "gey evliliği"nden bahsetmek bir çılgınlık olacaktır. öyle ki diyeceklerdir ki; "ay bizim çoluğumuz çocuğumuz var ayol, ne geyi kışşştt! Yüce allah sizi lanetlemiş. Püü allah kahretsin sizi!" söylene söylene uzaklaşacaklardır. En basitinden bu türbanla üniversitelere giren kızlarımız alaycı tavırlarla bakıp güleceklerdir el ele dolaşan iki erkeğe.
Demek ki, özgürlük sadece onlaradır! mesela ben de belki isterim ki çevremde türbanlı olmasın. isteyebilirim yani sırf inançlarımdan ötürü. Onlar böyle diyor ya, çocuğuma kötü örnek olmasını da istemem hiçbir türbanlının. E şimdi ne olacak? ben de böyle düşünüyorsam, ne olacak şimdi? özgürlükse, bu herkes için olmalı! benim sevdiğim adamla evlenemediğim gerçeğinin yanında sizin türban takamamanız, hem de sadece üniversiteler ve kamu alanında, pek de büyük bir sorun gibi gelmiyor göze be canlar!
keşke bana da sadece; "üniversitelerde evlenemezsiniz, kamuda gey olduğunuzu açıklayamazsınız, bunun dışında sokakta el ele gezebilirsiniz, kimse size saldıramaz" dese. daha ne isterim ki!
namusu saç tellerine indirgeyen, tüm türbanlı kadınların 'namuslu' olduğuna inanan, koskoca demokrasi kavramını sadece kendi yandaşlarına uygulayarak kendisiyle çelişen, fişlenmekten dem vurup en büyük fişlemeyi yapan zihniyetin sığ düşüncesidir.
türbanın kamusal alanlara girmesi laikliğe tamamen terstir bu bir özgürlüğün değil tam tersi bir kısıtlanmanın başlangıcı olacaktır. ben çocuğumun öğretmeninin kimse kusura bakmasın ama başı kapalı bir kadın olmasını istemem. türban takanlara inancından dolayı saygı duysamda , türbanın kadın haklarına tamamen aykırı ve ayrımcı bir nesne olduğunu düşünüyorum. ve benim çocuğumun benden sonra rol modeli olacak olan öğretmeninin kapalı olmasını kesinlikle ama kesinlikle istemem. bu çocuklarımız üzerinde gizli bir baskı olacaktır.
parasız eğitim diye kıçını yırtan yetmeyen başka yrlerini de beraberinde yırtan komunist anarşist eleman ile başı örtülü bir şekile akıllı uslu eğitimini alan bir bayanın aynı kefeye konulması sonucu ortaya çıkan rezillik.
özgürlük diyorsak burada özgürlük aynı zamanda her kesimden insanın birbirlerinin haklarına saygı duyarak birarada yaşama çabasıdır. burada yok benim çocugumun öğretmeninin başı kapalı olmasın onu örnek almasın ya da türban özgürlük değildir demek çok saçma. kişilerin nasıl giyinip nasıl soyunacağına devletin ve ya bireylerin herhangi bir şekilde etkisi ve ya laf söylemesi bile uygun değildir.