türkiye'de büyük bir kulüpte 3-4 maç üstüste oynayabildikten sonra premier league'de ne yapabileceği tartışılmalıdır. önce ayağı bir avrupa topraklarına bassın, ondan sonra avrupa'da yıllardır oynayan futbolcularla karşılaştırırsınız. yoksa komik oluyor, yazık...
premier lig'e gitse arda turan'dan daha iyi işler yapabilecek oyuncu. pasları mükemmel. pası atınca boşluğa kaçıyor. tek top oynuyor.. arda ise topu alıp kendine çalım attıktan sonra başlıyor oyununa. bu yüzden ikisi premier lig'e gitseler özer kesinlikle daha başarılı olur..
kimsenin süper star deyip şişirmeye çalışmadığı futbolcudur.şişirme işine daha çok arda-messi kıyaslaması yapan veya bir zamanların figo aydın ı * için girdikleri ilk entrylere bakıp "ne güzel günlerdi onlar" diye iç çeken ebedi dostlarımız(!) bakıyor.
fakat zamanında adı kendi takımları ile anılırken yere göğe sığdıramadıkları adamı , akıllarınca* kötüleyenler, kendilerini nasıl gülünç duruma düşürdüklerini fark edemedilerse ben yardımcı olayım;
ya da beni uğraştırmayın, şuradan bakın; (#7080463)
bazı fenerli arkadaşların bir arda turan yetiştirememe ezikliğinden olsa gerek saçma sapan muhabbetlere alet ettikleri yetenekli futbolcu. gereksiz yere çocuğun üstüne baskı yüklemektedirler. neden? çünkü en büyük rakipleri arda turan diye bir efsane çıkarmıştır henüz 22 yaşında olan... her yerde bu futbolcunun haberi vardır, arsenal'e, liverpool'a gidecek haberleri... sadece spor haberlerini değil magazincileri bile meşgul eder bu adam. yaptığı her hareket olay olur.
şimdi fenerbahçe taraftarları potansiyel bi yeteneğe sahip olduklarından kendisininde bir an önce bu konuma gelmesini, adının arsenallerle, liverpoollarla anılmasını istemekte. daha yarım sezon olmadan kendisini bir şampiyonluk bir avrupa yarı finali görmüş arda ile karşılaştırmakta, 5 senede istatistiklerin amına koyan alex'in yerine geçeceğini iddia etmekte.. hatta onu galatasaraylıların çekemediğini düşünerek hagi ile kıyaslayacağını sanmakta.. komik.
bi sakin olun beyler... bu çocuğa da size de yazık. bi galatasaraylı olarak hiç bir fenerbahçeli futbolcuyu sevmemem normal karşılanabilir ama illa bir sıralama yap deseler fenerbahçe'nin yetiştirdiği en önemli futbolculardan olan semih şentürk en az sevmediklerim sıralamasında birinci sırada olur...
bu sebeple şu içinizdeki sidik yarışı havanızı bi kenara koyun, çocuğu da kendinizi de rahat bırakın. çünkü bu yolda giderseniz bu futbolcunun sonu da tıpkı zafer biryol, ilhan parlak, yasin çakmak, can arat, kemal aslan ve adını sayamadığım onca potansiyel yetenek gibi olacak.
edit: imla.
oylardan sonra elen edit: inanın size acıyorsam en adi olayım. sönecek olan başka bi yeteneğe acıyorum...
altay maçında 2 gol atar " 2.lig takımı ne varki" derler, asist yapar "tek asistle yıldız mı olunur" derler, kupa maçında gol atar "gol attı da maçı mı kurtardı " derler, sonradan oyuna girer golünü atar "daha sevinmeyi bilmiyor" derler..
aman özer im keşke o golleri, o asistleri yapmasanda ultramega aslanları(!) pardon kadıköy kedilerini buraya toplamasan.
özer imizin kusuruna bakmasınlar futbol bilgesi(!) arkadaşlar, henüz gol attıktan sonra ağzından salyalar saçmayı ve daha ısınırken rakip taraftara el-kol göstermeyi öğrenemediği için sevincini tribünle paylaşmaya kalktı.
öncelikle gururla belirtirim ki beşiktaş taraftarıyım ve yine belirtmek isterim ki sırf rakip takım forması giyiyor diye yetenekli oyunculara mok attığım ergenlik yaşlarımı geride bıraktım. güzelliklerden zevk almayı öğrendim.
ibrahima yattara, volkan şen, arda turan, özer hurmacı... rakip takımlarda forma giyen ama benim izlemekten büyük keyif aldığım bir kaç oyuncudur, onlara çamur atmam, var olan yeteneklerini sırf kıskançlık uğruna harap etmem.
özer hurmacı da böyledir benim için, bu çocuk benim gözümde iyi bir yerdedir.
ilk özer hurmacı'yı beynime kazıdığım maç geçen sezon beşiktaş ve ankaraspor arasında inönü'de oynanan ve bana göre şampiyonluğun habercisi olan "söylesene bize hoca takım niye oynamıyor" tezahüratlarının yankılandığı maçtı. bizim defansa karşı şov yapmıştı o zaman.
sonra sakatlandı bu çocuk bir daha ki oynadığı maç ise yine bir beşiktaş maçıydı. oyuna girdi biraz çabaladı ve tekrar sakatlandı, ağlamaya başladı. oturdu yedek kulubesine ve bu genç yaşımda o kadar iyi giderken asist kralıyken başıma gelen kaçıncı sakatlık diye ağlamaya başladı. hiç bir beşiktaş taraftarının yüreği acımadan geçmemiştir televizyondaki o ana.
sonra bu çocuk bir istanbul kulübüne transfer oldu. ameliyat oldu ayağına vida taktılar.
bu çocuk, zamanında amcasına yalvardı gel beni izle diye almanya'da, en sonunda amcası onu izledi ve türkiye'ye getirdi,
bu çocuk zamanında fethiye'ye gönderildi, astım hastası olduğu için büyük acılar çekti, yılmadı.
bu çocuk ciddi sakatlıklar atlattı, aynı çocuk şu an ayağındaki vidaların her yağmurlu havada yaptığı ağrılarla uğraşıyor. bir anda ayağına giren keskin ağrılara rağmen çıkıp top oynuyor.
ve bu çocuk çıkıp da ben arda'dan iyiyim, ben alex'ten iyiyim, ben messi'den iyiyim demiyor. şımarıklık yapmıyor.
öyleyse sırf takım hırsına bu çocuğa saydırmak neden sevgili dostlar?
bir mücadele yaşayan ve bulunduğu yere gelen adamlar benim gözümde her zaman daha değerli olmuşlardır.
lionel messi, herkes onun boyuyla dalga geçerken, ciddi bir hastalıkla uğraşırken belki ona kimse inanmadı ama o inandı.
özer hurmacı, havasından nefes alamadığı şehirde futbol oynadığı zamanlardan bugün buralara geldi.
bazı anlar vardır ki renkleri, takım formaları, ruh sırtımızdan çıkarmak ve objektif olma anlarıdır.
rakibimin formasını giysende,
seviyorum seni özer hurmacı.
milli takım formasını yıllarca terletmen dileğiyle,
mücadelen hiç bitmesin.
2010-2011 sezonunda galatasaray taraftarının hagi'yle kıyaslayacağı, sonrada ama hagi real'de oynadı, uefa kupası kaldırdı diyerek kendilerini avutmalarını bize izlettirecek futbolcu.
bugünkü denizli maçında topun kendisine çarpıp kaleye girmesi üzerine hanesine bir adet gol yazılmış oyuncu. ondan sonra adam bi de ne yapacağını şaşırmış, reklam panolarının üzerinden atlarken düşmüş falan, korktuk biz türk futbolu adına. çok yetenekli oyuncu olduğu söyleniyor, bir de sakatlıktan yeni çıkmış diyolla.
bence gol falan atınca panolarının üstünden atlamasın bidaha, içim acıdı resmen adam düşünce la.
forumlara atfen üzerinde yorum yapılan futbolcu. ee normal tabi herkes kendini nasıl görüyorsa oraya göre yorum yapar. iki forumcu saksağan kuşu senin takımından adama sallayınca sen de aynı kanaldan giriyorsun. komik evet!
(bkz: forumlardan futbol yorumlarına hoşgeldin)
artık söz ondadır. ikinci yarı 20-25 tane maç var lig kupa vs. özer çıkıcak ve göstericek kim olduğunu. yetenekleri ve atletik yetenekleriyle ardadan daha başarılı olabilecek potansiyele sahiptir. ancak şu an için ardanın gerisindedir. bekleyip göreceğiz.
başlığına şöyle bir göz atıldığında kiminle kıyaslandığı gayet net görülebilen topçu, hazımsızlığa lüzum yok. gaza gelinmeden izlenirse iyi olur, zira topuzdan sonra bu da gaz patlaması yaparsa soda moda kurtarmaz bazı bünyeleri, lavman gerekebilir...
kimseyle kıyaslanmayan futbolcudur. kendine has oyunu vardır. kendi futbolcularını kıyaslayanları da görüyoruz basının gazına gelip. az bir nefeslenin geliyor yolda, fazla kalmadı!
onunla bununla karşılaştırılmadan övülemeyen futbolcu. iyiyse iyidir güle güle kullan kardeşim, iyi futbolcunun alası bizde mevcut gözümüz yok. ikinci yarıda izliyoruz iki maçta sakatlanmazsa... *
vay be özer im sen neymişisn; ne messi liğin kalmış, ne ronaldo luğun. bunları söyleyen gazsaraylılara ne mi oldu? canım dedik ya onların köçeklik te rakibi yok diye.
yeteneklidir, ama henüz tam kapasitesini sahaya yansıtmamıştır.
yıldız olacaktır, ama henüz değildir.
artık dedelerin olmadığı bir milli takım izlemek istiyorum ben kalesinde korcanı, v.babacanı, defansında edizi, ortada volkan şeni, necipi, ardayı, özeri forvetinde batuhanı. o yüzden hayali milli takımımda görevdedir kendisi.
bir beşiktaşlı olarak geçen sene ankarasporla oynadığımız maçta sakatlanması ve sonra kenara gidip ağlaması aklımdan çıkmaz. futbol aşkı var bu çocukta, efendi de, yetenek mi? o da var. tamam o zaman rakip makip farketmez.
severiz, destekleriz.