Ölüm neye inanırsanız inanın muazzam bir şey olduğu gerçektir. Ben inançsız biri olaraktan öldükten sonra ki yaşayamayacaklarımıza ve arkamızdan yaşayacaklara seviniyorum.
iki gün önce bir yakınımızı kaybettik. insan derin düşüncelere dalıyor. ama çok sürmüyor bunu fark ettim. yalnız ölen kişinin yakınlığı bu zamanı arttırıyor böyle bir şey de var.
ölüm yeniden başlangıçtır.
ölüm dirilmektir aslında.
ölüm uykudan uyanmaktır, uyandırılmak daha doğru olur.
ölüm gözlerin açılmasıdır.
ölüm misafir olarak kaldığımız dünyadan haneye geçmektir.
ölüm yaşamaya başlamaktır.
ölüm için yaptığım yukarıdaki kriterler sadece allah'a hakkıyla bağlı kalan insanı kapsar. hala vakit var. o'nu hayatımıza dahil edelim ve rızasını kazanmaya çalışalım.
zor zanaat ölüm
dirim tozlar altında
ne damakta kalan bir tada
ne de yana yakıla aranan dosta sözüm
ölüm farklı coğrafya
biraz puslu beyaz
dolunayın bulutlarla raksı
kızılımsı düşler
dirim başka bahara
ölüm, her iki sözden birinin kaçırıldığı
dirim, her iki gözden birinin sakınıldığıydı
aşkların baş harflerinin kazındığı ağaç gövdeleriydi ölüm;
türküden arda kalan tınıların kulaklarımda titremesi dirim
soru işaretidir. merak ettiğim şu ölü olsaydık doğum ve yaşam bizim için bilinmezlik olsaydı bu hayata gelmekten yine de korkar mıydık acaba? bu bilinmezlik mi bir şeyleri bu kadar soğuk ve ürkütücü yapan?
Eğer bahsedilen bir yakının olumu ise, bir insanın başına gelebilecek en kotu şeydir. Ölümün dusuncesi bile insanı hayattan sogutabilir.mutlu bir anınızda, gülerken, birdenbire akıla dusuverir. Bir anda her şey anlamsız gelmeye baslar, keyfi kaçırır. Kotudur.
Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.
yüzleşilmesi gereken tek gerçekliktir. cami nufusunun 55 yaş ve üzeri olmasının nedeni sanırım ölüme bir tık yaklaşmış olarak hissedilmesinden kaynaklı. özellikle 65 ve sonrası kahvehaneden emekli olup camiye transfer olanlarla doludur.