insanlık tarihinin en başlarından beri tartışılagelmiş bir konudur. çok derin bir konudur ayrıca. hakkında tezler yürütülebilir, araştırmalar yapılabilir ve binlerce sayfalık kitaplar yazılabilir.
gerçekten bundan sonrasını merak ettiğim durum. yani ilginç geliyor. alışılmış hayat bitecek ve dinlerin bize söylediği fantastik ve bilimkurgu filmlerinden fırlama bir yaşam gelecek teorisi,inancı gerçekten ilginç. akıl almayabiliyor. akıl almasıda gerekmiyor. sonuçta bu bir inanç.
eğer inançlarımızdaki gibi bir ölüm sonrası olursa gerçekten çok heycan verici olacaktır. hani bir insan teknolojik ürün aldığınızda o kutuyu açarken garip bir heycan duyarsın ya öyle birşey bu.
eğer inançlarımızdaki gibi bir ölüm sonrası olmazsa zaten bu yazdıklarım ve haycanların, düşüncelerin, yaşamın bir anlamı yoktur.ölüm aslında yaşadığın hergündür.bu dayanılmaz bir durum olsa gerek.
bir yandan ne zaman gerçekleşeceğini bilmek istersiniz, bir yandan istemezsiniz; tabi intiharı düşünmüyorsanız. ilginçtir. fazla düşünmek de iyi değil...
ölüm her aklına geldiğinde
ah edip vah edip inleme
bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın
ecel kapını çaldığı an evi telaşa verme
çünkü o geldiğinde sen gitmiş olacaksın
o mutluyken, sarılmış uyurken belki de yanındakine, huzuru özlemek sonucu varılmak istenen yeni sevgili. kalp ağrısız, sancısız, sessiz sedasız gitmek kucak açmış bekleyen yeni sevgiliye, toprağa. sarılmak onun gibi ama daha sıkı. hayata sarılmak gibi değil. uyumak onun gibi sevgilinin kollarında. ama onun gibi sabaha kadar değil, sonsuza kadar...
kürtajla - doğum arasında bir anne rahmi sessizliğidir! yeryüzü tanrılarına secde edenlerin, bu bok çukuru mabedinden göçüp gitmektir! kişinin vizyonunu değiştirmesidir ölüm. o yüzden her insan yeniden doğmadan önce mutlaka ölmelidir!
gün gibi gerçek olan şey. özellikle yanınızda ölmesi çok yakında muhtemel olan biri olunca tüyler ürperir. ölüm demek ki bütün soruların cevabıdır. hala bilmem ne,nerede,nasıl olduğunu neyin var olup olmadığını düşünen,saçmalayanlar için tekrar düşünülmesi gereken bir hadisedir.
tarihte bazı örnekleri olan bazı yazarların zehir içip ölümü kaleme alma çabalarından öğrendiğimiz kadarıyla değişik bir tecrübedir insan bir an el ayak ve diğer uzuvlarını hissetmemeye başlar ve garip bir sıcaklık hissi ayalardan başlayarak kalbe doğru ilerler daha sonra ise kalp atışı durduğu için yazar kalan kısmı yazamadan ölmüştür ve bundan sonrası malesef bilinmiyor değişik araştırmalar sonucunda beynin o sırada 2 dk kadar yaşadığı ve kayda devam ettiği düşünülmektedir.