ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
verilmemiş hesapların korkusuyla
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
af dilemeye geldim affa layık olmasam da
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim.
biraz doğum gibi. her ne kadar hazırlarsan hazırla kendini birinin ölümüne, yani bildiğin bi' şey olsun, " bu kişi ölecek, kesin" desen de saatlerce hastane koridorlarında gözyaşlarıyla umut ediyosun. doğuma benzeyen kısmı da burda çıkageliyo zaten. o insan nefes almayı bıraktığı zaman derin bi' acı, üzüntü. bi' daha konuşamayacağını, bi' daha nefes alamayacağını bilmek, o kişinin varlığının gerçekten son bulduğunun kafaya dank etmesi. doğum gibi işte, yeni doğan birini istediğin kadar bekle, ne zaman doğacağını bil istersen, ama ilk nefeslerini ilk seslerini duyduğun an o garip, acayip duygular. insanoğlu en çok hazır olduğunu düşündüğü anda bile hazır olamayacak ölüme.
n'ayır n'alan, n'olamaz, sen artık uyan olur mu ?
Senin için eğer zamanındaysa iyi, sevdiklerin için kötüdür. Eğer zamanında değilse senin için de kötüdür.
Korkunç ve soğuktur ölüm. Ölümden ölene dek korkarım.
ilk ölü yapraklar aşağıya düşüyor. yağmurla havada bekliyorlar.
kızartan soğuğu hissediyorum.
ilk kez yakan buz ve karı hissediyorum.
onun alındığı o geceden beri.