dünyadaki zamanımı doldurduğumu defalarca farketmeme rağmen allah'ın bir türlü beni yanına almamasıyla geçemediğim kapı.
her şey boş geliyor. hiçbir şeye karşı en ufak sevgim de nefretim de kalmadı. yok olayım istiyorum. ölüm istiyorum. belki sevenim vardır onları üzerim diye korkuyorum ama siktiret herkes mutlu olmanın bir yolunu bulur. en fazla üç gün ağlarlar.
bir gün basina bir sey geliyor, onu en iyi annen halleder, tam elin gidecek telefona, fark ediyorsun ki anneni gecen hafta kaybetmissin, ya da belki de daha beeri, lahmacunla ayrani bi daha yiyemeceksin cünkü sen ölmüssün, en sevdigin dizinin yeni sezonu yayinlaanacak ama sen izleyemeyeceksin, en sevdigin sarkilari dinleyemeyeceksin, birileri dostoyevskiyi konusacak, sen de birseyler söylemek isteyeceksin ama söyleyemeyeceksin. hakkaten, toprak olmak ne garip sey anne...
" yarar yok bu dünyada! ölüm varsa yarar yok! ölüm bütün sihri bozar. kurtardigin hayatlar da ölür. aldigin nobeller de paslanir. dogdugun evler de yikilir. " *
Bütün entryleri okumadım ama mutlaka yazan olmuştur. Bana göre ölüm hayal perdesinin aralanıp gerçek dünyaya geçilen ilk adımdır. En azından insan için böyle. TAbiki diğer canlılar için ölümün bir anlamı yok. Onlar zaten yaşamın da ne olduklarını bilmedikleri için.
yaşamın dışında gibi duran ama her ayrıntıda yaşamı kuşatan tek gerçek. ne var ki eski bir delinin de dediği gibi; '' tuhaf zamanlarda ölüm bile ölebilir'' H. P. Lovecraft
(bkz: ölüm)
ölüm her aklına geldiğinde
ah edip vah edip inleme
bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın,
ecel kapına geldiği an evi telaşa verme
çünkü o geldiğinde sen gitmiş olacaksın.
bir bıçak sırtı, ne tarafın rüya ne tarafın gerçek olduğunu anlayamadığın zaten öğrenmek üzere uyandırıldığın; tek kişilik giriş biletidir ektiğin yaşamın hasadına.