bir hadis-i şerife göre; kimilerinde tereyağından kıl çeker gibi acısız, ağrısız ve sızısız olacak; kimilerinde de 400 kılıç darbesi yer gibi olacak. amanın!!
herkesin yaşayacağını bildiği son.Belediye mezarlık duvarına yazınca suç olan son. (bkz: her nefis bir gün ölümü tadacaktır yazmışlardı da türkiye çalkalanmışdı...)
Ne tuhaf! ölüyorsun, bir daha yaşayamayacağını düşünüyorsun, yaşadıklarını hatırlıyorsun ve hüzün mü mutluluk mu olduğunu hiç kimsenin bilmediği,bilenlerin de artık olmadığı o garip duyguyla başbaşasın...
boşu boşuna geciktirmeye çalışıp kaçmanın lüzumsuz olduğu, herkesin tadacağı, ne hissettirdiği bilinmeyen tek duygu. tek yapacağımız, sermayeyi iyi hazırlayıp, öbür tarafta verecekli olmamak.
Ölümü çalışırım, ve yorum yapabilirmiyim
- hayat hiçbir zaman istenildiği zaman yaşanmaz,
Basit bir kaydıraktır tepe aşağı giden
tek ve son ana yönelik.
adli tıpta genel olarak şu iki başlıkta incelenir;
1- somatik ölüm: spontan solunum ve dolaşımın tam ya da devamlı durmasından sonra beyin sapındaki vital (yaşamsal) merkezlerin fonksiyonlarının kesilmesi ile oluşur. somatik ölümün ortaya çıkması ile dokularda yaygın bir anoksi (vücuttaki oksijenin bitmesi) oluşur ve bir süre sonra hücrelerdeki metabolik olaylar sona erer.
2- hücresel ölüm: nükleer patlamalara bağlı çok istisnai durumlar dışında somatik ölümle eş zamanlı olarak meydana gelmez. en duyarlı hücreler bile bir kaç dakika yaşayabilir. deneysel olarak somatik ölümden 3 saat sonra bile kasların uyarı verilmesi ile kasılabildiği, göz bebeğinin ise ölümden sonra 20 saate kadar açılıp kapanabildiği gösterilmiştir. ancak bir süre sonra tüm hücrelerde geriye dönüşü olmayan bozulmalar olacak ve bütün hücreler ölecektir. somatik ölümden sonraki bir kaç saat süresince anaerobik (oksijensiz yaşayabilen) kimyasal olaylar görülebilir.