Herkesin farklı köşelerden sokaklardan caddelerden geçtikten sonra aynı apartmanın kapısından içeri girmesi gibi bir şeydir. Bir çok kitap almışsınızdır okurum diye ama kapağını açamadan girebilirsiniz o kapıdan kimbilir. Gezi planlarınızı yazdığınız defter kabarmıştır; seneye, hatta bir diğer seneye, ama daha yaz gelmeden girersiniz o kapıdan. Nerde bu kapı hiç bilinmez belki hergün yürüdüğünüz sokağın sonunda veya o sokağa yaklaşmadan önceki beklemek istemediğiniz son kırmızı ışıkta kimbilir..
Ölüm her aklına geldiğinde
Ah edip, vahedip inleme
Bu halinle tanrıyı incitmiş olacaksın
Ecel kapını çaldığı zaman, evi telaşa verme
O geldiği zaman, sen gitmiş olacaksın.
belki bir kayboluş, belki bir varoluş, ne olursa olsun ya sonsuzluğa ulaşmak ya da sonsuzluk olmak. hangisi doğru hangisi yanlış bilmiyorum ama her zaman yanında olan birinin şimdi olmaması. çok özlemek ve hayatı onsuz idame ettirebilmeye çalışmak. ardından sadece dualar okumak ve ruhu bedenden ayırmaktır.
bir gün başımıza geleceği kosunda kuşkumuzun olmadığı ancak yakınlarımızdan birinin ölümü sonucu hatırlayabildiğimiz, aklımızdan çıkarmadığımız zaman veli yada deli eden son yada başlangıçtır.
yolun sonu ya da yeni bir yola başlangıç. sonrası bilinmeyen, inanılan. neler oluyor sonrasında merak uyandıran. her canlının başına bir kere gelen durum.
Yaşamın tersi, yaşamın bir tamamlayıcısı, gündelik duyguların sararıp solması ve bu yaşam adı verdiğimiz düzenin tüm güzellikleri ya da çirkinliklerine ebedi olarak elveda demek , bize öğretinler etrafında yapılacak tanım bu kadar.ender olan değil herkese verilen ve güdtüğüm dini inanç çevresinde değerlendirdiğim zaman ‘’her nefs ölümü tadacaktır’’ gibi kısa ve anlatımı kolay olabilmektedir.
insanın biyolojik yapısıyla ilgili bir sorunum yok ama bu kadar felsefi karmaşıklığın bana verdiği gazla ve hazla düşünmeden edemiyorum , hayata bir denek olamanın ötesinde hangi ulvi amaçla ya da hangi beşeri kaygıyla geldik ve hangi korkunun eseri olarak geri çağrılıyorsun . bedenin tükenmeye başladığı zaman bize giydirilen elbisenin aslında ne kadar rahatsız edici olamaya balladığını gözlemliyoruz , korkuların ummanında fazla söze gerek bırakmayan duyguların terbiyesiyle bir nevi özlüyorsun bize ait olmayanları . insanın kıvrımsal ve kıvrak zekasıyla örtülü her düşüncede irfanın katsayısı kadar birikimle doğrultulan bu beden asl olanı gizlerken , ruha duyulan özlemden uzaklaşma çabasında olan bir varlık olarak ölümden korkuyoruz.
Tek tanrıya inançın ışında , ellerimizde kalanın farkındalığıyla ve hak olarak bildiğimiz bu beşeriyattanb uzaklaşmaya kaçımız hazır bekliyor ve kaçımızın ihitiyacı var.
bugün kuzenimle birlikte gittiğim samatya hastanesinde kendimi çok yakın hissetim ölüme. ölüm kasmaz da arkadaşım. ölüme giden yol çok fena. mümkünse acı çekmeyeyim. ölümüm çabuk olsun,çabuk ve acısız. duyurulur.