çok sevmek

entry262 galeri5
    187.
  1. 4s kanunundan başkası yalandır sevmeyin az sevin öz sevin bunlarıda karakter dolsun diye yazıyorum.
    0 ...
  2. 186.
  3. hayal kırıklığına uğramakla sonuçlanır.

    (bkz: seveni sikerler sikeni severler) net.
    7 ...
  4. 185.
  5. Bir kizin kendinden 2 yas kucuk birine asik olmasi ve disardan gelen tepkileri aldirmadan onu sevmeye devam etmesi demektir.
    0 ...
  6. 184.
  7. Kalbine sanci girmesi onun yuzune bakamamak ve onu disardan sevmek nokta.
    0 ...
  8. 183.
  9. Bir boka yaramaz. Aslolan çok sevilmektir.sevenin ağzına sıçmaktır.
    2 ...
  10. 182.
  11. Cok sevdigim halde bana mesaj atmiyor ve bende gurur yapip ona mesaj atmiyorum ama aklimda kalbimde onda. Birde eski hoslandigim cocugun bana beni sevdigini soylemesi.
    0 ...
  12. 181.
  13. 180.
  14. sadece aileye karşı olması gereken eylem.

    müziğe, alkole karşı falan da olur.

    ama başka insanlara karşı yaparsan bunu yanarsın.
    0 ...
  15. 179.
  16. 178.
  17. ölmektir
    yaşamaktır
    nefes almaktır
    boğulmaktır
    koşmaktır
    kalakalmaktır
    varolmaktir çok sevmek.
    1 ...
  18. 177.
  19. gereksiz bir eylemdir. Mutsuzluktan başka hiçbir şey getirmez.
    1 ...
  20. 176.
  21. iki ucu boklu değnek.

    son konuştuğum kız (ilişkim bile diyemiyorum) hasta edecek cinsten birisiydi. ne istediğini bilmeyen, bir sıcak bir soğuk davranırdı. lahmacun yemeyi seven, lahmacunun içersine çiğ köfte ve bulgur koyacak kadar da rahat birisiydi. gülüşü çok hoşuma gidiyordu. konuşması, gözleri, bazen de çocuksu tavırları.

    ekşiden tanışmıştık. sevgilisinin ona yaptığı şeyler hakkında konuşurken tanışıverdik. sevgilisi tam bir douchebag derler ya öyle bir tipmiş. en azından yazdıklarına göre ben öyle anladım. zirvelere geldi. ilk gördüğümde büyülenmiştim. içimden bir ses acaba diyordu, diğer ses de sana bakmaz lan diyordu. hasta olduğunu duyduğumda hep yanında olmak istedim. arkadaşımdan duyduğum kadarıyla ailesiyle de iyi değildi. hatta annesinin yaptığı sarmaları yiyemeyecek kadar kötü. o günlerde annem sarma yapmıştı. bir kap alıp sarmaları dizip, 30 km yolu teptikten sonra evine kadar gelip sarmaları cesaret edip veremedim. çünkü tepkisinden çekiniyordum. veremedim diye kendime çok kızdım. çöpe salladım sarmaları. evini nerden biliyorsun dersen zirve sonrasında eve geç kalmış ve gidecek otobüs olmayınca kendim bırakmamı teklif ettim, gittik. kapısına kadar bıraktım. istese ana cadde üzerinde indir diyebilirdi. güveniyordu da belki? iyi geceler diyip yanağımdan öptü ama korkak bir ceylan gibi. hissettim. benden kaçıyor gibiydi. halbuki çok seviyordum. günler haftalar geçti, bazı insanlarla arasındaki bozukluktan dolayı benle de uzaklaştı. ne yapıyorsun dedim iyi ya tam da ben yatıyordum dedi, görüşelim dedi bakarız dedi. çok sevdiğim için kaçtı belkide. "seni öyle düşünemedim" dedi yıktı beni.

    halbuki urlada balık ekmek yiyecektik daha.
    1 ...
  22. 175.
  23. izahı zor bir dalgınlık halidir. kendinizi, elinizdeki bir kitabı buzdolabına koymaya çalışırken falan bulabilirsiniz, ya da buna benzer farklı örnekleri yaşarken. Bu halin Mutluluğu da, hüznü de Kontrol etmesi zor bir tuhaflıktır. böyle güzel bir duygunun mutsuzluğa evrilme ihtimali olmasa keşke...
    8 ...
  24. 174.
  25. Bazen ileride daha mutlu olmak için ondan şimdilik vazgeçmeyi gerektirir. Bunu başarabilene bravo...
    2 ...
  26. 173.
  27. uretken yapar.
    uzer. merak ettirir.
    aci cektirir.
    mutlu eder. hayata baglar. gerceklikten koparir.
    kendine guven verir.
    saskinlastirir insani.
    3 ...
  28. 172.
  29. karşılık bulunmadığında hayattan alır.
    5 ...
  30. 171.
  31. çok istedigim. gercek bir seyler istiyorum artık. yazmayın qenşler sanal olmas.
    2 ...
  32. 170.
  33. 169.
  34. bi noktadan sonra takıntı haline gelir. yapmayın öyle.
    2 ...
  35. 168.
  36. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    insan bir akşam üstü ansızın yorulur...
    3 ...
  37. 167.
  38. 166.
  39. 165.
  40. üstüste bütün dumanını içe çekmek değil, adeta yediğin sigaranın, dördüncüsünü aşırı kalp çarpıntısı ve ağır mide bulantısı ile çaresizce söndürmektir.
    0 ...
  41. 164.
  42. katlanmaktır çok sevmek. kavgaya, gürültüye, yalanlara, belki aldatılmaya..

    yeminler etmektir, sözler vermektir. bazılarını tutamayacağını bile bile. affetmektir yeminini bozanı. tekrar tekrar güvenmektir ona. çok sevmek, hem cesurluk ve hem korkaklıktır.

    ezilmektir. seni azarlamasına katlanmak, herkesin ortasında küçük düşürse bile unutmaktır. bazen bu konuda kızsan ve onu kırsan da, bir saat sonra pişman olmaktır.

    güvenememektir çok sevmek. hep gitmesinden korkmaktır. kaybetme korkusuyla yanıp tutuşmaktır.

    çok sevmek, güvenmektir. ölesiye güvenmek... seni aldatmış olsa da, çok acı çektirmiş olsa da onun gözlerine inanmak, tekrar yapmayacağını bilmektir. aşkın ateşinin her kötü anıyı yakmasını beklemektir.

    affetmektir. defalarca sözünü bozsa da, seni üzse, çok kırsa da "git" diyememektir.

    "kal" diyebilmektir çok sevmek. içten içe gitmeni istediğini bilsen de, ona muhtaç olduğunu gösterebilmektir.

    çok sevmek, çok pişman olmaktır. ayrılmayı, ona dair eşyaları yok etmeyi düşünmekten utanmaktır. söylediğin sözlerden pişman olmak, zamanı geri çevirebilmek için anlamsızca tanrı'ya yakarmaktır.

    çok sevmek, iliklerine kadar hissettiğin bir duygu, gözlerinden akan tane tane yaşlardır...
    1 ...
  43. 163.
  44. akıl işi değil, kalbe söz geçmiyor sadece.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük