Çocukluğumun bir kısmı istanbulda geçtiğinden, minibüse bindiğimiz noktada asla araçta sadece şoför olmazdı, yolcularda olurdu. Ben de şoförün en azından birkaç yolcuyu ağırlık yapsın diye aldığını düşünürdüm, aksi halde şoför tek binerse onun ağırlığıyla minibüsün arkası havaya kalkıyor sanıyordum. Tamam kabul öküzün tekiymişim, hatta hala öyleyim, malın önde gideniyim tamam.
Komşumuzun kızı benim robotum var. Aynı ben demişti. Dayım japonyadan getirdiye de eklemişti. Bazı günler okula benim yerime gidiyor ve eline basında gül çıkarıyor diye de sıvamıştı. inanmıştım sözlük saf duygularımla oynadı cadı... bir ay boyunca bende istiyorum diye ağladım. Sonuç 30 santim civarı düğmesine basınca kıvırıp dönen bir bebek. Konuşursam canlanır diye herkes uyuyunca kalkıp bebekle konuşurdum. Chucky adlı filmi görünce konuşmak şöyle dursun canlanır diye kollarını çıkardım. Pillerini hep sakladım.
örümceklerin insanları yediği yalanı. yaş oldu 24, ben hala örümceklerin beni yiyeceğini düşünürüm. çocukluktan kalan bi korku hala devam ediyor. pek de büyümemişim aslında...
bi ara her şeyi canlı gibi düşünüyordum koltuğa oturduğumda canının aciyacagini zannediyordum. bir de küçükken civcivimi komşunun kedisi kapmıştı. ben susmayinca annem kediyi takip edip döndüğünde bana " ben civcivi kedinin ağzından aldım gökyüzüne uctu" diye açıklama yapmıştı, susmuştum. ne yemiştir be...