Benim için trajikomik bi saçmalık şeklinde intihar oldu.
daha küçüğüm lan 5-6 yaşlarındayken falan her yerde intihar haberleri dönüyordu anasını satayım. o zamanlar boğazdan atlayanlar mı dersiniz kendini yakanlar mı dersiniz, önce kendini sonra karısını vuran mı dersiniz liseliler bilmez eskiden ota boka intihar eden çoktu amk. işte en son karşı binadaki hacer teyzenin oğlu araba almıyorlar diye intihara teşebbüs etmişti amk. nedene bak lan beceremedi tabi. bir insan nasıl olur da kafasına sıkar ama ölmez merak ettim amına koyim. tabi kafama sıkmadım lan durun bi.
birinci kattaki komşuda oturuyoduk annemle havada soğuktu amk. ben çıktım eve giydim gocuğu, şapkayı falan taktım. doladım atkıyı da boynuma iki katta gazak giydim sonra geri indim birinci kattaki komşumuza. çıktım balkona binada da restorasyon var balkonun altına kum birikmiş nerden baksanız 1- 1 buçuk metre. uzansam elim değer lan her neyse atladım aşağıya amına koyim.
sırt üstü düştüm kırk beş dakika yattım hareket etmeden amk yatıyorum öylece öldüm sanıyorum. hatçe teyze geldi kaldırmaya çalışıyo ben hala hareketsizim lan. öldüm işte bıraksana amk. sonunda aldı sırtına eve çıkardı ölmediğime zor ikna ettiler. bronşit olmuştum
ölmediğimi ayıkma kısmı annemin süpersonik şamarıydı amk hala kulağımda yankılanır
insanoğlunun m.ö 3200 den bu yana varoldugunu ve m.s. 3200 yılında kıyametin kopacağına inanırdım. kıyametin ne zaman kopacağını bi tek allah bilir ama ben de galiba kıyametin tarihini az çok biliyorum derdim. çok ukala davranırdım.
küçükken Allah'ın bağdaş kurarak karanlıkta oturan uzun beyaz sakallı başında beyaz sarığı elinde tesbihi olan biri zannederdim. sonra yine küçükken tıpkı buna benzeyen bir resim gördüm. mevlana tasviriydi bu. demek ki bir yerlerde gördüm ona yordum *
Dünyanın tepsi seklinde, öküzün boynuzları üzerinde olduğunu sanırdım ve kilisenin beni aforoz edeceğinden korkardım. Sonra bi gün maklube yerken Martin Luther, Galileo gibi değerli abilerimle tanıştım. Neyse ki sonra reform rönesans gibi seyler oldu da hak yolu buldum.
Bir cogumuz gibi opusunce çocuk olacağını zannediyordum, komşunun okula yeni başlamış olan kızı beni apartmanın girişinde sıkıştırıp zorla öperdi, gece sabaha kadar uyuyamazdım çocuğumuz olacak diye.
Ilkokula başladığım ilk hafta suluğumu, adı oyleydi herhalde hatitlayamadim ehe neyse sulugumu biri alır da içer diye boynumdan hiç çıkarmadım derste bile... sebebi kuzenimin " eger biri suyundan icer sonra sen icersen çükün düşer" demesiydi, zaten bir tane var apla icirmem valla kimseye dediydim.
Yine ayni kuzen her gün bir kac tane tipitip getirmezsem iskeletor u daha fazla tutamayacağını hatta heman i oldurebilecegini soylemisti, babamın ceplerini bosaltıp bir koli sakız alip verdiydim...
Lan daha ne saçmalıklara inanırdım ben, salak bir çocuk da değildim halbuki.
bebeğin üzerinden atlayınca uğursuzluk getireceği ve aksi yönde tekrar atlanması gerektiği.
kafa kafaya çarpışınca kel kalırsın durumları. kel kalmamak için bir daha kafaları vurmak vs.