ev telefonuyla konusurken sesimizin telefon kablosundan gecerek karsi tarafa iletildigini sanardim. ne zamanki bir cep telefonu gordum.. iste o zaman butun kesiflerim suya dustu.
gece sakız çiğnersen ölü eti yemiş gibi olursun demişti yaşlı bir komşumuz. bayagı inanıp korkmuştum. pis kadın ufacık çocuga neler demiş düşündükçe sinirlenirim.
kukidir efenim.
evvle 6 adet kibrit alınır sonra 3 ünü biri 3ünü başka biri tutmak suretiyle bir dikdörtgen oluşturulur sonra eyyy kuki geldiysen mezarını aç gelmediysen kapa denir duruma göre korkulurdu.
balık yedikden sonra helva yemezsek yediğimiz balığın midemizde canlanacağını söylerlerdi. arkadaş bi insan ki bu insan çocuksa helva yesin diye bu söylenirmi. 2 hamsi yedik diye yarım kilo helva yerdim canlanmasın diye.
bir de elektrikler gittiğinde yanan araba farı gördüğümde aklım almazdı. bizim evin ışıkları yokken bu farlar nasıl yanardı efendim olamazdı öyle şey.
şarkıcı yalın'ın sakat olduğunu sanmak.. nereden duyup, aklıma soktuysam bilemiyorum ama, her zalim oyun bozan şarkısını duysam, "ay yazık sakat dimi bu çocuk?" derdim.