ipne abim küçükken bizim bodrumda looney tunes karakterlerinin yaşadığı bi kapı var duffy duck, bugs bunny felan dolaşıo derdi. Yemiştim bende. korku ve heyecanla ikide bir bodruma iner bakardım. Hala kızgınımdır kendisine. intikam soğuk yenen yemektir ve o gün işte bugündü. (bkz: )(#15241679)
Televizyon ekranı kırılırsa dizilerin içinde olacağını sanmak, çamaşır makinesinde insanların da yıkanabileceğine inanmak, kara kedi görünce saçı tutmak, yoksa bütün oyuncaklarının kaybolacağına inanmak bu yüzden kuş görene kadar saçı bırakmamak.
oyuncakların canlanabileceği. Gece bütün oyuncakları toplar dolaba koyardım, uyuyana kadar dolaba bakardım, ne zaman çıkacaklar falan diye. Hatırlıyorum tabii, çocukluktaki korkularını unutamaz ki insan, sonradan güler ama haline. Oyuncaklarıyla yatanlara da ayar oluyorum, o nedir ya kocaman kız.
annem beni o kadar çok korkutmuştu ki "bak doktoru çağırırım iğne yapar" diye, bizim kapının önünde nöbet tutan eli iğneli bir doktor olduğuna inanmıştım.
insanlar evlendikleri zaman bebeklerinin olduğuna inanırdım. bu kadar televizyon, internet yoktu tabi çocukluğumuzda, hep evlenenlerin çocukları olduğu için kendimce uydurduğum birşeydi.
altıma çiş yapmayayım diye annem bak bezine kibrit koydum çişini yaparsan patlar diyordu. ben de korkudan bezimi ablama açtırıp kontrol ettiriyordum. çok gülüyorum *
not: 8 yaşımda aldığım balıkların yavruları olunca ulan bunlar hiç öpüşmedi bunlar nasıl oldu diye kendi kendime düşünürken kuzenimin üstü kapalı bir şekilde bana anlatmasıyla idrak etmiştim gerçeği.