Artık sadece bulgur ile yapılanı çiğ köfte sanıyorlar, çiğ köfte dediğin etli olur tadını o zaman alırsın, o zaman ayran içersin rakı içersin... Rahmetli dayım bir yapardı bütün Üsküdar kuzguncuk beylerbeyi sofrasında toplanırdı.
çıkışı sorundur. çünkü acıdır, o yüzden yemiyorum. hayatımda 2kez yedim şimdiye kadar biri sınıfta siparişle gelmişti biri de arkadaşın ısrarı üzerine gittik bu mart ayının ortalarındaydı.
dışarda yiyip ben çiğköfteyi seviyorum diyenler var, ha işte o dışardakiler çiğköfte değil. kısır gibi birşey onlar. etsiz çiğköfte mi olur lan? dana kıymanı alacaksın öyle yapacaksın. başka türlü o köfte olmaz. ulan etsiz köfte mi olur? kimi kandırıyosunuz. hee bu arada çok güzel yaparım *
Üniversite hayatının vazgeçilmezi ucuz olmasıyla öğrencileri kendisine bağlayan, tadıyla damaklarda iz bırakan doğu yöresinden çıkma, sıra gecelerinin olmazsa olmazı atıştırmalığımızdır.
iki çeşit çiğköfte vardır:
birincisi: rivayet odur ki, nemrut büyük bir ateş yakılıp hazreti ibrahim'in o ateşe atılmasını emreder. Bu ateşin büyük olması için de urfa'da yaşayanların ellerinden yakacakları olan her şey alınır. insanlar bir ateş dahi yakamayacak duruma gelirler. Bunların yaşandığı sırada birisi alır eti bir tepside bulgur ile uzunca bir müddet yoğurarak çiğköfte'yi meydana getirir. bu çiğköftenin ilk prototipidir. daha sonra buna baharatlar ve çeşitli sebzeler eklenerek çiğköfte gelişmiştir.
diğer çiğköfte ise son senelerde her köşe başında açılan çiğköftecilerde peynir ekmek gibi satılan çakma, sahte, imitasyon, fason çiğköftedir...