dua edebildiğiniz sürece " çaresizlik" yok gibi hissedebildiğiniz durum. fakat işte o duayı edebilmekte bir nasip olayıymış, bunu anladım kesinlikle. hani çaresizseniz, " çare sizsiniz" diye bir şey var ya. çare bizsek eğer, biz oluyorsak, çaresizken de çevre etmenlerin harici, bunu da biz yaratmış oluyoruz esasında bence.
Çita karada,
Yelken balığı denizde en hızlı hayvanlardır.
Mantis karidesi en güçlü hayvandır dünyâ'da.
Basirus ise su üstünde koşabiliyor.
tüm bu üstün yetenekler bile onlarla beslenen hayvanlar karşısında, hastalık ya da açlık karşısında çaresizler.
peki biz insanlar, en üstün varlık biz değiliz çünkü daha kimsenin üstünlüğünü kabul dahî edemedik.
tırnaklarım çekiliyor çaresizliğime...
Olumlu veya olumsuz bütün anlamlar, kelimeler, duygular toplanır avuçlarında o an, ama sen dağıtamazsın onları titrer ve sarsak bir adımla kayıp düşerler avuçlarından. işte sen yine terli, sağuk ellerinle baş başa kalırsın."felaketin olur ağlarsın!"
Genellikle aşağı doğru inen bir asansörün içinde yukarı doğru tırmanmaya çalışmaya benzer.
Ama mesele burada asansörün siz zaten yukarı tırmanıyorken aşağı inmesi mi yoksa zaten aşağı iniyorken sizin yukarı tırmanmaya çalışmanız mı olduğuna göre değişir.
Öğrenilmiş çaresizlik inanın çaresizlikten daha kötü. Ve biz artık bu tür çaresizliklerle nasıl baş edeceğimizi bilemediğimiz için bu durumlara düşüyoruz. Güçlü olmak problem çözmek değildir.
öğrenci evine çıkarsın, eşya olayını nasıl halledicem diye çaresizce düşünürken sözlükte karşına letg'nun öğrenciyeeşya kampanyası gelir. anında geçer çaresizlik hissi.
insanın sevdiğine açılamamayı çaresizlik sanma lüksü diyorum başka da bir şey demiyorum.
Tanım: ölüm gibi geri dönüşü olmayan, yada hastalık, imkansızlık fakirlik gibi durumlarda insanın canını acıtan üstteki yazarında dediği gibi iğrenç korkunç ötesi bir şey.
Cengiz aytmatov çok güzel açıklamıştır Çaresizliği:
“Üstesinden gelemediği çelişkilerle başbaşa kalan insan, moral bakımından derinden derine sarsılır ama bunu kimseye söyleyemez, çünkü ona kimse yardım edemez. Bu korkunç bir yer kayması gibidir, tehlikeyi görürsünüz ama bir şey yapamazsınız.”
Su anda icinde oldugum durum.
Giden gidecek ve ben bu yeni duruma alismak zorundayim. Simdiden dusuncesi bile beynime kan sicratip gozlerimi dolduruyor.
Biliyorum, yapacak bir sey yok.
En kotusu de bu.
Çaresizim.