mütevazi şehir.
arkadaşlarımla yaşamak için bir ay sonra gideceğim şehirdir. annesi, babası ve kardeşi olmaktan gurur duyacağım kardeşlerimle güzel yuvamızın şehri. geliyoruz...
kahramanlıkların yazıldığı, dört bir tarafının kanlarla sulanmış olduğu, toprağı 10 cm kazsan bir merminin çıktığı, gidenlerin gelmediği, meşhur aynalı çarşının bulunduğu yüce şehir.
her bir adımından tarih akan şehirdir.merkezi çok küçüktür fakat gezmeyi bildikten sonra kesinlikle sıkmayan bir yerdir.assos kafesi kışları çatır çatır yanan sobasıyla türk kahvesinin yanında nane likörü ve lokumu ile bir mükemmeldir.girebileceğiniz her kafede içki vardır.kordonunda turlamak insana iyi gelir.denize karşı iyi nargile içilir.vapurla karışıya geçmek güzeldir.mart aylarında baya bir yoğun olan şehrimizdir ayrıca. (bkz: biga)
Şüheda gövdesi, bir baksana
dağlar taşlar
O, rükü olmasa, dünyada
eğilmez başlar,
Vurulmuş temiz alnından uzanmış
yatıyor;
Bir hilal uğruna ya Rab, ne
güneşler batıyor!
Mehmet Akif ERSOY
çanakkale kardeşliğin birliğin,
türkün,kürtdün,çarkezin,arabın... bir olduğu ve vatan sağ olsun diye haykıırdığı
güçlü ingiliz,fransız ve aznak donanmasını yerle bir ettiği kardeşlik destanı
her gittiğimde huzur bulduğum memleketim. mutlaka gidilmesi gereken yerleri arasında şehitlikler, truva ve asos yer alır. mutlaka tadılması gereken şey ise peynir helvasıdır.
birinci dünya savaşının diğer cephelerinde kahramanca çarpışan türk ordusunun en müstahkem yeri çanakkale idi. öyle ki müttefik orduları başkumandanı general hamilton bu muazzam direniş karşısında:
" insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. dünyada hiçbir ordu bu kadar uzun müddet ayakta kalamaz. sadece bugün 1800 şarapnel attık. savaş gemilerimiz aylardan beri gece gündüz mevzilerini bombalıyor. son derece hırpalanmış türkler i, onları koruyan allah larından ayırmak için başka ne yapılabilir!" demekten kendini alamamıştı.