cuma akşamı yola çıkıp vardığım cumartesi akşamı terk ettiğim şehirdir. atalarımızın mezarları bile belli değil ki bastığın hertoprağın altı bir şehitlik olabilir. arabalı feribotla eceabata geçerken feribotta ingilizleride gördüm suratlarından nefret akıyor. neden mi? yenilmez olan britanya krallığını yenen türk askerlerinin torunları onları korkutmakta. ben en çok neyden mi etkilendim? ben en çok o türk askerinin öc duygusundan etkilendim yahya çavuşun o öc alma duygusuyla yok ettiği 3 tümeni nasıl yerle bir ettiği etkiledi beni. öyleki okadar kinlenmiştiki yahya çavuş karşısındaki düşman onu ve adamlarını kendilerinden kat ve kat fazla olan osmanlı ordusu sanmıştır oysaki onlar toplasan 30-40 kişiydiler. öyleki ben bile rehberi dinlerken içime kinle karışık intikam duygusu işlemiş oldu. evet birgün belki biz türk gençleri ülkemizi kurtarırız ve o üzerinde güneşbatmayan cehennemi yerin dibine gömeriz. ingiliz ve türk asla dost olamaz politik konuşan gavatoslara. bu arada eğer bir gün devlet başkanı olursam çanakkalede 1 tane bile gevur anıtı bırakmayacağım hepsini yıkacağım.
edit: nedense bir mardinlinin dışında hiç güneydoğuanadolulu şehit göremedim kardeşlerimizden.
gerçekten de türkiye'nin en güzel şehirlerinden biridir.
oldukça düzenli ve kompakttır. belediye başkanı ülgür gökhan üç dönemdir belediye başkanlığı yapmakta olup halkla iç içedir. donanma çay bahçesi'nde kendisini tost yerken, çay içerken falan görebilirsiniz. şehrin bugünkü hali kendisinin eseridir.
halk bahçesi diye bilinen yer özellikle yazları gündüz serinlemek için bire birdir. kordonu geniş ve ferahtır. halkı gayet efendi, çağdaş, açık fikirli insanlardan oluşur. emekli şehri diye bilinse de genç nüfus da azımsanmayacak kadar fazladır.
Hava koşulları sürekli değişen, bol bol rüzgarı olan, manevi Değeri büyük, günün her saati rahat rahat dolaşabileceğiniz havası temiz insanları güzel, küçük olsa da hiç sıkılmayacağınız Özgür öğrenci şehridir.
bir redlog şiiridir.
Efsane değil gerçek , adı ' Çanakkale'..
Saldırıyordu düşman.. Vardı parası , topuyla tüfeğiyle.
Karşı koyuyordu yaşlısı genci, elinde kazması küreğiyle.
Geliyordu akın akın , Elizabeth'i Quinn'i.
Bre Seyit nasıl kaldırdın o koskoca mermiyi ?
Şaşkındı ingiliz , bu nasıl bi direniş
Çanakkale Geçilmez ! diye bağırıyorlardı , boşa değildi bu serzeniş.
Kaldı mı ki kanın değmediği toprak parçası ?
Tüyleri diken diken ediyor hala 'Çanakkale Şarkısı'..
Sen .. Bir kere gittin mi şehitlerimizi anmaya Çanakkale'ye.
Onlar senin için ölüme gitmişti , koşa koşa cepheye.
Ülkemin her yerinde olduğu gibi Orda da kahramanlar yatıyor.
Şaşırdı gavur , Çanakkale tarih yazıyor..
14-15 yaşında çocuklar gidiyor maksat vatarn kurtulsun
Ölüm haberi geliyor nineme ağzıdnan çıkan ' Vatan Sağolsun..
Yaşayandan çok ölü var , kan götürüyor siperleri
Görevini yerine getirmenin mutluluğuyla parlıyordu gözleri..
Gözü korktu düşmanın.. işte bunlar Türkün neferi
Altınla değil kanla yazıldı 'Çanakkale Zaferi..
deniz kenarında olupta gelişmeyi başaramayan 2. sehir olur kendileri. sinop hadi neyse ama çanakkale ulan orası. herşeyiyle büyük sehir olmaya aday bir şehirken nüfusunun yüzbinlerde olması şaşırtıyor insanı. amasya bile 90binden fazlayken.
Askerligimin acemi birligini burada gerceklestirdim. Genel olarak askerleri sevmezler bence bu konu da cok haklilar. Kizlara asilanlar, terbiyesiz hareketlerde bulundukca sevmemeleri gayet normal. Tanistiktan sonra gayet sicak kanli oluyorlar. Yasamayi istedigim sehirdir.