nevruz bu arkadaşlardan kalmadır. hatta tam da zerdüştlükten değil perslerden de kaynaklanır. iki kültürün birleşim sentezi nevruz bayramına vesile olmuştur. müslüman birinin bu bayramı kutlaması da islam dinine göre küfürdür. diğer yılbaşı kutlaması yapmak gibi. fakat burada ateşe gösterilen fazla ihtimam şirk te olabilir adamı direk dinden çıkarabilir. karışık işler.
yazılı kitaplarının çoğu büyük iskender tarafından yakılarak yok edildiği için günümüze kadar söylence şeklinde gelmiş muhtemelen değişikliğe uğramıştır, tarihe ve bölgedeki çeşitli kültürlere etkisi büyük olmuştur.
bazi müslüman kürtlerin üzerlerinde hala etkileri vardir. atesi hic bir zaman su dökerek söndürmezler günah olduguna inanirlar, yanan ya da küllenen atesin üzerinden atlamak da yasaktir.
4 büyük dinin kaynağıdır zerdüştlük. zerdüşlükten esinlenerek kopya çekilerek ondan sonraki dinleri oluşturmuşlar ne kadar saçmaysa diğer dinlerde öyle doğuya doğru.
sami ''mitolojilerin'' devamı hatta birebir aynısı olmasına rağmen, islamiyeti yahudilikten daha çok etkilemeyi başarmış bir dindir. islamiyeti etkilemiştir derken kur'an'ın teolojisinden bahsetmiyorum, kur'an harici hadis, fıkıh, usul ve teolojik anlayış bakımından hatta ve hatta ufak tefek dini sembolleri de buna katarsak israiliyat ya da mesihiyat dediğimiz kavramlardan daha çok zerdüştlük etkilemiştir. elbette israiliyat ve mesihiyat kaynaklı algılar da mevcuttur islam'ın içinde ancak her işte bir yahudi parmağı arayan biz müslümanlar, zerdüştlüğün bugünün islam algısına ola katkılarını görmezden gelmişlerdir.
zerdüştlüğün özüne baktığınızda ise tek tanrılı bir dindir hatta kur'an'da kendilerinden ''mecus'' olarak bahsedilir ve ehli kitaptırlar. ahura mazda ehrimen ikilisinin doğması ise daha çok hint-iran kavimlerinin ayrılarak başkalaşım içine girmiş olmalarıdır. daha çok hint irfanından beslenmiştir.
mesela zerdüştlükten gelen bir foklorik öğenin örneğini verelim; bilindiği gibi her dinde ruhbanlar sınıfı vardır. ruhban sınıfı ile ilmiye sınıfı genel olarak karıştırılır ancak aynı değildir, malumdur ki islam'da da tasavvuf haricinde ruhban sınıfı yoktur ilmiye sınıfı vardır. islam'daki ilmiye sınıfı ateşkedelerdeki mubidlerin, magilerin bir versiyonudur. çünkü islam'da dinde ''profesyonellik'' yoktur. ama zerdüştlükte bu hep vardı. mesela iran'daki ayetullahlık kurumu, taklit mercileri, osmanlı ve birçok devlette bulunan şeyhülislamlık kurumu vs. tamamı ile zerdüşt ahkamının bir devamıdır. çünkü araplar devlet sistemini özellikle abbasiler döneminde eski pers-sasani geleneklerine göre kurgulamıştı, buna bağlı olarak sasanilerin devlet düzenindeki din sınıfı mercii aynı şekilde islam'ın içine taşınmış oldu. bu çok cüz'i bir örnektir. daha dehşet olanları da var, mesela miraç hikayesi gibi.
zerdüştlüğü, özellikle mar mani hiya önderliğinde zerdüştlüğe tepkisel olarak doğan maniheizmi anlayamazsak bugünün islam'ını anlamakta zorluk çekeceğimiz ise kaçınılmaz bir gerçektir.
zerdüştlük dini, iyi ve kötünün çatışmasna dayanan bir dindir. iyilik ve kötülük hem madde hemde ruhu kapsamaktadır. gerçek dindarlık oruç ve tapınma ile değil; tarım yapma ile olur. "zend avesta" tarım hayvanlarına ve malzemelerine iyi bakılmasını öğütleyen yazılarla doludur. zerdüşte göre evrim vardır, insan buna katılmalıdır.
ahura mazda denilen tanrılarının huzuruna öldükten sonra yeniden dirilip cıkacaklarına ınanmaktadırlar.zerdüşt isimli şahsın kurduğu bir dindir.ateş etrafında ibadetleri olmaktadır bunun sebebide karanlıgı kotuluk olarak gormelerındendır...dunya cıvarında yaklasık bır rakam verılıcek olursa sayıları 250 bın cıvarlarındadır.
işin ilginç tarafıysa müslümanlıkla acaip benzeyen dindir.
belli başlı bir kral tanrısı vardır. ve 4 büyük melege sahip bu kral tanrıya bu melekler yardımcı olmaktadır. kral tanrının cinleri ve şeytanları vardır. iyilik ve kötülük yeryüzünde durmadan savaşıyordur. iyiliği simgeleyen ehrimen, kötülüğün bekçisi hürmüz. ve ayrıca bir de kutsal kitabı vardır.
insanlar güneşe taptılar o geceleri kayboldu, hayvvanlara taptılar onlar ise öldü, nesnelere taptılar nesneler parçalandı, ama ateş gece gündüz insanlık tarihinin başından beri hiç sönmedi, yok olmadı. bu temelden yola çıkarak kurulmuş eski bir dindir. artık ölüdür ama peygamberimizin zamanında kabul etmiş gibi yapıp eski dinlerine devam etmişlerdir.