ne kadar hızlı geçtiği bugün adeta yüzümde bir tokat gibi patlayan varlık..
27 nisan 2008 pazar..
kişisel anlamda bir önemi olmayan gün.. ha bir maç var onu es geçiyorum.. onun dışında gerçekten de sıradan bir pazar günü işte..
oturur dışarıyı izlerken aklıma bir gün geliyor..
16 eylül 2007 pazar..
aynı şekilde o da kişisel anlamda hiçbir önemi olmayan bir gündü benim için..düşün yahu o gün maç bile yoktu.. öyle sıradan..
nasıl aklımda kalmış o gün hala anlamıyorum, anlayamıyorum.. en ince detayına kadar.. hem de o gün bana dair önemli hiçbir şey olmamasına rağmen..
peki bugün niye aklıma geldi ki ?
zamanın ne çabuk geçtiğini anlatmak için mi bana ?
evet, sanırım öyle..
tam 7 ay 11 gün geçmiş o günün üzerinden.. sanki dünmüş gibi en ince ayrıntısına kadar hatırladığım günün üzerinden..
hergün abone sistemiyle 400bin 500bin kişiye ulaşan fakat tüm türkiyede bayiden parayla alındığında 20bini geçmeyen bi tirajı vardır. etrafımda bi çok insan istemediği halde sabahları kapısında zaman gazetesi bulmaktadırlar. ! *
özellikle dini menseili yurtlara kiloyla getirilir. danışmaya bırakılır.
abonesi var mıdır bilinmez ama, yurt yonetimleri, danışmadan alınmayan ve yığın oluşturan gazeteleri sonunda ısınmak için kullanmak zorunda kalır.
başka işe de yaramazlar.
bazı iğrenç propaganda gazeteleri gibi halkın arasına nifak sokmaktansa halka birlik beraberlik mesajı veren farkını ve kalitesini bu noktada gözler önüne seren gazetedir.
--spoiler--
habercilikte devrim yapmış bir gazetedir. madem kaçakçılıktan yargılanmış ve cezasını çekmiş bir insana tepkilisin de bre tayyipimin, kemalimin daha birçok akplinin yolsuzluk dosyalarını niye açıp bir bakmazsın, oturup birde onları haber yapmazsın..
tamam belden aşağı vurursun o kadar ...sin yani o belli zaten. iyide insana dönde bir bak kendine derler. "demokrasiii" diye bağırıp çağırırken demokratik bir hak olan mitinge böylesi aşağılıkça bir haberle bok atmak sadece sizin gibi omurgasızgillere yakışırdı.
--spoiler--
bu haberin aynısı kanal7nin sitesinde de mevcuttur.
cumhuriyet gazetesinin reklamlarını c/p yapıp piyasaya süren gazete.
reklamlarda çakma birlik, beraberlik nutukları atıyorlar ama manşetlerde aksini dile getiriyorlar.
yersen hesabı.
çok güzel bir reklam yayınlayan yazılı basın kuruluşu, reklamında birlik beraberlik duygularını beslemiştir. keşke bütün dünya buna inansa, ah inansa, hayat bayram olsa..
serdar akinan zihin atlasımda kale alınabilecek bir bölgede bulunmuyor çok şükür; ancak buraya yapılan alıntılardan anladığım kadarıyla serdar bey darbe yapılabileceğinden bahsetmiş ve bu darbenin muhtemel kötü sonuçlarından dem vurmuş.
serdar bey haklıdır, darbe bu ülkeyi geri dönülemez bir yola sokacaktır, yalnız anladığım kadarıyla darbeyi önlemek için yanlış kulaklara nutuk atıyor; darbeyi yapacak olan akp hükümeti değil ve dünyada işlerini anayasal çerçeve içerisinde yapan bir hükümetin hiçbir icraatı da darbeyi mazur gösteremez(anayasa dışına çıkıyorsa da yargı diye bir şey var zaten). o yüzden maçası sıkan milliyetçi bu uyarıları derler toplar asıl mecrasına, iletilmesi gereken yere iletir ancak bizim türkücülerimizin o kalibreye ulaşabilmesi için evrim sürecinde bir sıçrama gerçeklemesi gerekiyor.
yani diyeceğim o ki zaman gazetesi aslında yerinde bir vurgu yapmış. eğer serdar akinan'ın yazısı darbe tehtidi içermiyorsa neden müstakbel darbecilerimize değil de akp'ye hitaben yazılmış anlayamadım.
mesela efendim, darbe olur demek darbeyi savunmakmış diye manşet atar görüş bildirirmiş bu gazete. satır aralarında darbe olur dermiş. Mesela AB Komisyonu'da biz kardeşim darbe olur askerle mi yürüteceğiz müzakereleri diyerek aslında askeri desteklemiş, mesela nazı ılıcak'ta, mesela engin ardıç darbe'den umutlananlar diye yazmıştı geçen. Tamam AB'yi anlıyorum onlar mason da Engin Ardıç'a ne oluyor. O da mason mu bilemem.
bunu yazan bir insan, hemen ardından "darbe 10.000 yıl geriye gitme demektir" dese bile amacına ulaşmış, satır arasında darbenin olabileceği mesajını vermiş olur. (bkz: satır arası okuma teknikleri)
okuduklarını anlayamayan bireylerin görev yaptığı gazetedir. şöyle ki; bugünkü internet haberlerinde, serdar akinan'ın darbeye çanak tutan bir yazı kaleme alıp, başbakanı bu yolla tehdit ettiği yer almaktadır.
ancak serdar akinan'ın yazısının tamamı (tamamı diyorum, bir kısmı değil) okunduğunda; madalyonun hiç de öyle olmadığı gayet net bir biçimde gözükmektedir.
(aynı yazının, zaman'ın bu haberinin altında da bulunduğu gözönüne alınırsa; bu haberi yapan şahsa "okuduklarını anlamaktan aciz" denebilir ancak... yazık!)