şimdilerde zaman denilen kavramın farklı türleri olduğunu düşünüyorum."zaman-1" körelmiş alışkanlıkların, köhnemiş uğraşların, ha bire telaş içinde, ama hep yerinde sayarak geçen koşturmacaların monoton ve mekanik gidişatıydı."zaman-2" süprizlerle ve sihirle dolu, iniş çıkışı bol, pupa yelken, sarhoş edici bir akıştı."zaman-3" ise tanrı'nın mutlak zamanıydı.
zaman-1 ile zaman-2 aynı hızda akmıyordu.
zaman-3 ise her şeyi kapsayarak diğer zamanları hem yutuyor,hem yeniden yaratıyordu...
zaman gazetesi yazarlar ve yorum bölmünde hiçbir gazetenin yapamadığını yapmıştır tarafsızlıktır çünkü şahin alpay mümtaz türköne gibi zıt yazarları bir araya getirimiştir.
radara yakalanmadan nasıl bu kadar hızlı ilerliyor anlaşılır gibi değil. insanın "durdurun dünyayı inecek var" diyesi geliyor.
tanım fenomeni için gelsin; insanlığın asıl katili olan kavram.
günümüzde orduyu, darbeyi, askeri, muhtırayı yerden yere vuran fakat, ordunun 28 şubat 1997'de erbakan'a müdahalesi sonrası mesut yılmaz başkanlığında kurulan koalisyon hükümetine 'hayırlı olsun' başlığı atan gazete.
sadece bir yanılsamadan ibarettir. velhasıl geçmiş, gelecek, şimdi gibi kavramlara takılmamak lazım. beynin kıyas yapma ihtiyacı, daha doğrusu kendine bir sabit araması ihtiyacı neticesinde vuku bulan bir olaydır.
zaten bilimsel olarak bakıldığında da tek gerçek olan şey "an" dır. "an" dan başka bir şey de hiç bir "an" cereyan etmemektedir.
neyin kafasında olduklarını hakkaten merak ettiğim cemaat dediğimiz kurumsallaşmanın legal ve kendilerince resmi yayın organı.bugün rastladım okuyayım dedim.bir yazar cemaat değil camia diyor ve sütten çıkmış ak kaşık diye realize ediyor kendilerini.tamam tamam olmasınada bir insanın kendi kurumsal yapısını övmesi tanrısallaştırması kadar ağlakça birşey olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan?kemal kılıçdaroğluna gönderme yapıp dersimi hatırlatıyor.allah aşkına uludere olayında pek bir demokratik gazetemiz zaman yapılan katliama kılıf aramıyor muydu?pkklılar vardı ölenler içersinde demiyor muydu?
bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti içerisinde devletim tüm kademelerini badem bıyıklılarla dolduran demokrasi güvercinleri camia dedikleri olgusal mekanizmanın herkesle görüşeceğini ve fikir alışverişinde bulunabileceğini söylüyor.kürt sorununda ise silaha abanmayı kutsallaştırıyorlar.
ne diyelim?su testisi su yolunda.kck devlet içinde devlet kurmaya çalışıyorsa cemaatte devlet içinde kurumsallaşmaya çalışıyor.tek farkı var:biri dini kullanıyor biri ise bir halkın milliyetçi duygularını.
fotoğrafçıların takdirini toplayan gazetedir.türkiye getirdiği ünlü fotoğrafçıların yanı sıra her hafta cumartesi ekinde bir tam sayfa bir fotoğrafçı hakkında bilgi ve fotoğraflarını yayınlıyor.röportajlarını ise nete koyuyor.
en çok satan gazete olmak adına bünyesindeki kişilere bile zorla satış yapmaya çalışan, abone olanlara da gazetesi ulaşmayan fakat parası alınan, neden gelmiyor diye sorulduğunda sevabın* denilen oluşumdur.
bir ev aynı gazeteden on tane alır mı?
bu nasıl mantıktır.
tek olumlu yönü su geçirmeyen sayfalara sahip olması.