insanoğlunun iki olayın gerçekleşmesi arasındaki süreyi tanımlamak için isimler koyduğu ve bu referans nokta olan iki olayın dengesini kaybettiğinde algılamasının değiştiği hadisedir zaman. hatta bu yüzden ışık hızına çıkıldığında zaman yolculuğunun mümkün olduğunu zannetmiş veya uzaya giden astronotlar üzerinde farklı zaman algılarının geliştiğini ileri sürmüştür.
Bir senenin kıymetini sınıfta kalan bilir!
Bir ayın kıymetini erken doğuran kadın bilir!
Bir haftanın kıymetini dergi çıkartan bilir!
Bir saatin kıymetini sevgilisini uğurlamak üzere peronda oturan bilir!
Bir dakikanın kıymetini uçağını kaçıran!
Bir saniyenin kıymetini ölümden son anda kurtulan!
Bir salisenin kıymetini gümüş madalya alan bilir!
insanın satın alamayacağı tek şey zamandır.
Bu yüzden:ZAMANLA ALTIN ALINIR,ALTINLA ZAMAN ALINMAZ.
göreceli olduğunun ispatı bile ortalama bir insan zekasına fazla gelmiş olan boyut kavramıdır.
aslına bakarsanız saatler, dakikalar ilerler ancak "zaman" asla ilerlemez. zaman içinde bulunduğun anın farklı bir boyutudur.
einstein'ın, zamanın göreceliliği ile ilgili en basit açıklaması da sanırım "ikizler paradoksu"dur. bu paradoksa göre ışık hızına çok yakın bir şekilde yapılan uzay yolculuğunda zamanın dünyadakine göre yavaşlayacağı ve yolcunun dünyaya geri döndüğünde kendi ikizini kendinden çok yaşlanmış şekilde bulacağı öngörülür.
carpe diem diyerek bambaşka bir boyuta da taşıyabilirdik olayı da şimdilik dursun..
Gelip size Zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden
karşılaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla baş etmek,
uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.
Zaman Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar
dibe çöker.
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir
yerlerden
bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir
Tanımı garip ve zordur. Big bang'den itibaren başlayan, maddenin deforme olması zaman kavramını açıklıyor gibi.
Zaman öyle bir şeydir ki tarihi bir yapıyla karşılaşınca insanı geriye götürür, hayaller kurdurup güzel hisler yaşatır. Sanki tarihten derin bir nefes alıp gözlerinizi o yapının zamanındaki tarihinde açarsınız. Harikadır.
Hızla ilerliyor, kalbimiz gibi istemsiz atıyor. Biçilmiş bir süre var ve çoğu insan bunu değerlendirmekte oldukça başarısız. Kiminin hayalleri sığmaz, kiminin mutluluğuna yemez zaman. Zamanın ne kadar değerli olduğunu hep söylerler ama dünya o kadar vahşi ve katı ki senin payına düşeni hiç düşünmeden alırlar. Senin zamanını çalarlar, kalbini durdururlar. Hayat büyük bir kavgadır.