''biz ne zaman ayrı düştük?... anlamaktan vazgeçtiğimiz zaman... 'tam' anlamak için tamamlamak için *, bir de zamanı okuyun... '' şeklindedir son reklamının sözdökümü.
yeni reklam kampanyasına başlamış gazete. hedefleri 2007 yılı içinde 1 milyon tiraja ulaşmakmış. an itibariyke tirajlarının 580.000 civarında olduğunu hatırlatayım.
bir gazete cemaat mensuplarına yakın diye bu kadar acımasızca eleştirilemez
entelektüel birikime sahip bir çok insanın bu gazeteyi seçmesine ne demeli
(bkz: hilmi yavuz)
(bkz: süleyman seyfi öğün)
(bkz: ali yaşar sarıbay)
(bkz: fuat keyman)
gerek dizgisi gerek haberleriyle okunacak tek gazete ayrıca yorumları ve resimsiz denecek kadar az resimleriyle türkiyenin en çok satan 2.gazetesi olmasi türkiye açısından sevindirici olmalı
(bkz: posta gazetesi)(!)
bir çok insanı, kendilerinden habersiz, üye kabul eden ve onların ev adreslerine bedava gönderilen gazete!
ayrıca anlam verilemez şekilde şahsımdan habersiz, parası tarafımdan ödenmemesine rağmen üyesi yapıldığım gazete! artık beni çok sevdiler, aralarında görmek istiyorlar heralde!
edit: kapımın önüne falan bırakılmıyor bizzat adresime ve şahsıma gönderiliyor!
en çok okunan gazete olduğu görüşünde olmadığım gazete. çünkü bu millet cumhuriyet ve zamanı okuyo olsaydı bugün çok farklı yerde olurduk.şimdi ön yargıyla yaklaşan arkadaşlar zaman nire cumhuriyet nire diyebilirler. öyle değl. bu iki gazetenin ortak noktaları "bilgiye ve akla verilen değer" dir. popüler kültürden uzak olan bu iki gazetenin her birey tarafından okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum.gelelim zaman gazetesine, bu gazete çalıştığım şirketin çoğunluğunun fethullah gülen sevdalısı olması nedeniyle üçer- beşer alınmakta ama ne yazık ki bir-kaç kişi tarafından göz gezdirilmektedir. ilk başta ben de önyargıyla yaklaştım bu gazeteye, sonra bir gün romanlarını ilgiyle takip ettiğim elif şafak burda yazmaya başladı. bu bana ve önyargıma atılmış okkalı bir tokattı.sonra araştırdım ve bu radikal islamcı gözüyle bakılan gazetede üç farklı din mensubu kişinin yazılarının yayınlanmakta olduğunu gördüm. zaman gazetesini vakitle, milli gazeteyle karıştırmayın.
edit:hükümet yanlısı tutumu eleştirilebilir
ikinci edit: hükümet yanlısı tutumları, menemen olayı ve madımak katliamlarına bakış açısı nedeniyle vakit'e giderek yaklaşan bir gazete.
talebelerinin ellerindeki abonelik koçanlarını doldurmak için eş/dost/akrabalarını üstüste abone ettikleri gazete. bir de artık utandıklarından olsa gerek, önceden soruyorlar "abi sen abone değildin değil mi?" diye. "aboneyim" derseniz, "tanıdık bir adres var mı sana ordan göndereyim" diye ricada bulunuyorlar. dediğim gibi, gazete bedavaya geliyor, çilingir sofralarında masaların peynir lekesi olmasını, kızartma yaparken yerlerin yağ damlalarıyla lekelenmesini engelliyor. güzellerim benim.
hak parayla acılmıs hatta para kazanmak icin uretim yapılmıyor aksine bedava dagıtılıor.avrupa yakasında bi yerleri var ki ancak temiz parayla bu kadar olur dersınız. idare etmeye calısıyorlar. cok temiz parayla donuyor zaman.
çok güzel gazete(!). süper hatta. o kadar süper ki, o derece yani. yazıları var böyle üzerinde. o yazıları okuyabiliyorsun. izin veriyorlar okumana.
ayrıca bir de; başlığına entry girince diğer yazarlarla polemik oluşturabilen gazete. ama hürriyet'e giriliyor mu dedin? o'na atış serbest canım. demek ki neymiş; hürriyet'e girilen entry polemik oluşturmaz, zaman'a girilen oluşturur. canlarım benim.
gitti mi geri gelmeyen olgudur. akıllara "şu sözlükte fink atan yazarlar bir zamanlar 5-6 yaşlarında birer çocuk muydu? öyleydiyseler o çocuklar nereye gitti? bi yere gitmediyseler nasıl bu şekle şemale akla ve zamana geldiler?" sorusunu getirendir aynı zamanda.
dünyanın kendi ve güneşin etrafında yaptığı hareketler kriter alınarak yapılan hesaplamalarla varlığı ortaya konulan samanyolu galaksisi için geçerli diğer gezegen ve galaksiler için anlam ifade etmeyen , göreceli kavram
zaman;uzundur çünkü sonsuzluğun ölçüsüdür.kısadır çünkü tüm tasarılarımıza yetmez,bekleyen için yavaş, mutlu olan için çabuk,sonsuzluk kadar geniş ve bir an kadar dardır.insanlar onu önemsemez ama yitirilen zaman aranır.
"kullanılmakla başladı zaman.uzak duyarlıkların halk cemahiriyesinde,ödünsüz yalnızlıkların içselleştirildiği büklüm aşklar, güdümlü ve lazım olarak. ne yüzeysel sırılsıklamlıklar, ne güvenmenin yol ayrımı. hüzzam karanfillerin titrek merdivenlerinde, sana bakmak. öyle bir duygulanma yüklenilir ki, kemikleşir hüzün, kireçlenir. korkunç bir uluma, saygı kaplama,aç ihtiraslar, karanlığın cılız sırnaşıklığı,-şiiri bırak, onu götürme hiç olmazsa- anlamak,hasretin öyle ortaçağ his edebiyatının dışında türkülendiğini anlamak. şarkılar! kaçamak şarkılar! her sözcüğün seni çağrıştıran bir harfi vardır. her rengin bir tonu seni uyandıracak içimde. unutmanın bir şeklini uygulamak zorundayım. bu şehri terkedecek birşeyler bulmalıyım alelacele. kalabalık yüzlerden geçerek gelecek baharın anası avradı. lehçesi, biçemi ilgilendirmeyecek beni artık... "*