demet akalın'ın giderli 16 albümünden piyasaya verilen ilk şarkısı.
sen yaşadığım tek pişmanlığım
yüzümdeki çizgim kalbimdeki ahım
sığındığım liman sarıldığım yılan
bi baş belası sen
her gördüğüm de acıyarak baktığım
ve ağıtlarla arkamda bıraktığım
hayatımın en büyük hatasısın sen
ve ben bir gülüşün uğruna dünyayı veren
karşılıksız çıkarsın delice seven
bugünlerde seni kalem, kalem silen
yine ben kaçırdığın belki de en büyük şansın
ilk göz ağrın hesapta yol arkadaşın
şimdilerde izine az rastladığın
sen her gördüğümde acıyarak baktığım
ve ağıtlarla arkamda bıraktığın
hayatımın en büyük hatasısın sen
sen yaşadığım tek pişmanlığım
yüzümdeki çizgim kalbimdeki ahım
kendi halinde takilan, olaganustu bir durum olmadikca keyfe keder saldirilar duzenlemeyen, amaci ne ise artik ora senin bura benim dolanan dili azicik uzun hayvanattir.
bilinenin aksine yılanlar tarihte, mitolojilerde çoğunlukla iyi karakterlerdir. çoğunlukla şifa, cinsellik, gizem, güç gibi kavramlarla özdeşleştirilmişlerdir.
Yılan Gözlerim iyi görmüyor şikâyeti ile göz doktoruna gitmiş. Muayenesi bittikten sonra doktor ona bir gözlük vermiş, 2 hafta sonra da kontrole gelmesini rica etmiş. Tam 2 hafta sonra muayenehaneye gelen yılana Hayrola? demiş doktor, Gözlük sana uymadı mı? Yılan, Gözlüğümde bir sorun yok.. demiş Keşke daha önce gelseydim.. Son 2 yıldır bir bahçe hortumu ile yaşıyormuşum da haberim yokmuş.
dış kulaklarının olmamasından mütevellit, uzun bir süre sağır zannedilen, ancak üzerinde bulundukları toprağın yansıttığı sarsıntıları bile kolayca duyabilen, üç metre öteyi göremeyen, koku almada burun deliklerini değil de dillerini kullanan, avlarını karanlıkta bile bularak takip edebilen, zehirsizlerinde bile; zehirli olan kuvvetli bir sindirim sıvısı olan, dolayısıyla götünden bitme 2 ayaklı yılanlar da dahil, tüm yılanları zehirli kabul ederek sakınılması gereken böyle kıvrımlı, ıslak görünümlü hayvanlardır.
bir hikayeye göre kybele tüm insan ve hayvanları yarattıktan sonra yılanın bir insanı sokup öldürmesi üzerine, "tüm çocuklarım barış içinde yaşamalıydı" diyerek yılanın ayaklarını yok edip, onu toprakta sürünmeye mahkum etmiş.
ve yılan ayakları olmadan karada yaşayabilen tek hayvandır.
nokia 5110 ile tanıştığım embesil oyun. lisedeydim o zamanlar, derste elden ele dolaşırdı telefonum, herkes yılan oynardı ve kendi telefonumdaki yılanın puan rekorunun başkasına ait olmasının ezikliğini taşıdım yıllarca üzerimde.
geçen yaz bir sahil kasabasında komşunun iki katlı ahşap evinin tavan arasına giren ve komşumuzun çığlığıyla oraya koşup tam köşede üzerine çöktüğüm hayvandır.
sokucu hayvan, yağı kelliğe iyi geldiğide söylenir, sürüngendir...
sürüngen olma sebepleri ise cennet kapısında nöbetçilik ederken şeytana inanarak ona kapıyı açmaları ve sonrasında sürünmeye mahkum edilirler,
yavrusunu bile yiyecek kadar duygusuz ve yumurtaları çatlamadan bir kaç gün önce ordan uzaklaşacak kadarda akıllı bir hayvan.en ufak haraktte bile tepki verir ancak duyma yeteneği yoktur.
nokia nın 5110 modeli ile başlayan 3310 modelinde ise doruk noktalarına ulaşan efsane oyunu. kim bilir kaç öğrenci azar işitti derste oynarken veya kaç kişi hemoroid oldu tuvalette rekor kırmaya çalışırken. hey gidi günler.
bana göre dünyanın en özel canlısıdır, görme ve koku duyusu iyi olmamasına rağmen müthiş bir titreşim ve ısı duyarlılığı vardır, burnunun üzerindeki özel boşluklar sayesinde avının vücut sıcaklığına göre onu takip eder ve müthiş yetenekleriyle yakalar, avlarını bütün yerler ve bu yeme şekli onlara uzun vadede tokluk sağlar, örneğin dişi bir piton yediği bir kunduz ile 20 güne yakın açlık hissetmez, burada devreye en özel yeteneklerinden biri giriyor, dünyada metabolizma hızını belirleyen tek canlıdır...*