Ortalama istediğini düşünemedigim hede. Hele iyi bi okuldan mezunsaniz. Ama şuanki düşünceme göre önce devlete girmeye çalışmak daha mantıklı. Zira çoğu devlet kurumu amerikaya yoluyor master için. Gerçi master basvurusu falan ne zaman hiç bilmiyorum. Yapmayı düşünemedigim için ama kek bişey iyi bi okuldan mezunsaniz yata yata biter.
eğitim seviyesini yükseltir. kimini kağıt üzerinde, kimini gerçek anlamda. he bu arada yüksek lisans yapan adam "sakın bizden saygı bekleme" diyen adamı siklemez zaten. dinler ya da dinlemiş gibi yapar.
bitip bitmemesi hocanın keyfine kalmış olan lisansüstü eğitimin ilk basamağıdır. hocanın bütün işlerini sen yaparsın, yaptıkça bitmez yüksek lisans.. bulaşmamakta fayda var ama bi kere girdiyseniz bu yola acayip gurur meselesine dönüyor bitirmek.
iyi bir okulun iyi bir bölümünü bitirip 23 yaşında güzel bir işe girdim. Bu talihimin yaver gitmesi sonucu oldu. Yoksa iyi bir okul iyi bir bölüm okumakla iyi bir işe girmek doğru orantili değildir. Çünkü üniversiteler iş-kur değildir. Yüksek lisans yapmak tüm bunlara geçici bir çözümdür. Kitap okuma ve her seyi öğrenme fetisizmi, yüksek lisans ve doktora diye devam eder. Ölünceye kadar "entelektüel mastürbasyon" yaparsin. Sonra gün gelir toplumdan sayginlik beklersin. Burada büyük bir ego vardir. Zira bir su tesisatçısi daha fazla fayda sağlar insanlığa. Eğer bilime faydan olmuyor, sadece bilimi takip ediyorsan, bilgiyi üretmiyor ve var olanlari tekrarliyorsan sen de tipik bir dünya insanisin ve asalaksin. Eğer para kazanmak istiyorsan okuma, git bir işe gir parani kazan. Yok benim parada gözüm yok bilime fenne hayatim feda diyorsan parasiz kalmayi da göze alcaksin, saygi görmemeyi de göze alcaksin. Bu uğurda saçların da dökülecek. Çünkü bir su tesisatçısi senden daha faydali. Taa ki sen birşeyler üretene kadar.
2014-2015 yilinda yapacağım hede. Belirli bir amacim yok. Yaparsam yakışır, o kadar.
tanim; Okulda öğretim görevlisi olarak kalacaklara ve amaçsızlara yarayan eğitim aşaması.
eğer gerçekten hevesli iseniz kesinlikle yapın derim çünkü insan lisans eğitiminden kazandığının çok daha fazlasını katıyor kendine. Derslerden dolayı değil tamamen tez yazım sürecindeki bol bol kitap ve yayın okunmasından dolayı. Birde sınav sonuçlarının (ales,üds,not ort. ve mülakat) puanlarını açık açık vermeyen okullarda torpilin kralı dönmektedir. birçok okula başvuru koşulunu dahi sağlamayan insanlar benim önümde girmişti ve bende itiraz dilekçesi yazmak zorunda kalmıştım (sonuç çıkmadı tabi..)
neyse iyidir yapın.
bazen şansın yaver gider, yüksek lisans yaparken bir üniversitenin bir okulunda araştırma görevlisi, öğretim görevlisi veya uzman kadrosu açılır, puanların ve/veya torpilin de iyi ise o yüksek lisans sayesinde o üniversiteye kapak atarsın.
bazen de şansın yaver gitmez, puanların iyi olsa bile doğru düzgün torpilin yoktur, o yaptığın yüksek lisans sadece cv inde bir yer kaplar o kadar, iş mülakatlarında sen yırtınırsın "ben zırt üniversitesinin pırt bölümünün zart anabilim dalında zort konusunda yüksek lisans yaptım" diye karşındaki seni iplemez bile.
haziranda bir aksilik olmazsa tamamlayacağım eğitim. insana lisans eğitiminde öğrendiğinden çok daha fazla şey kattığı düşüncesindeyim en azından benim öyle oldu. özellikle tez aşamasında konunuzla ilgili araştırıp öğrenmediğiniz şey kalmıyor. sonrasında doktora eğitimi gelir. hem çalışıp hemde doktoraya devam etme gibi bir olanak varsa tadından yenmez.
Devamında doktoraya da heveslendirebilen lisans eğitiminin bir üstüdür. Dileyen bütünleşik doktora yaparak bu aşamayı atlayıp doktoraya da geçebilir. Ama her yerde kabul görmez bu durum. Güzeldir, ben yapıcam umarım.
Bitirme teziyle hayata küstürür. Hele birde düzensiz çalışma saatleri olan bir isiniz ve bitirmek zorunda oldugunuz bir teziniz varsa, ikinci tezi asosyallik üzerine yapmanız kuvvetle muhtemel. Allah kolaylıklar versin. *