Yunanistan'ın yaşadığı büyük mali krize hala inanmak istemeyen bir başbakana sahip ülkedir. Ayrıca Avrupa birliği olmasaydı ne yapardık diyen nüfusu istanbul nüfusuyla aynı oranda olan Avrupa ülkesi. Amerika'da Yunan yemekleri çok meşhurdur özellikle baklava diyen Yunan halkına sahip bir Devlet.
turizmden kazandığı beş kuruş parayı türkler bir gün kesin saldırır diye silaha yatırıp durmaya devam ederse daha çok krize girer. türkiye'nin başındakiler bile nato üyesi iki ülkenin hiçbir zaman savaşmayacağını anladı, bu ağabeyler uzo kafasından kurtulamadı.
yunanistan, yine ab üyesi ülkeler arasında silahlanmaya en fazla para harcayan ülke birinciliğini kimseye kaptırmıyor. ayrıca bir klasik olarak bu yıl da yunanistan ile türkiye arasındaki ticaret fazlası lehimize gelişmiş.
imf heyeti de ülkeyi apar topar terkettiğine göre durum iyice vahim demektir. halbuki gönüllü olarak türkiye'ye ilhak etseler paçayı kurtaracaklar. ne güzel işte kıbrıs derdi yok, silahlanma yarışı yok, imf'yle uğraşma derdi yok.
Bankalar ve bahis şirketlerinin özelleştirilmeye başlamasıyla beraber, ülkemizde sıkça gördüğümüz "eyvah memleketi satıyorlar, yunanistan bölünecek, avrupalılar ülkemizi ele geçiriyor mealinde ki açıklama ve forward mailleri ve yalanlarını" görüp göremeyeceğimizi merak ettiğim ülke.
Ne biz onları sevmişizdir ne de onlar bizi sevmişlerdir, tarih boyunca hep bize özenmişlerdir ve asla bizim kadar olamamışlardır olamayacaklardır da. üstüne üstlük bizden çaldıklarını bize yaptıklarını unutmamak gerek.
hakkında bu kadar entry girildiğini gördüğümde ''acaba 83 atina'mı lan ? '' dedim içimden. fakat öyle değilmiş. ekonomik krizin boyutları o kadar büyüdü ki askeri darbe söz konusu olmuş ülkedir. yok euro para birimi endeksleri yüzünden böyle oldu yok efendim avrupa birliği yüzünden oldu falan diye kasıntı konulara hiç girmeye niyetim yok. amma velakin eğer sevgili komşularımız '' türkler bize her an saldırabilir o yüzden savunma sanayine para verelim durmadan'' demeye devam ederse siki hakkaten tutacaklar. o yüzden sevgili dostlarımıza ufak bir sözüm var. lan olum saldırmıcaz lan. açık konuşayım, pek de sikimizde değilsiniz açıkcası. bi dakika lan, saldırırmıyız ki? saldırmayız saldırmayız. lan saldırıyorum. yok lan yok yorgunum. valla saldırdım. şaka lan şaka. aha daldım sınırdan. yok lan vazgeçtim. neyse o değilde aga sen bakma bize sağımız solumuz belli olmaz, sen gene tedbirli ol. öptüm.
türkiye'nin kendi milli tankı, helikopteri, iha'sı ve uçağını üretmeye başladıktan sonra iyice dibe vuracak ülkedir. her sene 20 milyar dolar askeri harcama ne demekmiş fena halde anladılar. türkiye ile sidik yarıştırmanın bedelini eurozon'a ödetmeye çalışıyorlar ama nafile. 110 milyar euro yetmedi 64 milyar euro daha istiyor hergeleler.
bu krizden çıkarsa *, avrupa'nın kulu kölesi olmaya devam edecek
ülkedir. yakında camide cuma namazı kılarken imam; "yunanistan için yardım topluyoruz" derse
şaşırmayın. ona bile muhtaçlar desek yeridir. biz 2002'de atlattık o zamazingoyu. allah muhafaza bir daha olmasın.
hem yönetimsel olarak hem de vatandaş olarak bize çok benzeyen ülke.
bugün ilk defa yunanlı bir grupla görüşüp konulma fırsatım oldu. yunanca konuşurken sanki türkçe konuşuyor gibiydi mimikler, el hareketleri, tavırlar tam türk usulü. komşu olduğumuzdan mı yoksa yıllarca osmanlıda aynı çatı altından yaşadığımızdan mıdır nedir hiç bana turist gibi gelmediler.
grup yunanistan' ın drama şehrinden gelmiş. orada müslüman türkler yaşıyor mu deyince ortalık bir buz kesti sonra havadan sudan konulardan bahsedince geçiştirdik gittik. kesinlikle üstlerinde bir türk baskısı var bunu yönetim ve medyaları iyi beceriyor.