Bazı bünyeler için vazgeçilmezdir.
Her yemekle yiyebilirim, kahvaltı dahil her öğünde tüketebilirim.
Meyve doğrayıp yerim, ballı yerim, sade yerim, kırmızı biber ve naneyi tereyağında kızdırıp üstüne döker yerim.
Uykum kaçar yerim, acıkırım yerim, uyanırım yerim...
Maskeler yapar yüzüme gözüme sürerim...
Evde yoğurt bitince, ekmeğim, suyum bitmiş sayarım..
işte böyle bir aşk yaşıyoruz kendisiyle...
Yunan arkadaşların hırsızlığı ve yüzsüzlüğüyle alakalı Bir arnavut sözü vardır; mealen, bir yunanlıyla tokalaştıktan sonra parmaklarını mutlaka kontrol et derler.
Adamların yaşam tarzı bu. Böyle yaşıyorlar.
Ayıbın ve sorunun büyüğü bizde. Bunca zaman Yoğurda ne sahip çıkabilmişiz ne de gastronomik olarak yer belirleyebilmişiz.
Ben bir şeyin hakkı verildiği takdirde onu hiçbir sahteliğin perdeleyemeyeceğine, aksine o şeyin daha da kıymetleneceğine inanırım.
Ya Yunan her zaman hırsız ise biz de her zaman vizyonsuz olmuşuz. Biz markalaşamamış, öyle köy kooperatifi tadında ağır aksak işletmişiz...
Bir de bu Çerkezler dahil olaya. Bizim Yunanlılara kızdığımız gibi onlar da bize kızıyorlar ve gayet ciddiler bu konuda. Yoğurdu onlardan çaldığımızı söylüyorlar.
saymakla bitirilemeyecek faydalarının yanında az yağlı tüketildiğinde kilo vermeyi, özellikle de bel çevresinde, hızlandıran besindir.
Ayrıca dışarıdan aldıklarımızın içerisinde "jelatin" bulunan besindir.bu sebeple yoğurdu evde yapmak, bunu yaparken de maya olarak doğal yoğurt bulundurmak en sağlıklısı.
Çekirdek gibi bir kaşık aldığımda kendime hakim olamıyorum bunu yerken. Hem tadı harika hem de soğukken içeceklerden bile daha fazla serinletiyor. Kendimi durdurmasam 2-3 kilo yerim.