Haber Türk'ün tepesine geçtiği anda ilk olarak çalışanların Facebook ve türevi sitelere erişimini kapattıran güzide insan. Finansdı, ekonomiydi derken şimdi de siyasi gündemle pek bir haşır neşir. On parmağında on marifet.
kim ne derse desin lafını esirgemeyen gazetecidir kendisi. hem de yaptığı programlarda tek taraftan kişileri konuşturmaz, ki şu anda olduğu gibi 3 sestende milletvekilleri, gazeteciler çıkarır. kimisinin dolaylı yoldan sormaya çalıştığı, ima ettiği şeyleri haşırt diye sorar, karşıdakinin yüzünü kızartır sonra da kıs kıs güler.
bu sabah nihal bengisu karaca ile can ataklı'yı birbirine saldırtıp kenardan kıs kıs gülüyordu. haber türk'ün kadrolu elemanı. hemen her konuya dalmakta ama en iyi anladığı alan, ekonomi.
ne içtiyse aynısından %53'lük kesime de vermesi istenilen liboş. önceden liboş kelimesi kullanılmazdı, onun yerine fırıldak denirdi ama bak artık cahil değiliz daha farklı kelimeler kullanıyoruz. hatta hatta terim kullanıyoruz. habertürk'ün artık bittiğinin habercisidir bu adam.
kendisinin konuğundan fazla konuştuğu sunucu. bir konuk davet ediyor, adam ya da kadın, daha iki cümle edemeden kesiyor. kendi görüşlerini katıyor, itiraz ediyor. kendini çok bilmiş, şeytanın avukatı sanıyor. nasıl bu kadar ünlenmiş, programlar sunmuş anlamak mümkün değil. hadi hulki cevizoğlu gibi görüşleri dikkate değer olsa yanmayacağım. ama tam bir populist, iktidar yanlısı.
hadi koçum sen o inek yalamış gibi jöleli saçlarınla kız peşinde koş, ya da bir sus ta konuğun konuşsun allahaşkına demeden geçemiyor izleyici.
kimse, hiçbir eski gazeteci bu adamı uyarmıyor mu?
bugünkü yazısında ertuğrul özkök'ten ertuğrul'um diye bahseden gazeteci.ertuğrul özkökten zerre kadar hazzetmem. fakat yiğit bulutun kendisini kaliteli, ertuğrul özkökü dalavereci,çıkarcı vs. göstermesi inanılır gibi değil. sonuçta her ikiside bindiği kayığın küreğini çeken iki yazar. bugün ertuğrul özkök'ün başına gelen, yarın kendisininde başına gelecektir. vatan gazetesindeyken yazdığı yazılarla, habertürk'te yazdığı yazıların farkını görünce birbirlerinden hiçbir farklarının olmadığı zaten anlaşılıyor. bunu kendisinin anlamaması çok ilginç.
Bir ekonomist 8 ayda ne kadar değişir onun en keskin örneğidir.180 derece dönüşlerinin karşılığını ciner grubunun yeni kuracağı bloomberg türkiye'nin başına geçerek alırsa şaşmamak lazım.
Kanal d'de öğle haberlerini evde gün arkadaşlarılını karşılamak için giyilmiş kıyafetlerle, gün arkadaşlarıyla sohbet ediyomuş havasında sunan Şule Bulut'un kocasıdır.
hükümetin bizi çok eleştiriyorsun bak seni ergenekondan içeri alırsak jöleli saçlarını kimselere gösteremeden damda çürür gidersin uyarısından sonra hızla akp yağdanlığına dönüşmüştür.
dusunceleri gozle gorulur sekilde degisime ugramis, kafasi karismis, kisacasi satin alinmis uzman.
eski gazetevatan yazilari ile su anki soylemleri, 180 derece dondugunu gosteriyor.
ntv nin haber tekelini bitiren kişidir. kişisel fikirlerini beğenmeyebilirsiniz ancak ortada bir gerçek var;
ntv'nin elit, belirli bir zümreye hitap eden yayın politikasını, sanat adı altında küçük bir azınlığı hedef alan sıkıcı programların doldurulduğu, sorumlu yayıncılık denilince sığ çerçevlerin çizildiği bir haber kanalı anlayışını kırmış, halka hitap eden halk tarafından beğenilen (reytingler bunu söylüyor), ntv'ye nazaran daha çok izlenen bir haber kanalı haline getirmiştir.
kanalın ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum, habertürk ile kanaltürk'ü bir kaç sene karıştırdım kim neydi ne yapardı filan diye o günlerde bu günlere ulaşması yadsınamayacak bir başarıdır.
her yönetici spikerlerin kaprislerine eyvallah edecek değil ya
her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, yiğit bulut'un da...
medyatavada tugçe tatariye yazdığı cevabı gördükten sonra insanın içindeki habertürk izleme isteğini bitirmiştir.bir çalışan çalıştığı yere ancak yiğit bulut kadar zarar verebilir.tebrik etmek lazım.
daha dün vatan gazetesinde yazıyorken akp hakkında demediğini bırakmayan, her konuşmasında 'aslında söylemediğim daha neler var, bugünler iyi günlerimiz, yarın kalktığınızda ortada türkiye diye birşey kalmamış olabilir' havası estiren heyecanlı bir akp karşıtıydı. bugün, habertürk gazetesine geçtikten sonra her ne olduysa akp yi yere göğe sığdıramaz olmuştur. hükümetin yaptığı ekonomik girişimleri pek bir beğenmeye, yaptığı herşeye gizli veya açıkça destek vermeye başlamıştır. geldiği gazetenin patronu aydın doğan'a verilen rekor vergi cezasından memnun olduğunu açıkça ifade edebilecek 'bunca mal varlığın nereden geldiğide araştırılmalı sonuçta' gibi besle kargayı oysun gözünü atasözüne oldukça uygun olan yorumlarda bulunmuştur. dönekliğinde bu kadarı dedirtir adama.
Tuğçe Tatari'nin bugünkü yazısında, Habertürk'te neler oluyor başlığıyla verdiği habere göre, bulunduğu mevkiiyi hiç haketmeyen, çalışma arkadaşlarına huzur vermeyen, hastalık derecesinde megoloman biri. Zaten az çok nasıl biri olduğu herkesin malumuydu, artık emin olduk. Fatih Altalı'nın kendisine ne kadar katlanacağını çok merak ediyorum...