Senelerce seri üretimine bu sene başlanacak deyipte haberlerden sadece görüntüsünü gördüğümüz ama bir türlü içine oturupta seyahat edemediğimiz otomobillerdir.
Beyaz perdeye 'Devrim Arabaları' adı ile aktarılmış olan ve ilk yerli araba üretimini konu alan gerçek hikayede, arabanın üretildiği ancak, büyük günde yaşanan sorun nedeniyle bu serüvenin noktalandığı konu alınmaktadır.
Bilinçaltımın uydurduğu pembe bir yalan değilse, arabanın benzini bittiği için yolda kaldığını hatırlamaktayım.
Filmde verilen hissiyat, 'o gün o serüven orda noktalanmasaydı, bugün bizim de yerli üretim arabalarımız olacaktı' hissidir. Ancak, biz bugün biliyoruzki, yerli üretim yapmak ülkenin kendi kontrolünden ziyade, devletlere ve uluslararası firmalara karşı olan gücüyle doğru orantılıdır.
şu saatte durup dururken aklıma geldi: sıradan aile arabası, orta direğe hitap edecek bi şey olmamalıdır. en azından ilk etapta. sonradan elbette piyasaya hitap edecek yan markalar üretilir. başka bir isim taşımak kaydıyla. olmadı aynı anda iki farklı sınıf için iki farklı isim ile çıkarsın. bence.
yerli otomobil üretmek iş değildir, önemli olan satabilmektedir. 1930 model Henry Ford kafasıyla bir takunyalı tutturuyor diye yerli otomobil üretilemez. önce bir markan olacak. gidip bir babayigit saab'ı alsaydı ve markayı kullansaydı olurdu. öyle kanuni fatih gibi ayak kokan molla isimleri ile araç satamazsın.
2020 ye kadar üretime geçileceği söylenen otomobil.
hibrit türde bir odtomobil hedeflendiği söylenmektedir ancak hangi sınıf olacağı ve kimlere hitab edeceği bilinmemekte.
sayın çok değerli burjuvalarımız koç ve sabancı grubu eminim böyle riskli bir işe bulaşmazlar. çünkü onlar, bu ülkenin sırtından kazandıkları servetlerini yine bu ülke için riske atmazlar; ellerini taşın altına koymazlar.
ama naçizane tavsiyem, ilk etapta perkins gibi, chevy gibi bi motor fabrikası kursalardı daha iyi bi başlangıç olurdu. çünkü motoru ısmarlama olan bir aracın piyasada tutunma şansı pek yoktur azizim.
türkiye'de üretileceği için yerli olacağını düşünen akcahillerin güldürten projesidir. o araç ancak tümüyle türkiye'de tasarlansaydı yerli olabilirdi. motor transmisyon bunları anadolu çomarları mı tasarlayacak ? zaten yerli araba üretmek iş değil pazarlanabilecek yerli oto markasını yaratmak iştir. projenin sonu hüsrandır. parasını ise biz vergi mükellefleri ödeyecektir.
--spoiler--
Türk bilim adamları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın gündeme getirdiği ve literatüre 'babayiğit' olarak geçen yerli otomobilde çılgın bir projeye imza attı.
--spoiler--
Bor gibi bir mineral varken elektrikle melektrikle uğraşmak akıl karı değil gibi, şarj süresi hala çok uzun, batarya menzili az, bakalım görelim ne yapacaklar.
devletin salaklığıdır.
yurtdışından 20 bine gelen arabadan 30 bin kar ediyorsun bir tane parçasına dokunmadan, yaktığı benzinden kar ediyorsun, kapıda durmasından kar ediyorsun.
kesinlikle elektrikli yapılmalıdır. maliyeti yüksek olsa bile kesinlikle yapımı çok daha basit, ama yüksek teknoloji gerektiriyor.
tabi benzin-elektrik veya dizel-elektrik gibi bi kombinasyonla yapılırsa daha iyi olabilir.
he yakın gelecekte yapılmayacaktır, orası ayrı mesele.
hükümetin belirttiğine göre 2020 yılında seri üretime geçilecek. arazi tipi de olmak üzere 4 model üretilecek. Araçlarda navigasyon cihazı olacak, cihaz aynı zamanda ezan okuyacak ve kabe yönünü gösterecek. Bütün modellerde standart aksesuar olarak bagajda seccade, gül suyu ve tespih bulunacak.
Fikri ışık bu konuda göz önünde tutulup açıklamalar yapıyor.
o kadar belli ki lafta işler olduğu, o an kafasından aşama sallıyor sanki adam.
gerçi yeni bi habere göre bir iki zamana fotoğraflar yayınlayabilirlermiş.