Günlük yayımlanan ulusal bir gazetedir. Şu anda tirajı 8 - 9 binler civarındadır.
Gazete 21 Şubat 1970 tarihinde yayımlanmaya başladı. Gazetenin amblem altı yazısında Said Nursi'nin bir sözü olan 'Asya'nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır' ifadesi bulunmaktadır.
Yeni Asya kurulduğu günden itibaren anayasal rejimi ve çok partili demokratik sistemi savunmuştur. Türkiye siyaseti için Demokrat Misyon'un en iyi çözüm olacağını düşünen gazete, kurulduğu günden bu yana siyasi konulardaki istikrar çizgisini korumuştur.
12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 müdaheleleri sonrasında defalarca toplatılmış, kapatılmış ve yazarları hapse atılmıştır.
Gazetenin imtiyaz sahibi Mehmet Kutlular, 1999 Marmara Depremi sonrası yaptığı bir açıklamada bu depremin 'ilahi ikaz' olduğunu ifade etmiş ve 312. maddeden yargılanarak 2 yıl 1 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.
Gazete, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi ve bugünkü Demokrat Parti'yi aynı geleneğin halkaları olarak görmekte ve kayıtsız şartsız destek vermektedir. Bu tutumu dolayısıyla diğer Nur cemaatleriyle zaman zaman polemikler yaşanmıştır. Bu durum 12 Haziran 2011 Milletvekili Seçimlerinde Said Nursi'nin hayattaki talebelerinin bir bildiri yayınlayarak Adalet ve Kalkınma Partisi'ni desteklediklerini duyurmalarıyla had safhaya çıkmıştır. Daha önceleri Anavatan Partisi'ni de eleştiren gazetede partinin Demokrat Partiyle birleşmesinden sonra bu parti ve Turgut Özal hakkında bazı olumlu değerlendirmeler de görülmüştür. Adalet ve Kalkınma Partisi ise Milli Görüş geleneğinin uzantısı olarak kabul edilmekte ve icraatları genellikle eleştirilmektedir.
nur hareketinin yeni asya namıyla anılan kolunun yayın organı.hem yeni asya isminde günlük gazetesi,hem de yeni asya neşriyat ismiyle yayın yapan yayınevi vardır.
gazete ak partiye mesafeli ama dindar-demokrat çizgide yayın yapar.yayınevi başta risale-i nurlar olmak üzere risale-i nurlar ekseninde kitaplar neşreder.
70 lerde sağın en etkili gazetesiydi.geçen zamanla değişen konjonktür ve çeşitli sebeplerle bu etkinlik azaldı.
siyasi yaklaşımının doğruluğu ayrı bir tartışma konusu ama nur geleneğinin devamı konusundaki inatçı tutumu takdire şayan.
evde olduğum zamanlarda bolca inceleme fırsatı bulduğum, risale-i nur yayınladıkları yetmezmiş gibi aptal saptal haberlerle dolu gazete. risale-i nur dediğin şeyin zaten külliyatı var, niye gazetede her gün birşeyler yayınlıyorsun? onun dışında her sayfalarında bazı yazarların herhangi bir konuyla ilgili yazıları var tarihleriyle birlikte. kendi yazarları sözlük yazarı kadar iyi yazamıyor. güncel haber olarak verdikleriyse başlı başına bir komedi zaten. fotoğraflarda renkler kaymıştır, belli olmaz. onun haricinde haberlerinin hepsinde televizyonun çocukların ruh sağlığını bozduğundan, şehrin maneviyatı yok ettiğinden, çocuklara bilgisayar oynatılmaması gerektiğinden, patates kızartmasının zararlı olduğundan bahsederler. ebenin amı üniversitesinden bilmemne profesörünün söylediklerine göre yazarlar. millet oxford'un harvard'ın haberini verirken bunlar sütçü imam üniversitesi'nden bir uzmanın söylediğini haber yaparlar.