hayvanlara yemek yollamaları güzel. fakat aşure yaparmış gibi ne bulurlarsa torbaya dolduran yarışmacıların yaptığı bu davranışa anlam veremiyorum. bir şey yapılacaksa en azından tam yapılmalı.
ayrıca yarışmacıların süpriz kavramları gerçekten berbat.
yarışmacı bayan evdeki konukların yemekleri yemediğinden hep yarım bıraktıklarından şikayetçidir.bu yemekler hep boşa gidiyor diye yakınmaktadır.bu esnada programın boru sesli adamı üzülmeyin bıdıbıdı hanım yemekler hayvan barınağına gidiyor diyor ve o hanım ohh diyip rahatlıyor.adama sorarlar be amık buna mı rahatladın onca yemeği israf et yemeklerle oyuncak gibi oyna burun kıvır sonrada çöpe gitmedi diye rahatla.yuh diyorum.
yapılan her yemeği hüpletip beğenmedim denen tek yer olsa gerek. ayrıca yemeğin y'sinden anlamayan adamların ''yemek'' yarışmasına katılmasının sebebini de düşündürüyor.
dün gece muhabbet kralı reklam arasında açıp izledim. Ve 14 yıldır mutfağa ilk defa bugün girdim diyen bir ev hanımına rastladım. Artık iyiden iyiye komediye dönüşmüş programdır.
" Yemeklerinin tadı hiç de italyan yemeklerine benzemiyordu. italyan yemeği yemedim ama tv de gördüğüm kadarıyla bence benzemiyordu. " diyerek Tv izlerken yemeğin tadını da hissedebildiğini iddia eden günün, ayın, yılın hatta asrın en büyük gerizekalılığını yapan insanların bulunduğu bir yarışma.
görgüsüzlük konusunda insanların birbiriyle yarıştığı programdır. adam bilmem kaç liraya aldığı eşyaların etiketlerini üzerlerinde bırakmış 375 m2 evde.. neyse
artık tamamen sıçmış olan, hala bayıla bayıla izleyen beyin yoksunu insanların olduğunu düşünmek istemediğim program. biri "benim mutfağım büyük sizinki küçüktü kıskandınız" der, diğeri "maşaya bak anneannem bile böyle eski bir şeyi kullanmıyor" der, bu ne lan?