eski yarışmacılardan enlerin bir araya getirildiği programdır.ve bazılarından inciler;
şaduman: beni türçiye taniyy, hiç duymadum oni
hasan bey:terkos suyu yok mu; temiz su karnımı ağrıtıyor
nerde bi deli var, onların bulunup biraraya getirildikleri program. temennimiz; deli hasan ın * karşısına ajdar ya da esra ceyhan ın sadri bey ini yarışmacı olarak almaları.
uzun süredir izlemediğim bir ara çokça izlediğim programdı efendim bu. şu an gece tekrarını izliyorum. italyan yarışmacı var hasan var filan. laz teyze var. yarışmanın reytingler yerlerde herhalde ondan böyle bir ilginlik yapmışlar. çünkü artık gelen yarışmacıların da bir ilginçliği kalmamıştı birbirlerinin kopyaları gibi.
bu arada italyan yarışmacının evine gelen amerikalı dans eden teyzeyi nereden tanıyorum ben diyordum. zor da olsa hatırladım. badehane müdavimidir. karşılıklı göbek atmışlığımız vardır. bir an tv de görünce mal gibi mutlu oldum.
anlamadığım şu. yarışmacıların çok az puan alması. çünkü, diğer yarışmacılar ev sahibine çok puan verirse, kendileri birinci olamayacak diye düşünüyorlar sanırım.
an itibariyle yarışmacılar tarafından b.ku çıkartılan yarışma.. yarışma yemek yarışması değil artık kim daha lüks, kim daha sosyete yarışmasına dönmüştür.. yoksul insanların aşağılanmasına bu denli müsaade eden, çıkarcı, rentingi insanların gururundan daha çok düşünen yapımcılara prim veren insanlar umarım bu görüntüleri görmekle kalmamışlardır..
hasan, şaduman, alessandro ve funda nın katıldığı güzel bir hafta da geride kaldı. epeydir böyle eğlenceli bir hafta yaşanmamıştı ve açıkçası izlenme payı da düşüyordu yarışmanın..hemen yoruma geçeceğim:
yemekteyiz zeynep: tüm hafta boyunca hasan la kapıştı. ama kendisinin de dediği gibi, mesafeyi ve seviyeyi koruyarak. asla hasan ı kıracak bir şey de söylemedi. bilakis hasan ın ne dediğini anlamaya çalışarak yorum yaptı. kendi günü gelene kadar milletin gtünü yalamadı yani. *
kendi gününde de tüm yemekleri, bin bir türlü aksiliğe rağmen hazırlayıp misafirlerine özenle sundu. misafirlerine hediyeler aldı. ** kendisine hakaret edilse bile edebini bozmadan cevaplar verdi. ciddi anlamda taraf alındı zeynep e karşı tek sebebi malesef insanımızın kaybet kaybet stratejisidir.
bir de funda nın kıskançlığıdır. inanın izleyenler anlamıştır ki, funda nın gözlerinden lazer çıksaydı, bu gece zeynep; yamuk yumuk bir şey olacaktı.
yemekteyiz funda: ilk kez yarıştığında da sevmemiştim. şimdi gerçek yüzünü anlayınca hepten nefret ettim kadından. "birinci mutlaka ben olmalıyım" diye yarışmaya başlamış zaten. korkunç bir ego. tam bir felaket. attığı her adımı önceden hesaplıyor. götünü başını açarak ya da kocasının paralarıyla hava atarak "kadın" olunmuyor ne yazık ki.
funda olur da nete girersen şunu bil: yemek yapmayı bilmiyorsun ve birinciliği anca hasan a karşı kazanabilirsin canım. düşün artık.
yemekteyiz şaduman: bu kadını baştan çok sevdim. dedim ki; "aa çok doğal" meğerse bu doğallığı cahilliğinden, çiğliğinden kaynaklanıyormuş. alınan hediye pabuç için; "ay ben daha dün akşam 200 tl. lik pabuç almıştım" dedi. ne diyeyim. o da bilinçli olarak zeynep i sinir etmeye çalıştı. yemek denen şeyden haberi yok. ne krep biliyor ne krema ne mantar ne de başka bir şey. trabzon un köyündeki kadınlar bile buna kıç attırır. tam fıs. allah kimseye cahil düşman bile vermesin.
ve yemekteyiz hasan: hasan sen çok yaşa emi. neden? çok konuştuğun, boş konuştuğun için değil, yemeklerin için değil, temiz olamadığın için ya da insanları delirttiğin için değil..
herkesin 1 puan verdiği hasan komployu nasıl sezdiyse artık kadına 10 puan verip can düşmanı şadumanı engellemiştir.helal olsun altıncı his 5 çubuk yeşil yanıyor.
yayınlanan en saçma programlardan biri. herkes dalgasına izliyo zaten. koca koca kadınlar palyaço gibi çıkıyolar vır vır vır kafa şişiriyolar, erkeklerde az değil tartışmada iyi kapışıyolar. sırf gülmek için izlenir.
"asgari ücret alıp ayın sonunu getirmeliyiz,
bi beden büyük almalıyız ki seneye de giymeliyiz,
sanki çok lazımmış gibi haftada 5 gün yemekteyiz,
damak tadımız yok ki biz yaşamak için yemek yeriz."
bugün itibayle izmir-gaziemir den bir adam yarışıyor. işin ilginç yanı televizyondan görebildiğim kadarıyla adam yan apartmanımızda oturuyor. yıllardır da burada oturmuş. vay anasını ya yan yana oturuyoruz adamla bi kere bile karşılaşmadık. ne tiplerle komşuymuşuz be!
bu haftaki programında geçen bir konuşmayı bizzat dinlemek durumunda kalmış bir mağdur olarak aktarmak isterim .
-ay bence bu değerlendirme hiç de adil değil
-aa evet bencede
-bencede
-evet evet bencede
-bence yemeklerimizi halk sms ile oylasın !?
-evet evet bencede
-bencede diye sürüp gidiyor. ciddi ciddi bunu düşünüyorlar . allahım dedim sana geliyorum ya . bir sms atıcaz hoppp bi kaşık yemek gelcek sms ile geri sora oylayacağız sanırım !?
önümüzdeki hafta yayınlanacak bölümüne ilişkin tanıtımda yarışmacılardan birinin buzdolabının yatak odasında olduğunu gördüğüm yarışma programı görünümlü biyolojik silah.
efendim yarısmanın forumuna girdim. bakalım kac kişi sövmüş saymıs diye bi bakınayım dedim.
almanyada yaşayan bir türk vatandası (ki kendisi de bu yarısmaya katılmıs. tabi almanyadakine) cok güzel bir aayar vermiş. küfür filan yok. ahanda buraya aynen yazıyorum
--- spoiler ---
nick:ehningen
almanyada bu programi yaklasik yillardir izliyoruz, yillardir diyorsam en azindan ben 3 yildir izliyorum. ne bu rezillik var, yok onu yemem yok bunu yemem, haa birinin antipatisi varsa digerleride ona özen gösterip menüdekilere yakin bir ek yemek yapiyor, abartmadan, misafirine saygidan, bu biiiiiir, ikincisi yemek ücretleri herkezin kendi sahsi cebinden cikiyor, onun icinde alisveris genelde et, icecek ve en fazla manavdan alinan sebzeden ibaret. oda yemeklere gerektigi kadar, atiyorum 250 gram kiyma ise, 250 gram aliyor, gidipte yarim danayi devirmiyor .... arti kazanilan mebla türkiyedekinden cok daha az, 1000lira degerinde, hani diyeceksin bu paraya bu rezillik cekilmez, iste yine basa geliyoruz, rezillik yok, herkez kendi capinda yapabildigini yapiyor, il il sehir sehir her hafta bir yer tanitiliyor, sehirle beraber arzu eden o yörenin yemegini arzu eden kendi 'favori' yemegini hazirliyor, ve güzel bir aksam yemegi geciriyorlar
lezzete puan veriliyor, ve bu güne kadar yanik yemek , ne bileyim icine tuz kasesini düsürmediyse 4 puandan asagi puan alanini görmedim. yani emege saygi, nimete saygi, sofraya saygi, ev sahibine saygi. herkez kazanmak ister ama insanligini yitirerek degil.
veeeee program bitiminde diger 4 yarismaciyada büyük alisveris marketlerinden 100liralik bir alisveris ceki veriliyor.....
maalesef bizimki rezilliktenbaska birsey degil. üzgünüm ama almayada katilgidim bu yarismaya türkiyede katilmayi düsünmüyorum. bunun maddi bir sebebi yok bu sirkte bir diger soytari olmak istemiyorum. bunda yarismacilarin sucu olabilir ama en büyük suc show tv de, ikide bir format format deniyor, format yemekteyiz, yemek yapmak ve onu ügzel bir sekilde sunmak, bizimkiler gibi veziri rezil etmek degil. yigidi vur hakkini ver denirdi ...yok öyle birsey, maalesef sahtekar ve bencil imajimizi burada tastik ediyoruz ki türk milleti böyle degildi..... yazik
yarışmaya katılanları nasıl bir teste tabi tutuyorlar bilmiyorum ama sabırlarını ölçtüklerini düşünmeye başladım. ben katlanamam lan ne katlanacağım bir sürü laf ye sonunda üç beş puan al, zaten katılırken de böyle bir durum yaşayacağını tahmin edebiliyor olması gerekir , en azından mantıklı normal bir insansa katılan. Ama sanırım ucunda para olan herşey insana çok şey katıyor, sabır gibi, saygısızlık gibi...