gitmek gelir içimden gitmek uzaklara...
çekip alır bir deli rüzgar tutar kara
kumda kayar ayaklarım yüreğim soluk soluğa
martılar can atar ben ekmek atarım onlara
gemiler bensiz geçer hayali uzak limanlar
avucumda tütün sarısı bir de yaşanmamış zamanlar
gitmek gelir içimden gitmek uzaklara...
çekip alır bir deli rüzgar tutar kara
iyi başlayan, sonra şartlardan olsa gerek bir türlü sıkı bir dönüş yapamayan kaliteli sanatçıdır kendileri. anarşistliğiyle bir alıp veremediğim yoktur. çoğu insanın göze alamayacağı şeyleri zaten yapmıştır. iğne deliğinden çıkarılan 3-5 zırvalığı kanıt olarak sunup görüşlerini ve duruşunu yalanlamak da çoğu kişiye düşmez diye düşünüyorum. hataları olmuştur. mesela en son "yash-ar" isminde albüm yapacağı söylenmişti. çok garipsemiştim, nedense bu adama yakıştıramıyorum yabancılaşmayı. o isimle de alırım albümünü fakat eskisi gibi olmaz herhalde. şu sıralar albüm çalışmaları devam ediyor, umarım güzel bi şekilde döner.
değişti biraz, belki zaman değiştirdi, nasıl ve ne kadar değişti onu da kestiremiyorum. bu değişikliğini ya da sevenlerinden uzaklaşmasının da farkında olduğunu turkrock'da şu şekilde açıklamıştı. biraz eski ama kendisinin son açıklaması diye biliyorum.
"Selam herkese...Kusura bakmayın, pek sık yazamıyorum... Son yazıları okudum da şimdi. Hrant'tan faydalanmaya çalışıyor yazan arkadaş biraz ayıp ediyor doğrusu. Ne fayda göreceğiz bu konularda şarkı yazmaktan. içimizi dökmekten, derdimizi paylaşmaktan... Bu değerlendirmeler komik oluyor biraz. Benim kendimi gündeme getirmek gibi bir derdim olmadı ki hiç. Yaptıgım şeylere güvenir ve inanırım. Bir baktım geriye, 17 senedir bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bir onyedi senem daha varsa yine öyle olacak. Bu üretme meselesi yanlış anlaşılıyor bence. Bizler kümes tavukları değiliz ki her güneş doğuşuna bir şeyler yumurtlayalım. Benim uğraştığım tek festival barısarock'tır. Yaz boyunca Arto Tuncboyacıyan'la birlikte çalacağımız parçaları hazırladık. Bir de Bodrum'da Kara Ada'da bir şeyler olacaktı. Aslında bir festivalden fazlası idi düşündüğüm. Daha kalıcı sürekli bir şey. Bir toplanma ve dağılma merkezi diyelim. Ancak olmadı o proje. Koşullar oluşmadı yeterince. Baktım aile şirketine döndü iş, ayrıldım. Bir ilgim kalmadı orayla. Ancak şu doğru sanırım, yavaş yavaş uzaklaşıyorum galiba. Sürekli kandırılmaktan ve dolandırılmaktan bıktım. iyi niyetim suistimale uğruyor her seferinde git gide içime kapanıyorum. Bu doğru. Ben de şikayetçiyim bundan. Bir çözümü olmalı ama ben de bilmiyorum. Sevgili barış akarsuyu cok özleyeceğim. O güzel ve içten gülümsemesi hala gözümün önünde onu kaybettiğimize cok üzgünüm. Ailesinin, sevenlerinin, hepimizin başısağolsun."
90 ların sonunda üniversite yıllarımda hastası arkadaşlarımın dinletmekten beni kusturduğu, nefret ettiğim şarkıcı. vatan sevgisiyle özdeşleşmiş şu şarkısı da bugünlerde pek manidardır:
orduya istiyorlar savaş çıkar diyorlar.
silah veriyorlar anne bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne kalk diyorlar
beynimi yiyorlar anne beynimi yiyorlar.
hadi baba gene yap'la çocukluğumu,babamı hatırlatan,korku'yla tüylerimi ürperten,fırt eminle zaman zaman görünmez olan ruhumu yeniden görünür kılan,haydi erkekler savaşa'yla (özellikle sevgilime mektup yazdım postane yerinde yok kısmında)
gözlerimi dolduran o...
yıllar önce sırf onun konserine gitmek için yurttan izin aldığım ve gece dışarlarda sabahlamama rağmen saatlerce bardaki konserine gelmemiş ve beni fena halde eksajere etmiş, çok güzel şarkıları olan şarkıcı .
hadi baba gene yap şarkısı ,ile babamla aramın bozulmasına da neden olmuştr kendisi,,,gerçi suç bende!!bak baba!süpper şarkı....
hani bana yalan söylerdin ya baba,,özgür kırlangıçlardan söz ederdin ya...
ÇATTT(kapı sesi
faklı bir ses rengine sahip olan,,ve korku adlı şarkısında bence aslında savaş karşıtı olan bir adamın öyküsünü anlatmak istedii halde yanlş anlaşılan değerli sanatçı
zamanında gitar çalmaya başlarken ilk korku şarkısını çalmaya başladığım sanatçı ilginç bi ses rengine sahiptir ve bence canlı dinlenmesi gereken insanlardandır.derenin altından çok sular aktı taşlar yyuvarlandı ben gitarı bırakıp davula başladım ama hala yaşar kurt dinlerim.onun sesindeki dinginlik ve huzur kimsede yok cunku.