''yaşamayı deneme''
okurken düşündüren, düşünürken sorgulamaya vesile olan fikirle bütünleşmiş muhteşem bir eser. Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun ilk romanı...
her okuyan kimin romanı olarak okudu ama aslında bu benim romanım, senin romanın yani bizim romanımız..
içinde kendimizi bulduğumuz, bizi anlatan bir eser.
"kim" günlük yaşadıklarını arkadaşına mektup olarak yazıyor . Aşkını,kavgasını, derdini.. kısacası yaşamayı deniyor.
gençliğin vermis olduğu çıkmaz sokakların kapısını aralayıcı, ben kimim sualine cevap verir nitelikte.
"kavga nedir?
Değişen şartlarla mücadele değil mi?
Tabiatla mücadelesini yapamayan karınca ölüme mahkumdur...
Kavgasını yapamayan düşünce, silinmeye mahkum.
Kendi nefsini korumaktan, idealini yürütmeye kadar döğüşerek yapılan kavga; senin yuva kurma kavgan gibi...
Velhasıl Hayatın kendisi kavgadır"
-alıntı-
yaşamak kendini ölüme adamaktır diyor kumandan. Ve yaşamayı denemekte ömür geçirmektir bu âcize göre.
Eserin adı içeriğine o kadar uymuş ki. Hasılı gerek kalmıyor kelimeye.
Okurken her gördüğüme bak bu kitap çok güzel oku diyebileceğim potansiyelde bir eserdi.
"Kim" ile Hafiye arasında olan Mektuplardan oluşuyor.içeriğinden bahsedeyim sizlere.
"Kim", başından geçenleri anlatırken olayları tasvir ediyor ve o olaydan bağdaştırarak günün yorumlamasını yapıyor bu şekilde de mektubunu yazıyor.
işte eser bu yorumlamalarda çıkıyor herkes bir şekilde yaşamayı deniyor,ve ne zorluklarla uğraşıyor, neden uğraşıyor kim için uğraşıyor ve gerçekten uğraşıyor mu bu sorulara cevap alabileceğiniz eser.
Size konusundan bahsedemem çünkü okurken fark edeceksiniz ki sabit bir konu yok o an ne düşünmüşse yazmış. Aralarda yazdığı şiirler ise nice zamandır aradığım huzurmuş...
Üslubu farklı anlaşılmayabilir az az okunsa daha iyi olurdu fakat ben elimden bırakamadım uyku tutmadı,ne olacak,neler yaşanacak diye...
Alakasız nesnelerden öyle örnekler veriyor ki mantığı kuramayabiliyorsunuz düşününce ise cuk diye oturuyor mantığımıza. Bittiğine üzüldüğüm bir eserdi.
Kitap bitince dedim ki "ne yani burda mı bitti" o an yaşadığım duyguyu gözyaşlarımla yüzümde ve kalbimde bir yerlerde hüzünle hissettim.
insanlar heva ve heves uğruna neler yapabiliyor,nefis insana neler yaptırıyor, pişmanlık duygusu insanı nasıl yıpratıyor ve sevda nedir gibi nicesini anlatıyor.
Tadı damağımda kalan bir eser.
Kelimeleri öyle kullanıyor ki hakikaten hayran kalmamak elde değil şuna bakın:
- Hatıralar geçmişin işaret taşlarıdır.insan hatıralarının zenginliğince yaşamış demektir.
Ben yeterince zenginleşmiş hissediyorum kendimi.
Ve tası tarağı toplayıp, gitmek istiyorum keder aleminden.
Ama halâ kalıyorum.
-Fikirden bahsederken fikirsizliğini göstereceğine,işin içinden fikrini tüttürmenin çaresine baksana.
Daha nice etkilendiğim yerleri yazmak isterdim ama en iyisi siz bu eseri okuyun ki fikir sahibi olalım.
-alıntı