Bazen aklım başımdan gidene kadar içip, hiçbir şeyi umursamadan, umarsızca gülümsemek. Hayatla dalga geçmek ve hiçbir şeyden utanmamak, bana çok iyi geliyor.
Içim inanılmaz bunalıyor hiç mutlu değilim hayattan gram tat almıyorum ne yapacağım böyle hiç bilmiyorum. Hayatım ne istediğim gibi ilerliyor ne de istediğim insanlar hayatımda kalıyor. Yalnızlık acayip daraltıyor içimi ve nasıl üstesinden gelip bunu atlatacağım allahım...
stres nedeniyle bazen sevdiklerimi bile kırabiliyorum. sevdiklerim de mazur görüyor ne mutlu. ama en sonunda yeter artık diyecekler biliyorum. stres yok bam bam bam devam. söylemek istediklerim bunlardı teşekkürler.
yunus'un şeyh Edebali'nin aldığını manevî tad ile Manevîyatı yaşamak, Allah'ın yaratma sanatı üzerine düşünüp faydalı ilimler ile meşgul olmak, 'her şeye rağmen hayat çok güzel birader' demek isterdim..
Berbat bir hafta geçirdim.
Bir arkadaşımı kaybettim. Annesini hiç tanıyamayacak Ufacık bir çocuk bıraktı geriye.
Evine geldiğimizde yeni yaptığı yoğurt mutfaktaydı, çamaşır makinesinde çamaşırlar yıkanmış olarak duruyordu. işe yeni başladı diye dolapta sağdığı sütleri vardı daha... Buzluktan sütleri aldık, özenle katlandığı bebeğinin kıyafetlerini toparlayıp başka bir arkadaşa bıraktık çocuğunu.
Özendiği bezendiği, işe başladığı için bakıcıya bırakıyorum diye aklının kaldığı bebeği şimdi nasıl büyüyecek?
Olan gidene oluyor, kalan alışıyor, alışmak zorunda kalıyor.
Çok acı.