mısır seferi sırasında bir alimin(Ahmed ibni Kemâl Paşazâde) atının ayağından sıçrayan çamur, büyük sultan ın kaftanını kirletir. hiddetiyle bilinen yavuz, kızmak bir yana, bunu bir şeref bilir ve o kaftanın ölümünden sonra kabrinin üstüne konmasını vasiyet eder.
yüzyıllardır kabrinin üstünde duran kaftan, ilgisizlik ve bakımsızlıktan ötürü onarıma alınmış ödeneksizlikten anca iki yılda tamir edilebilmiş. vasiyeti son iki yıldır uygulanamıyor. çünkü bu sefer de kaftanı muhafaza edecek vitrine para bulunamıyor.
hey gidi koca sultan. cihanı titreten şanlı hakan. şimdi kalkmış iki soysuz seni tarihin en büyük dikdatörüne benzetmiş.
istiklal şairinin dediği gibi;
...
Zulmü Alkışlayamam, Zalimi Asla Sevemem, Gelenin Keyfi içinGeçmişe Asla Sövemem.
Biri Ecdadıma Saldırdı Mı Hatta Boğarım,
Boğamazsam Hiç Olmazsa Yanımdan Kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardinda zagarlik yapamam;
Hele hak namina haksizliga ölsem tapamam.
...
sen rahat uyu. çok şükür ki, bu topraklar sana dil uzatan iki nesebsiz ile dolu değil.
erkek kardeşleriyle onların yedi oğlunu ve kendi beş oğlundan dördünü öldürten* osmanlı celladı. ama durun devletin yıkılmaması için yapmıştır yahu, hiç adam öldürürmü o. melek gibi insan. kendi oğullarını katlettiği gibi alevileri de katletmiştir. cebrailin sıkı dostudur, koyunların da halifesi.
sarıkamış'ta şehit olan atalarımızdan farkı olmayan değerli atamızdır. o da ila-i kelimetullah ve vatanı için çalışmıştır, sarıkamış'ta şehit olan dedelerimizde...
adam neler yapmış? nasıl yapmış? bir mucizeyi gerçekleştirmiş allah'ın yardımıyla! ama yok hala laf atın atanıza.. açın gözlerinizi artık..
hata yapmış padişahtır. aslında memlüklerle ridaniye, safeviler ile çaldıran savaşı' nı yapmamalı, elçi yollayarak ricada bulunmalıydı. sonra bir de kaide vardır, topraklarını genişletmek için yapılan savaşlarda kimsenin ölmemesi gerekir diye, bir de yaptığı savaşta adam da ölmüş.
bir dakika!
osman gazi, orhan gazi, murat hüdavendigar, yıldırım bayezid ve diğer osmanlı padişahlarının yaptığı savaşlarda da mı insanlar ölmüş?
hani savaşlarda insanlar ölmeyecekti!
neyse tanıma gelelim yavaş yavaş.
tanım: geniş açıya sahip olamayanların, osmanlı imparatorluğu' na kazandırdıklarını gözardı ederek katliamcı olarak değerlendirdiği padişahtır. ayrıca daha çok genç yaşta, oğlu geleceğin kanuni sultan süleymanını trabzon' a gönderip devlet yöneticiliğine alıştırmıştır.
tarihimizi tersinden okuyanlar!
provokasyon peşindekiler!
lütfen türk tarihine mal olmuş bu isme biraz saygı gösterin.
yıllar sonra editi: ayrıca o dönemin şartlarında savaş normal bir gelişmeydi. bu dönemde kabul edilemez. bu da 1+1= 2 kadar kesindir. ölmüş insanlara da allah rahmet eylesin.
en beğendiğim osmanlı padişahı.
kafasından ne geçiriyorsa başarmıştır. devleti için tehlikeli olabilecek herkesi kılıçtan geçirmiştir,çok iyi yapmıştır, helaldir.
keşke şimdi de öyle birileri çıksa da kahraman yerine ceset yapsa onları dediğim.
ama nerde o yürek, ülkede potansiyel vatan haini insanlar ve ırklar oldukça ..
-napıyorsun yavuz kendinde misin?
+ ne napıyorum ya. yendim seni ganimeti alıyorum!?
- ama bunu nasıl yaparsın. bu resmen çapulculuk!!!
+ harbi haa... kusura bakma kardeş. savaşta başıma bir şey çarptı ondandır.
- yanii şaşırdım ben de. alıp paraları götürmeler falan. sahra çölü ya burası. dağ başı mı?
+ doğru doğru, neyse hadi by
-ba by.
burda okuduklarıma göre hazineyi kısa sürede dolduran katliamcı padişahtır kendisi.
aferin. hazineyi doldurmuş tıka basa. nasıl yapmış bunu? iktisadi politikaları usulünce uygulayarak mı? üretimi teşvik edip, halkına çalışma alanları sağlayarak mı?
hayır. ülke fethetmiş, halk katletmiş, yağma yapmış, istanbul'a getirmiş; sonra da hazinede altın koyacak yer kalmamış.
insan utanır be. çapulculuk değil mi bu resmen? resmi tarihimizin övünülecek yanı mı ki şimdi bu? hadi öyle diyelim; bununla övünüyorsak, neyden utanacağız? tarihiyle sürekli övünmek sağlıklı bir şey midir?
hangi hakla amerika vietnam'da şöyle yaptı, ırak'ta böyle yaptı, güney amerika'da böyle böyle ediyor diyebiliriz ki bütün bunları okuduktan sonra?
biz atatürk'ün meclis kurduğu zamanı* kutlarken, alternatif olarak istanbul'un fethi'ni*** kutlamayı özendiren birilerini devletin tepesine geçirdiğimiz sürece, bu ülkenin insanlarının geleceği, kanlanmış elleri gibi, temiz olmayacaktır.
edit: yavuz'un türkleri kesmesi ve bunu burada yazmamız birilerini incitmiş herhalde. şah ismail'in vaktiyle yavuz'a yazdığı şu dize akla geldi birden: "sen de türk müsün bre arap uşağı"
afrikalı leo kitabının bir bölümünde leo mısır'a gider ve yavuz'un ordularının yaptığı katliamla karşılaşır. ama tabi ki unutmuşum ya türkler savaşta bile adam öldürmez değil mi?
bazı arkadaşlar yavuzun osmanlısından ziyade şah ismailin şii türk devletinin tercih edilesi olduğunu söylemişlerse de bu tamamiyle onların cehaletinden kaynaklanan bir durumdur. ey yavuz sen onların dediklerine bakıp da hiddetlenme diye seslenmek istediğim cihan padişahı.
Yavuz sultan selim döneminde iran şahı Yavuz'a bir sandık altın gönderir.
sandık Yavuz' a sunulur; ancak sandığın içinden çok kötü bir koku gelmektedir, açarlar bakarlar ki, sandığın içinde insan dışkısı vardır.
Yavuz sultan hemen haber salar; "ne yapın edin düşünün, bir osmanlıya yakışır şekilde cevap vermemiz gerekir" der. ve nihayetinde cevabını da kendisi bulur.
Yavuz aynı şekilde bir sandık dolusu altını iran şahına gönderir; bir de sandığın üstüne ülkenin en iyi lokumundan koyar.
üzerinde ise şöyle bir yazıyla beraber:
"insan yediğinden ikram eder."
istanbul'un Dünyanın ilim merkezi olması için; Merci Dabık ve Ridaniye savaşlarından sonra Tebrizdeki Şiia ve Kahiredeki Eşarici, yani Fars ve Arap alimlerini istanbul'a getirterek, bünyemize uymayan bu ekollün osmanlı eğitimini felç etmesi sonucu, 30-40 içinde Osmanlı Üniveristeleri Üniversite olmaktan çıkmasına vesile olan kişidir aynı zamanda.
çünkü; buralardan gelen alimler Kuran ve Hadis ilmi dışında her tüğrlü ilim tefaruatır demişler vede Osmanlı Üniversitelerinde fizik, matematik, astronomi, biyoloji, tıp vb, müsbet ilim dalları teferuat sayılmıştır.
Yavuz Sultan Selimin Safavilere karşı savaş açabilmek için mezhep değiştirmek zorunda kalamsı (Maturideden Eşariliğe geçme) ile ortaya çıkan durum bizim sonumuzu hazırlamıştır. işten bu tarihi büyük hattayı ilk dafa farkeden ve yeniden Maturidiye dönüşü, yani aydınlanama çağını başlatan büyük insan Atatürktür.
8 sene padişahlık yapmasına rağmen iyi işler başarmış padişahtır. mütevazıydı, her öğün tek çeşit yemek yerdi. sert tabiatlı ve elbette cesurdu. kuvvetli bir ilim tahsili yapmıştır. sert tabiatına rağmen şiir yazardı. 22 eylül'de çıban sebebiyle vefat etmiştir. hayatının son dakikalarında yasin suresini okuyordu.
omuzlarına birer tane dana alarak barfiks çekebiliyormuş(tarihçinin yalancısıyım). aklından zoru mu var bilmiyorum ama bu adamın kaslarını daha eritememiştir toprak.
Yavuz sultan selim han mercidabık seferi için hazırlık yapılmasını emir buyurmuş. ordu kısada sürede hazırlanmış ve yola çıkılmış. Uzunca bir yol katedildikten sonra ordu dinlemeye çekilmiş dinlenilecek yerde ise her yer elma ağaçları ile dolu imiş. Ordu burada bir müddet dinlendikten sonra tekrar yola koyulur. bir sonraki dinlenme yerine vardıklarında yavuz sultan selim han vezirini yanına çağırır ve şöyle der:Canım çok elma istedi erlere bir sor bakalım elma varsa versinler der. Vezir dışarı çıkar ve çadır çadır gezmeye başlar ama hiçbirinde elma yoktur. Vezir Yavuz un huzuruna gelir ve efendim bir tane bile elma bulamadım der. Yavuz bunun üzerine şöyle der:
Eğer bir tane elma çıksaydı vallahi bu seferden vazgeçerdim. Haram yiyen bir orduyla zafer kazanılmaz.
lise kitapları ile anlaşılamayacak liderdir. özel isim sahibi olduğundan isim üzerinden apostrofla isim ek kısmının ayrılması gereken yavuz ismine sahip kişidir-ilköğretim türkçe kitabı-. şia'nın ehli sünnete ters uygulamaları, hz ömer, hz ebu bekir ve tüm sahabaye hakaretleri, fitne çıkarmaları, cinsel sapkınlıkları, dinin temelini sarsmaya çalışmaları, itikadi meselelerde islami ilkelere mugayir tavırları neticesinde fetva sonucu sefere çıkılmıştır. tebriz'den kılıcı sokup tahran'dan çıkardığı mübalağa ihtiva eden rivayetler arasındadır. -lol-
yavuz sultan selim nezdinde tüm liderler ve devrimleri, ihtilalleri, yeni yönetimleri ve bunların korunması amaçlı gerçekleştirilen şiddetli tutumları aynı ölçüde değerlendirilebilir. tarafı olduğunuz görüşün yanlışları "konjonktüre göre" savunmasından nasipleniyorsa burada da aynı empati ile hakkı teslim etmek gerekmektedir. yavuz sultan selim kendi dünya görüşünün karşısındaki tehlikeyi bertaraf etmiş, o günkü duruma göre inandığının ilke ve şiarlarını korumak adına tarihte sıklıkla görülmüş olan bir yönteme başvurmuştur.
her zıt görüşün bir diğerine göndermede bulunabilmesi için bu tarihi kişiler savunma/saldırı cümlelerince yaşatılmaktadır. stalin'i; gulaglar, sürgünler, katliamlar ile karaladığında: devrimin korunması ve konjonktür devreye girer. m. kemal'in halkın hilafet düşüncesini ölçmek için kurduruğu serbest fırka ve ardından yaşananlar, istiklal mahkemeleri vs denildiğinde: devrimin korunması konjonktür yine devreye girer. hitler dersin: ezilmiş alman sınıfının isyanı, içinde bulunulan konjonktür devreye tekrar girer.
hülasa, girer de girer. kılıç tebriz'den girer, tahran'dan çıkar. (bkz: şia akıllı olsun akıllı)
şia taifesinin sevmediği- sindiremediği osmanlı sultanı.
yavuz sultan selim han'ın iran şahına mektubu.
"bayındırileri perişan ettikten sonra, şark vilayetlerinbe musallat oldunuz. zındıklığı mülhidlikle birleştirerek bunca fitneler çıkardınız. şeyheyn-i mükerremin'e (hz. ebu bekir ve hz. ömer) şetmetmenizin(hakaret) ve diğer fesadlıklarınızın katl'i icab ettirdiğine fetva verilmiştir. seferde o tarafa teveccüh edeceğim, kılıca yapışmazdan evvel islam teklifi şeriat hükmündedir. tevbe ve istiğfar ediniz, atlarınızın ayakları basan yerleri geri veriniz. böyle yapmazsanız zorbalıkla aldığınız memleket askerimiz tarafından zabt olunacaktır. "
aynı zamanda muazzam bir şairdir.
Sanma sakın- herkesi sen- sadıkane- yar ol
herkesi sen- dost mu sandın- belki ol- ağyar olur
sadıkane- belki ol- alemde bir- serdar olur
yar olur- ağyar olur- serdar olur- didar olur