11 yıl önce kendi isteğiyle gittiğinde çok üzülmüştüm! kurt cobain ile birlikte içimi
en acıtan müzisyen olmuştur kendisi.. öyle ki o güzelim boğaz köprüsü'nden ne zaman geçsem
hatırlarım o acı ölümünü! ama görüyorsa bir yerlerden oğluyla gurur duyuyordur sanırım!
çünkü bugün 19 yaşında olan yavuzcan babasının gitarıyla müziğin içinde ve onun yolunda emin adımlarla ilerliyor.
sayısız güzel bestesi vardır ama bu şarkı herşeyi anlatıyor işte:
video altında ki bir yorum hislerime o kadar tercüman oldu ki
paylaşmadan edemeyeceğim:
"Yavuz Çetin gibi bir müzisyenin mezarda olmasına karşın Serdar Ortaç gibi bir şaklabanın
medyanın odağı haline gelmesi toplumun sanat anlayışı hakkındaki gerçekleri gözler önüne seriyor."
kendisini bana bi arkadaşım önermişti ama kendisini "kesin emre aydın gibi birseydir aq" deyip onemsememistim. Birkaç ay sonra facebook' ta kendisinin benimle uçmak ister misin adlı parcasini anasayfamda görünce " la bu adamı diyordu herhalde arkadaş açayım bakayım ne sikim birseymis" deyip tiklamam ve sonlarına doğru çalan soloyu duyunca kulaklarıma inanamadım. Youtube' dan diğer sarkilarinii dinledikce şaşkınlığım artıyordu Çünkü türkiye' den böyle bi adamın cikipta böyle kaliteli işler yapacağını tahmin edemezdim. Kendisiyle ilgili en büyük şokum kendisiyle tanıştığım gün bundan 10 yıl önce intihar ettiğini öğrenmem olmuştu. Kendisini kesfettigime mi sevinsem yoksa böyle bir müzisyenin öldüğüne mi uzulsem karar verememistim. Uzun lafın kısası türkiye' den çıkması bizim icin mucize olan birisi.
senelerce bu cümleyi kurdum kendime. ölüm haberini aldığımda, elimdeki gitara yeni alışmış, hatta senin o sıkılmadan dinlediğim sololarından atmak için senin yanına bile gelmeyi düşünmüştüm. kimilerine göre eleştirilsede, o her zaman büyük bir gitarist olarak ''blues man'' olarak kalacaktır. hele ki erkan oğur ile dünya şarkısı vardır. zaman durur, her şey durur! ve o şarkı sonsuz olur!
hayatım boyunca hep kızdığım ve de kızmaya devam edeceğim adam. evet yavuz abi sana çok kızgınım çünkü, serdar ortaç ın bile 17 tane albümü varken türkiye nin yetiştirdiği en büyük blues gitaristi olarak bizlere miras olarak sadece 2 albüm bırakabildin. sana çok kızgınım, çünkü bu müzik çöplüğünde bizleri bir başımıza bıraktın. gitmek kolaydı be yavuz abi, kalıp savaşmadığın için sana çok kızgınım.
Turkcenin blues a yatkin bir dil olmadigini dusunurken bu teorimi parcalayip yok eden efsane blues sanatcisi.su anda oglu bu islere el atmis olup taksim mojoda babasinin izinden gitmektedir.
chuck schuldiner'la beraber ölümüne çok üzüldüğüm türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi müzisyenlerden biridir. gitarını çok iyi kullanır. hatta onun gibi kullanan bir başkası daha doğmamıştır ülkemizde fakat onu sevmemizin nedeni gitar virtüözlüğü değil ruhuyla söz yazıp ruhuyla çalıp ruhuyla aranjman yapmasıdır. biz yavuz çetinin ruhunu seviyoruz. mezarında abartılmış gitarist söylemlerini duysa hak verecek kadar mütevazi bir gitarist olduğu için seviyoruz.
15 ağustos 2013 perşembe gecesi samsun garage bar'da anma gecesi düzenlenecek olan üstad. en son geçen sene 15 ağustosta iki gözüm'de biralarımızı höpürdetirken yavuz şarkıları eşliğinde iki kişi kendi çapımızda yaptığımız anma kadar özel olmasa da özel olması beklentisindeyim.
niye bu kadar erken gittin ki aramızdan oysaki ne çok isterdim seni canlı dinlemeyi ortalığı serdar a demet e yeni yetme popüler kültür düşkünlerine bıraktın.
şimdi sen gittin eline gitar alan rockçı dedi kalem tutan söz yazdı ama hiç biri sen olamaz özleyerek yokluguna lanetler ederek dinliyoruz seni.
türkçe sözlerle blues şarkı yapabilen ve bunu da en afilli şekilde yapan yegâne insan.
gitar tekniğini, eşsiz solo yazma kabiliyetini bir kenara bırakıyorum dünyada bunları yapabilen insanlar var ama türkçe sözlerle blues rock yapabilen ikinci bir adam yok resmen. köşeli bir dili, o melodilere yedirmek öyle her babayiğidin harcı değil zira.
"hoba" diyerek gitar soloya kalkan tek gitarist de hala sensin be üstad.
nurla uyu...
dıtdit: ve ilk albümünde "teşekkür" kısmında ucuz olduğu için winston'a teşekkür edecek kadar da, şarkı nakaratında geçen süreyi sözlere ekleyecek kadar da samimi...
daha önce yazılmış mı bilmiyorum ama yavuz çetin aslında bir çok insanın rüyasını yaşayan bir adamken yaşamamayı seçmiştir. mfö, serdar öztop, batu mutlugil, teoman falan hep yavuz'un arkadaşlarındandır, kim böyle türkiye'nin sayılı müzisyenleriyle arkadaş olmak, onlarla aynı atmosferi solumak istemez ki? yavuz çetin iyi kötü bir mekanda( gitmişliğim yok ama bugün bile bir çok ünlü müzisyenin çalıştığı mekan:shaft ) çalmakta, üstelik bir çoğumuzun ancak hayalini kurduğu ya da çok yolunun olduğu kadar iyi gitar çalmakta hayatını sevdiği şeyden müzisyenlikten kazanmaktaydı. bir oğlu, bir fenderi, bir peugeot' su vardı.yavuz rüyasını yaşarken ve belki bugün en azından bir feridun düzağaç kadar popüler olma potansiyeli varken (yani kendine has konumu olup müzikle geçinebilecekken) ölümde karar kılmıştır. türkiye'de milyonlarca insan hiç sevmediği işlerde çok düşük paralara, ağır şartlar altında çalışıp intihar etmiyorsa ve yavuz çetin intihar ediyorsa iç dünyasında çok ciddi sıkıntıları olduğunu ve sadece ''satılık'' albümünde günyüzüne çıkardığı sözler kadar değil daha da kederli olduğunu düşünüyorum. sadece bir köle oldum senin aşkına,bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, bak yine geliyor ayın sonu yok mu yardım fonu'ndan ziyade kurtar beni bu alemden dedirtecek kadar büyük bir sıkıntısı olduğuna inanmak istiyorum.
en yakın arkadaşımı özler gibi özlediğimdir.
sevgilimi özler gibi özlediğimdir.
en çok da, bencilce, "yaşasaydı, kim bilir daha ne güzellikte şarkılarla tanıştıracaktı beni?" diye düşündüğümdür.
"benden sizden biri yaratmayı nasıl başardınız? yaşamak istemem artık aranızda." demiş ve benim gibi düşünen herkese ya da onu hiç düşünmeyenlere kallavi bir siktir çekmiştir.
benden bir ruhsuz, hissiz, uyumsuz yaratmayı nasıl başardınız diyo ya şarkısında bağıra çağıra eşlik edesim geliyor.
oy ne güzel nası güzel şarkıları var.