istanbula gelip de aramadığım daha doğrusu arayamadığım ve mahçubiyete boğulmama neden olan geniş yürekli yazardır.
kızmakta haklıdır...ama şu aklında gelmesin hiç; istanbula geldi de iki kahve içimlik vakit ayırmadı?
öyle oldu işte, istem dışı oldu, sıkışık, tıklım tıklım oldu, bereketsiz oldu, eksik oldu, tahminsiz plansız oldu...kötü oldu.
bir dize geldi aklıma,
boynum kildan ince emret yeterki
iki elim kanda olsa gelirim
gelisime biraz sabret yeterki
iki elim kanda olsa gelirim
gelemessem ben bu yolda olurum...
bu da benden olsun;
boynum eğik ve derim sana
kusuruma bakma !
kusur bizde çok olur
dostun gözü kusur görmez derler hani
bu kez hoşgörsen ne olur...
kendisini; sakinLiğiyLe, biLgiLi oLuşuyLa ve dost kimLiğiyLe tanıdığım yazar.. dertLer derya oLmuşken uzanan dost eLi her zaman omzumdaydı.. yasak meyveyi yiyip dünyaya yoLLanan bir havva gibi.. fasıLda bana yazdığın o not haLa akLımda.. uzattığın dost eL için teşekkürLer..
2000. entrysini, çaylak olmama rağmen kutladığım yazar... elbet bunu görecektir.. her neyse, kendisini anlatmak çok uzun benim için.. yalnız bir kaç kötü huyu var, söylemeden edemeyeceğim..
- alışveriş hastası.. ayakkabı dolu bir vitrin gördü mü, hemen oraya doğru yönelir ve 1 dakika boyunca ayakkabıları inceler..
- "sevmenin de bir dozu var hanfendi !" yazarı... herkesin içinde, yanak sıkma ve el öptürme gibi eylemlerde bulunur, üç kuruşluk karizmayı kurtarmak için köşe bucak kaçılması gerekir..
- çok fazla düşünceli... kompozisyon yazacak kadar.. yok, bu iyi bi huy..*
- son olarak, verdiği sözde pek durmuyor mu ne.. bizim bi entry sözümüz vardı da, ona bi bakar mısınız acaba..*
sözün özü, dört dörtlük birisi.. anlatmaya kelimeler yetersiz onu.. "iyi ki tanımışım, iyi ki varsın, iyi ki yanımdasın" dediklerimden.. çok seviyorum seni bak, değerini bil.. ha, bu, yanak sıkmana izin vermem anlamına gelmez..*
yazılan şiirlerin ve şarkı sözlerinin kötü oylanmasına anlam veremeyenlere destek olan ve sözlükten soğuyan yazarların tekrar sözlüğe ısınmasına yardımcı olan yazardır.
zat-i alileri divan şiirlerine ve osmanli dönemi sanatlarina merakli olup ahali haldir huldur picasso tartisirken minyatür sanatinin inceliklerini tartişmaktadir. kendisi kesinlikle oryantalist bir yazar değildir. binaeylehen iyi bir matbuatci olmakla beraber entrylerin yer yer ince islemeler bulunmakla beraber bir naiflik sezilmektedir. iş bu hasbihalde anlasilacagi üzere zat-i alileri kendi klasmanlarin gayet muzafferdirler. binaeylehen kendisinin ADEM-i MEVCUDiYYETi fazlasi ile hissedilecektir. ve bir takim edebiyat meski ile yanan kişiler için fena neticeler verecektir.
kendisi "şiir değilse ne?" sorusuna mensur cevaplar vererekten memnu olanın da ne olmadığına ilişkin önemli ipuçları vermektedir.ney'e dair yazdıklarıyla beni kaynama noktasına getirmiş ve gece gece sema ayini yapmama sebebiyet vermiştir.(#385471)
oturduğu semte ulaşım araçları konusunda bakınız ları sıralarken belediye otobüsü numaralarını da bkz olarak göstermiş; ancak bu hat numaraları arasında ne sahil yolundan (bkz: 4) (bkz: 16d) (bkz: 222) ne de bu semtin ötesinde kalan ilçelerden (bkz: ümraniye) (bkz: 19d) (bkz: tuzla) (bkz: 133t) (bkz: kartal) (bkz: 134bk) (bkz: pendik) (bkz: 16) (bkz: 17) bu semte gelen hatlardan bahsetmiştir. burdan çıkan sonuç, bu kişinin minibüs caddesi haricinde semtine ulaşmak için bir yol kullanmadığı, bu sebepten ötürü bu güzergah haricinde bu semte hareket eden diğer iett hatlarını da yok saydığıdır. **