bizim evi arayan çok olur hep . geçen akşam bir kadın aradı , ben de kabalık olmasın tanıdık biridir falan diye kimsiniz demedim, zaten anneme verecektim hemen, neyse işte bayağı samimi bir sesle napıyorsunuz ? dedi şeyli böyle şiveli gibi ince sesle, sonra ben de iyiyiz napalım ? falan dedim. duraksadık böyle biraz , sonra iyisiniz napıyorsunuz? gibi bir daha sordu ben yine iyiyiz iyi dedim . kim olduğunu çıkarmaya çalışarak sonra siz kimsiniz bu arada dedi? o da çıkaramadı beni,ben de adımı söyledim. haa dedi ben asena'yı aramıştım dedi. * .* ben de haa oldum, halamın kızıydı o falan geveledi bir şeyler . sonra özür dilerim dedi, ben de önemli değil dedim. ay gızz nolacak diyecektim tuttum kendimi. * sonra kapadım ama elim telefonda karşımda annem şaşkınlık ve hayret * dolu bir ifadeyle kaldım. allahım ne canayakın bir halkız biz ya.
amcamın kızı olan sekiz yaşındaki kuzenim, matematikten 20 ve 40 gibi kötü notlar almıştı.
ailece verdiğimiz tepkilere dayanamayan kuzenim oturup adam akıllı çalışarak son sınavdan 100 aldı!..
akabinde öğretmen sınav kağıdını eve yollamış.
bu da yeni bir gelenekmiş meğerse. yoktu bizim zamanımızda böyle şeyler. *
kağıda veliler bir not yazıyor. sonra kağıt okulda panoya asılıyor. 100 alan veletin de koltukları kabarıyor haliyle. bir çeşit teşvik.
uzun lafın kısası; bizimkinin kağıdına yengem aynen şunu yazmış. 'hayaldi gerçek oldu!'..ailece yarıldık efem. öğretmenin tepkisini ise ancak kuzen pazartesi okula gittiğinde öğrenebileceğiz.
bak şimdi çok bir şey beklemeyin baştan söyleyeyim de ona göre okuyun dedeler.
midem s.o.s. verince beynim komut verdi pizza söyle lan it diye. peki dedim abi. facebookta abazalığın doruklarında gezinirken yeni bir sekme açıp direk firma adını yazıp ctrl enter a bastım.
o sekme senin bu sekme senin derken aaa açılmış lan bakayım söyliyim derken o da ne!!!!!!
tüm pizzacılarda yabancı isimde pizza vardır hadi onu anladım da yanında $ işareti var. noluyo lan dedim. görüklede oturuyorum neticede dolar ne mına koyim derken meğer sen git torontodaki pizzacının sitesine gir ibine bilgisayar. neyse bir an küçük dünyama görükleme geri döndüm.
açıklama: canım sevgilim olaya mizah katmak amacıyla yazdım yani şeyy eee sen uyuyorsun şimdi abazalık felan hani gülelim eğlenelim diye tamam. iyi uykular hayatımın en değerlisi.
+ selamın aleyküm.
- aleyküm selam abi
+ 2 çay isteyeceğim. uff ya pardon ekmek dicektim pardon.
- havalar sıcak olur öyle arada. hehe
+ evet ya beynim sulandı sıcaktan
10 lira verdim. para üstü olarak 3.20 verdi. 5 lirayı unuttu * yanında biri daha vardı;
'eksik verdin' dedi
'havalar sıcak olur öyle arada.' dememle dejavunun dibine vurduk allah seni inandırsın. *
3 çocukluk arkadaşı adalara gitmiştir o sırada turist bir aileyi de gezdirme kararı alıp büyükada da yukarıya geze geze tırmanmışlardır bilen bilir orda yeşillik papatya dolu tepe vardır. papatyadan taç yapıp turist ailenin çocuğuna hediye edilecektir o sırada papatyaları eline alan arkadaşa tepki olarak çocuk
laaaaaaa diye bağırır. bizimki:
'vedik babaga vedik ağlama gari' diyerek bizi bizden almıştır.çocuk kendi dilini zor biliyor bizimki türkçe konuşuyor hem de en şivelisinden
şefimi telefonuma mamoş diye kaydettim.
bi ara telefonu kapatmıştı, karısına çağrı attık, geri aradı.adını mamoş diye gördü, çok sıkıntı olmuştu.
ama adam biraz kırık, beni de çok fena uyuz ediyor.
benim suçum mu sözlük?
her sinifin bir uykucusu vardir, bizim d lise de uykucu bir arkadas vardi, olayin en can alici yerinde uyanir, sacma salak bir yorum yapardi...
3 sene boyunca edebiyat ogretmenligimizi yapmis zavalli edebiyatci (fen sinifiyiz ya, bir bok bildigimiz yok edebiyat namina) sitem ediyor, hic bir sey bilmedigimiz icin.
- "Sizin gecen sene edebiyat hocaniz kimdi acaba" (sarkastik bir sekilde)
uykucu arkadasin o ara uyanmasi ve "di mi hocam, her kimse allah belasini versin" demesi bir olur. Kadin zaten saskinliktan ne tepki verecegini bulamaz, butun sanif yarilir...
Lise yillarinda ingilizce dersinde (hoca ingiliz), kadin bir seyler anlatirkin bir yerlerden eneteresan sesler gelmeye baslar. Millet sesin kaynagini 1-2 saniye aradiktan sonra, siniftaki kizlardan birisi goze carpar. Kizin agzinda bembeyaz bir sivi, butun ustune bulasmis, elleriyle yere dusmesini engelliyor. Biz sinifca yarildik zaten, kiz da tuvalete kostu hemen, hoca da olaya fransiz kaldi...
Biz hala yarilirken kiz iceri girdi ve "tipeksin arkasini isiriyordum, birden bire agzima bosaliverdi" dedi... Tam da hoca sinifi zar zor susturmustu, millet yine yarildi, dersin sonun kadar suratlar kipkirmizi gulduk...
birgün ben ve bir arkadaşım cafede oturan diğer arkadaşların yanına gidiyoruz. girdik arkadaşların yanına ben selamun aleyküm dedim, yanımda benle gelen arkadaşta aleyküm selam dedi ya. o an gülme krizine girdim işte.
günah, sevap ikileminde kalan arkadaşa sorulan:
- bir kız gelip önünde açsa s.ker misin ?
+ hayır sikmem ama sürterim. cevabının alınması yeterince yarmıştır..
-çocuk: "bakkal amca sen neden hep küçük yumurta veriyon?"
-bakkal: taşıması kolay olsun diye (nihahaha)
...
- hey! parayi eksik vermişin çocuk!
- sayması kolay olsun diye amca! (nihahahahahaha)
lise 1 de kimya sınavındayım. bütün soruları yapmışım, sadece bir elementin okunuşunu yapamadım unutmuşum. ulan bu defa 100 alcam diyodum kopya çekeyim bari dedim. arkadaşa sordum xe nasıl okunuyolan mal halen aklıma gelmiyo,ne dediyse artık yaptım ve sınav açıklandı 98 almışım. üzerine bide hoca olum bütün hepsini yapmışında en basitinimi yapamadın dedi.sınıf durumu biliyor tabi. hoca bütün sınıfı susturdu ve durumu öğrendi.
öğrenmez olaydı bide hocayla koptular bütün sınıf.
2006 senesinde a2 ehliyeti direksiyon sınavı için (motosiklet yani) sabahın 8'inde, nato yolunda sınava gireceklerle beraber beklemekteyiz. sınav yerinde hem b ehliyeti, hem de a2 için sınava girecek sürücü adayları var, aynı güne denk gelmiş. sınav öncesi deneme yapsınlar diye sürücü kursu bir motor getirmiş, ben de aldım bi tur attım getirdim. buraya kadar enteresan bir durum yok.
sürücü kursu çalışanı 'deneme yapmayan var mı?' dedi, çocuun biri de 'ben yapmadım' dedi. bindi motora gazı köklemesiyle 3 metre ilerdeki 4x4'e girmesi bir oldu.
kalabalık toplandı çocuğun başına, biri 'arkadaş noldu sana hayırdır sen motor sürmeyi bilmiyor musun' dedi, çocuk da 'ya ben b için geldim.'
osmangazi üniversitesi kampüsünde mühendislik fakültelerinin bulunduğu civardayım. o kadar ebesinin şeyindeki kaybolmuştum sanırım. yolda gördüğüm kadına '' pardon , dekanlık nerede ? ''diye sordum. kadın da oraya gidiyormuş tesadüfen , eh yol da uzun sayılır ve uzayan yolla birlikte sohbet koyulaşır. yolun sonunda kadın dekan olduğunu itiraf eder , ben de bu itiraftan sonra şaşkınlığımı kontrol altına alamayıp , '' aaa merhaba , tanıyamadım ehe öhöm .... '' der hızla uzaklaşırım.
işyerindeki emine ablanın gözümüzün önünde hapşırırken takma dişlerinin ağzından masaya fırlaması ve 'bıktım artık, gideyim de aşağıdaki ayakkabı tamircisine yapıştırtayım şunları' diyerek bozuntuya vermemesi...*
aksam evde televizyon acik halde muhabbet edilmektedir. kumandayi ele geciren babam zap yaparken hulki cevizoglu nun tartisma programina denk gelinir. peder bey dalgin bi tavirla, " ceviz kabukoglu degil mi lan bu? diye sorar.15 saniye sonra algilayan bunyeler hep beraber krize girer.
yeni türkü konseri ve yanıma gelen apaçi: hacı kafa sallayak mı?
ben: hayır niye?
apaçi: sen rokçu (rock değil rok) değil misin?
ben: nerden çıkardın?
apaçi: saçlar uzun.
kurtarıcı: gel gardaş ben sallarım senle kafa.
- aga Bursa'da deprem mi oldu ya?
- bilmiyorum kardeşim ben kıraathanedeydim
- sende haklısın deprem kıraathaneleri etkilemiyor
- valla biz hissetmdik
- tamam hacı ben anladım neyse sen devam et.