yaran olaylar

entry2145 galeri89
    1418.
  1. dün arkadaşımın yaşadığı durumdur. parası kalmadığından, dolar bozdurmak istemişti ama saat geç olduğundan bozduramamıştı. eh artık ne yapalım moduna girmişken; dilenci geldi. arkadaş dilenciye teklifte bulundu. abi sana ben dolar versem, sende bana onu bozsan ? sigara alsam gidip, ne dersin ? dedi. normalde dilencinin arkadaşıma 9tl falan vermesi lazımken, dilenci durmaksızın 6tl vereyim; mendilde alırsın hem. deyip durdu.

    +9 ver abi
    -6 vereyim abi
    +8 ver hadi abi
    -6 vereyim 6
    şeklinde yaklaşık 5 dakika inatlaşmalar sonucu; abi elimize birer mendil tutuşturup; arkadaşıma da 6tl verip kaçtı hemencik oradan.
    evet sigara uğruna; arkadaşım çok güzel kazıklandı.
    abinin bu başarısını tebrik ederim tee buralardan.
    1 ...
  2. 1419.
  3. yaşanmış olaydır;

    türkmenistan lı bir arkadaş memleketine giderken rakı götürür yanında orada tanıtmak için. eve gelir hoş beş ten sonra rakıyı gösterir babasına; ''sana aldım akşam beraber içeriz'' der. bizim arkadaş diğer arkadaşların ziyaret etmek için evden çıkar.

    akşam olur bizim arkadaş evine dönmek için yola çıkar sokağın başına gelince evinin önünde ambulanslar olduğunu görür koşa koşa evin önüne gider ve manzara korkunçtur; babası ve babasının bir arkadaşı sedyeyle ambulansa bindirilmekte annesi de ağlamakta ve sinir krizleri geçirmekte.

    meğersem bizim arkadaş evden çıktıktan sonra babasının arkadaşı eve gelir ve rakıyı görür hadi şunu içelim der ve iki adam bir büyüğü su katmadan içer. sonrası da malum.

    arkadaşın babasının içkiyi bıraktığı gün olmuştur o gün aynı zamanda.
    4 ...
  4. 1420.
  5. dolmuş, yine dolmuş durumdadır ve ayakta müşteri almaya devam etmektedir. sen otururken ayakta durması ayıp olacak bir amcaya yer vermek için oturulan koltuktan kalkıldığı anda, o güneş gözlüklü teyzenin kartal gibi bir anda boş koltuğa uçarak konması ile sonuçlanan durum yaşanmıştır. teyze kaba tabirle biraz kokoş, biraz ukala ve biraz gıcık sıfatlarına da uygun bir dış görünüşe sahiptir. kendisine 'pardon efendim ben size değil de daha muhtaç durumda olan en azından öyle görünen amcaya yer vermiştim' denir. kadın kahramanın gözlükleri sol eli yardımı ile biraz aşağı doğu iner ve buruşukluklar içerisindeki gözleri ortaya çıkar. kendisinin yaşlı amcadan çok daha fazla ihtiyacı olduğu iması ile 'özür dilerim, siz oturun tabiki' denir. eminsinizdir ki torunu varsa o kadının, kendisine anane ya da babane bile dedirtmeyecek o kıvamdaki teyze o anda istemeden de olsa kadın yerin dibine sokulur. dolmuştaki diğer yolcuların da konuşmaları duyması ve son kelime ile gülmesi nedeniyle hanımefendi daha fazla dolmuş ile seyahat edemeden kendi isteğiyle araçtan iner ve koltuk gerçek sahibine amcaya verilir.
    1 ...
  6. 1421.
  7. gece sesten arınmak için kullanılan 2. yastığın, yatagın yanıbaşındaki sehpaya geçmesi ve senin de o yastığın üzerinde uyanman.
    0 ...
  8. 1422.
  9. ortamda keyf verici madde tüketilirken yaşanmış olaydır.

    yaşadığımız ev 4 katlı en alt kat masa tenisi için ayrılmış ve biz en üst kattayız mutfak 1. katta. inanılmaz derecede şekerim düşmüş, aşeriyorum.

    -ali, veli. ben bi mutfaktan nutellayı alayımda yiyeyim.
    +tamam kardeşim (hecelere dahi bölemeden)

    aşağıya inerken merdivenden salonda (mutfak salona tam paralel) iki tane adam gördüm.
    hiç tepki vermedim. adamlar bana bakıyo ben onlara bakıyorum. ulan diyorum hırsız olsa bu kadar rahat olamazlar. galiba halisünasyonlar görüyorum dedim ve yukarı çıktım.

    -ali, veli. olm aşağıda 2 tane sap var tanımıyorum. bi bakın.

    aşağıya inerler. 4 kişiyiz. hepside aynı insanları görüyo. adamlar o kadar rahatlarki bizi görüyolar hiç umurlarında değil. dedim;

    -abi iyi akşamlar evi soymak için geldiyseniz değerli eşyalar yukardaki katlarda *
    (kafam o kadar güzel)
    +ııı, şeyyy. biz 1 günlük yatılı kalmaya geldik keyfinizi bozmayın gençler.
    -hırsız gördümde yatılı görmedim * tamam rahatınıza bakın abi.

    dedim ve 4ümüzde mutfağa geçtik. kendi aramızda karar vermeye çalışıyoruz. kim bu adamlar ? neden bu kadar rahatlar ? kafayı mı yedik ? bu arada gülme krizi geçiriyoruz.

    sonra öğrendikki ev arkadaşı amcasıyla babasını yatılı bizim eve taşımış. bizim haberimiz dahi yok. kafamız güzel. bu da böyle bi anıdır.
    3 ...
  10. 1423.
  11. Yurda yeni bir arkadaş gelmiştir. Topluca muhabbet edilir. Bu sırada bir kerede en az 10 kere hapşurabilen arkadaşımız odaya gelir ve başlar hapşurmaya..

    Yeni arkadaş: +
    hapşuran arkadaş: -
    biz: =

    + evet işte bizde ordaydık.
    - ah ih oh huh... (hapşururken böyle sesler çıkarıyo)
    + ne oluyo?
    - hah huh hapşu...
    = o öyle hapşuruyo ya.
    + ölür bu ya böyle.

    çok yaşa gibi cümle beklediği için;

    - hep beraber!
    3 ...
  12. 1424.
  13. netten on numara bi hatun saatler süren bir uğraş sonunda buluşmaya ikna edilir. hatun kişi telefon numarası ister. sakata gelmemek adına numaralar bitişik bile yazılmaz.

    05XX XXX XX 31 ...

    enter tuşuna bastığın esnada aklına gelen 31 rakamına atanmış smily saatler süren uğraşı anında bitirir.
    4 ...
  14. 1425.
  15. 1426.
  16. bu sabah işe gitmek için evden çıktıgımda kapının önünde duran arabaların hepsinde şu yazı yazıyordu;
    (bkz: beni yıka)
    (bkz: nihat oto yıkama)

    akabinde malum oto yıkama yolumun üstündeydi. ordan geçerken çalışan personelin patronlarına "abi bu caddenin hepsi tamam" biz öbür caddelere gidiyoruz demesi.

    (bkz: reklamın iyisi kötüsü olmaz)
    3 ...
  17. 1427.
  18. 1960'lı yıllarda elazığ'da yaşandığı rivayet edilen olay:

    Elazığ akıll hastanesi'nden her nasılsa 423 akıl hastası kaçar ve elazığ'ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. o zamanın ünlü doktoru mutebet yazıcı hastanenin başhekimidir. "doktor bey ne yapalım?" diye akıl danışırlar. mutebet bey personeline; "bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin!" der.

    doktor önde birkaç personeli arkasında düt düt diye trencilik oynayarak elazığ'ı dolaşırlar. bütün deliler bu kuyruğa girerek vagon olurlar. hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir...
    5 ...
  19. 1428.
  20. yıl 2005'ti. selçuk üniversitesi gazetecilik bölümü öğrencisiydim. 2. sınıfta okuyordum ve konya'nın en taşaklı yerel televizyonu olan kontv'de kameraman-muhabir olarak herhangi bir ücret almadan çalışıyordum hani işi mutfağında öğreneyim diye. staj demiyorum çünkü haftanın 5 günü okul yerine kanala gidiyor bazen özel haber yapıyordum bazen de gündemi takip ediyordum. herneyse işte bu kontv'de birkaç hafta diğer muhabirlerle dışarı çıktıktan sonra artık tek başıma haber yapmaya başlayacaktım. hiç unutmam ilk haberim kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemenin sağlığa zararları üzerineydi (evet çok sıkıcı bir konu, kimse mükemmel değildir). önce özel selçuklu hastanesi'nde uzman bir doktorla konuyla ilgili kısa bir röportaj yaptım sonra haberde kullanmak için biraz detay görüntü almak üzere form'a, alaaddin tepesi'ne falan gittim. neyse işte haberi yaptım ve akşam haberlerini kanalda izledikten sonra (hiçbir muhabir haberlerin başlamasını beklemez çıkardı sadece ben haberimi tvde görebilmek için kalırdım) yurda doğru yola çıktım. yazır'daki yurduma kadar uzun yolum olduğu için hep mp3'ümü yanıma alırdım. he o sıralar mp3'ler de yeni yeni popüler olan acayip bi icattı, 128 mb'lık bir tane vardı bende. şöyle bir şey http://www.idealfiyatrehb...ayer_minton_3023_4872.jpg

    bu kadar saçma detaydan sonra asıl olaya geliyorum. neyse yurda geldim oldukça yorgunum tabi asansöre bindim kulağımda kulaklık albümü geçen sene (2004) çıkmış mor ve ötesi'ni dinliyorum. bangır bangır seniii araaaar seni soraaar sevda çiçeği falan. asansöre benimle birlikte binen kantinci çocuk kulaklığımı çıkardı ve "bugün radyoda dinledim kulaklıkla müzik dinlemek işitme kaybına neden oluyormuş" dedi. elbette dinlediği radyo kontv ile aynı grupta olan ve haberlerini kontv haber merkezinden alan konya fm'di. özetle benim yaptığım haberi bana anlatıyordu. yarılmadım, gülmedim de sadece gecenin köründe birden aklıma geldi yazacak başka başlık da gelmedi aklıma. buraya kadar okuyanlara bir sürprizim var; objebi top.
    5 ...
  21. 1429.
  22. 1430.
  23. ...Yozgatlı kadın çocuğuna tarlada yemek hazırlar. Sütün kokusunu alan yılan sütten içerken, çocuk kaşıkla yılanın kafasına vurur ve der ki:
    "EKMANEN YE, EKMANEN"... *
    4 ...
  24. 1431.
  25. Patron Sekretere : Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan. Sekreter kocasını arar :
    Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.
    Kocası sevgilisini arar :
    Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.
    Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar :
    Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.
    Minik çocuk Dedesini arar :
    Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.
    Dede (1.bölümdeki patron olur) sekreterini arar:
    Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
    Sekreter kocasını arar :
    Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
    Koca sevgilisini arar :
    Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.
    Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar:
    Bu hafta sana ders verebileceğim. işlerim iptal oldu.
    Minik çocuk Dedesini arar :
    Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.
    Dede sekreterini arar :
    Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap...
    6 ...
  26. 1432.
  27. ilkokuldayken burun akar. akan burun bir defter kağıdına iyicene silinir ve sınıfın çöp kovasına atılır.

    keçeli kalem kullanan öğretmen, kalemine mürekkep ekler ve akan mürekkebi silmek için çöpten bir kağıt alır. öğretmen, mürekkebi silerken acı gerçekle karşılaşır.

    (bkz: ilkokuldayken öğretmenlere verilen ayarlar)

    öğretmen çok sinirlenir ve sınıfa birkaç kere bu kağıdı kim attı diye sorar. cevap alamayınca sınıfı sıra dayağına çekmeye başlar. sıra burun akıntısı ve gelişen olaylara şahit olan çocuğa gelince çocuk sopanın korkusundan öğretmenine öter ve burnu akan şahıs köteği yer.

    (bkz: ilkokuldayken öğretmenlerin verdiği ayarlar)
    2 ...
  28. 1433.
  29. üniv. hocası çok ters bir adamdır. sınıfın %90'ı kalır. sınıf karar alır...hocanın annesini ziyarete gidecekler ve durumu arz edeceklerdir. giderler ve anlatırlar. teyze senin oğlun böyle böyle...bize çok çile çektiriyor. kadın başlar ağlamaya. "benim oğlum mu yapıyor bunları vs vs"...
    bunu öğrenen hoca ertesi hafta o sınıfın dersine girince söze başlar:
    "annemin yanına gidip beni anlatmışsınız doğru mu?" "doğru hocam"
    "kadın 'benim oğlum mu yaptı bunları' deyip deyip ağlamış. doğru mu?" "doğru hocam"
    "siz benim anamı ağlattınız, ben de sizin ananızı ağlatmazsam..."
    4 ...
  30. 1434.
  31. dün gece bir eğlence mekanının kapısında sigara ihtiyacımı görüyorum. çok gürültülü bi mekan. içerden çıkan bir delikanlının telefon görüşmesine şahit oldum;

    - alo,aloo,alooo kimsin? hee saol ya dostlar sağolsun, öldü işte, napcan? hadi eywallah.

    sonra bana dönüp, '326 nerenin koduydu yaa bilader?' dedi. afalladım, adeta kendimden geçtim. memleketteki bu tarz genç bünyeleri gördükçe içimi böyle anlamsız bır duygu kaplıyor.
    2 ...
  32. 1435.
  33. Bakkala gelip bi sabah bi aksam alabilir miyim diyen kadına bakkalın hanımefendi size bi posta yeter demesi.
    3 ...
  34. 1436.
  35. kafanın güzelliği ve ortamın rahat olmasından dolayı orji akarken, ev sahibi gay arkadaşın partneriyle beraber bizi izleyip, gülüp "seni ben ellerin olsun diye mi sevdim" şarkısını açması, sevişirken şarkıya eşlik eden bir densizin çıkması ve gülmekten sevişememek. allahım ne kafalar asdjklakjda
    1 ...
  36. 1437.
  37. aynı bölümden dört kız arkadaş arasında geçmektedir.
    döküm dersinden çıkıp hiç bir şekilde derse gitmeyen anarşist arkadaşın yanına gidilir. kahvaltı hazırlanır öglenin ikisinde.
    ve dört kadın da kilolarından hazzetmemektedir ve yazın beraber tatile gitmeyi planlamaktadır.

    anarşist: kızım çadır kurarız öyle otele mal gibi para verilmez soygun o iş.
    prenses: yaa ama böcek olur börtü olur otele gidelim beş yıldızlı olmasa da olur ne olcak ya.
    anarşist: he amına koyım para sıçıyoruz zaten saçmalama kızım otostopla gideriz işte.
    martenzit: ya ben otostop çekmem korkarım.
    defna: olum otostopçulardan korkuyo millet derdiniz bu olsun hayret bi şey ya. çadır kampı işine tamamım ben.
    prenses: ben degilim. böcek olur börtü olur. kaşımız bıyıgımız çıksa ne yaparız neyle alırız?
    anarşist: dört aydır almıyorum çok rahatım.
    martenzit: igrençsin umo!
    defna: konuyu dagıtmayın lan. tatile gidek işte. yaz okulundan hemen önce.
    anarşist: vay amına koyım okul gene uzadı ya bak.
    martenzit: ama kilo vermek lazım denize girerken şimdi. *
    defna: bence dönüşümlü girelim denize.
    martenzit: he denizi taşırmayalım di mi hahaha.
    prenses: benim yüzüm güzel aslında şey olsa kilo versem çok güzel olcam da yüzüm çok güzel işte. *
    anarşist: he amına koyım. girelim böyle denize. ne kilo vercem kızım. tahtaya am çakmışlar kadın olmuş mu desinler. iyiyiz böyle.
    defna: ulan umo! ertesi gün haberlerdeyiz mk. dört balinaaaa
    prenses: KIYIYAAAA VURDUUUUUU!!!!!! (tam bu esnada düşer. ve önünde masada duran manikür suyunun içine kafası girer.)

    (gülüşmeler)

    not: şimdi anlatınca komik olmadı da o zaman şeydi, komikti.hı hım. evet.
    edit: imla.
    0 ...
  38. 1438.
  39. bir kamu kurumunda iki bayan ziyaretçi tarafından çıkarılan bir sorun sebebiyle güvenlik görevlileri ve o iki bayan tartışırken onları dışarı çıkarmaya çalışan bir polis vardır. başka bir noktada nöbet tutan güvenlik görevlisinin kameradan olayı izleyip sonra arkadaşına msj atar: malkoç o kızlar kim ya burda aletimin sertleştiğini hissettim demesi.
    0 ...
  40. 1439.
  41. bir defasında yıllar önce arkadaşlık temalı bir siteye üye olmuştum ve kullanıcılar ilan veriyorlardı ki bir ilan beni yarmıştı resmen, aynen aktarıyorum.

    --spoiler--
    Agzima sicmak isteyen 38 yaşını gecmemis, sisman ve kel olmayan erkekler ariyorum. Pasifim, agzima sicmaniz sartiyla sakso cekip dölünüzü de yutarim. Yeter ki beni tuvaletiniz yapin.

    Ilgilenenler eklesin lütfen:
    --spoiler--
    4 ...
  42. 1440.
  43. 1441.
  44. Okulda müdür yardımcısının konuşma yaparken öğrencilerden biri dikkatini çeker.Öğrenci diğer arkadaşının ağzına simit parçası vermektedir ve müdür yardımcısı ;
    -'Oğlum arkadaşının ağzına ne veriyorsun?' der.Ve okul öğrencileri kopmuştur.
    2 ...
  45. 1442.
© 2026 uludağ sözlük