ben çocukken otobüse büs-bus tarzı bir şey diyormuşum.
akraba da, anneme ... Teyze bunun çok güzel ingilizcesi olur demiş... Annem anlatıyor, ingilizceden gram anlamam.
beni yarıyor.
aklıma geldikçe krize giriyorum. izlemedim dedim. oysa izlemiştim soru soracak diye izlemedim dedim. peki dedi kapandı konu. kepenk kapanır gibi aynı. bakkalcı rasim abi de cuma günü saat 1 de kapıyor. cumaya gitmek farz. cumaya gidelim.
benim değil ablamın başına gelmiş bir olay. ablam derste hacivat karagözü anlatmış. birde filmini izleteyim demiş. başrolde malumunuz beyazıt öztürk ve haluk bilginer var. Her neyse siniftada bir çocuk var tam bir zulüm. ne dersle ne okulla alakalı olan bir eleman. Film izlerken ablamı o kadar sinir etmiş ki aralarında şöyle bir diyolog geçmiş.
eleman:hocam hacivatla karagöz yaşıyor mu?
ablam:(soruya sinirlenir) evet çocuğum ankara da yaşıyorlar.
eleman: allah allah hacivat çokta beyaza benziyor!!
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1016087/+
Bu fotoğrafı da atıp, ayna da fotoğraf çekilmenin mucidiyim demiştim.
Buna da bayağı gülündü...
patent alsaydım asansör piyasası durarmış.
Teknolojiye yön verdim be ! Gülücük smiley...
Ev arkadaşımın telefonu çalar. Bu arada amcası devamlı kıza şakalar yapar telefonda.
+ Alo Melis Hanım'la mı görüşüyorum ?
- Siz kim olmamı isterdiniz ?
+ Melis Hanım siz misiniz ?
- istersen Melis olabilirim
+ Melis Hanım bakın ben tırı vırı apartmanın güvenliğiyim adım Emin.
- Amca sen değil misin ? Pardon ben anlayamadım
+ Ben apartmanınızın güvenliğiyim, Her daireyi aramam söylendi şikayetiniz var mı diye.
- Şey pardon ben şaka sandım, yok iyi akşamlar. Kanka bu adam beni yakaladığında siker bak söyliyim. Bundan sonra bokunu yiyim çöpleri sen ver!