Bir arkadaşımla whatsapptan yazışıyoruz. O sırada daha önce benim de tanıştığım yeğeni yanında telefona bakıyor. Ufaklık benim iki adım olduğunu görünce şaşırıyor ve diyor ki;
- biri göbek adı di mi? Tabi o göbeğe bi isim vermek gerekirdi.
40 yasinda olan anneme, sevgilisinden bayram mesaji gelir, mesaj icerigi soyledir: " bayramin kutlu olsun bitanemmm:*:*:*"
N: natalie
K: kardesim
N: ramazan, anneme mesaj gelmis yavuklusundan sfshafafagd.
K: ne yazmis?
N: bayramin kutlu olsun bitanem demis ahahahh.
K: buna bile birtanem diyen var, bize yok mk *
-------
Not: bunun kadar melankolik adam ne gordum ne tanidim cocuk 18 inde solmus mk.
Telefona baktım yabancı bir numara aramış, hemen geri aradım.
dıııttt. dııııttt. dıııtttt..
- Efendim.
+ Merhaba beni aramışsınız kiminle görüşüyorum.
- Evet rainheart ile mi görüşüyorum.
+ Benim buyrun.
- Ben sizi iş başvurusu yaptığınız x firmasından arıyorum.
+ Tamam peki.
- Tamam.
+ Saolun.
Ulan ne olduğunu hiç anlamadım olay böyle saçma sapan şekilde cereyan etti, telefon kapanınca şimdi bu neydi diyerek o şokla herifi geri aradım. Adam güldü tamam peki deyince işi düşünmediğinizi zannettim falan dedi, görüştüm girdim sora.
Amcam, babam, ben, ablam, babannem, kuzenim ve onun kardeşi küçük kuzenim kırdayız. Küçük kuzenim bir çapa görür.
Küçük kuzenim: (yerdeki çapanın ucuna basarak) çizgi filmlerde böyle oluyordu. (Örneğin tom jerryi kovalarken çapanın ucuna bastığında alnına vurup sersemleşmesi)
Ben: yapma derken:
Hep bir ağızdan: hahahahahahah...
Küçük kuzenim: (kafasına darbe yiyen) gülmeyin, gülmeyin!
Baba tarafı çok disiplinli ve otoriter olmakla beraber babam ve amcamlar bile hala dedemin yanında bacak bacak üstüne bile atamazlar. Hatta çocukken ben ve kuzenlerim dede evine gitmeden kenara çekilip sıkı bir uyarı ve ahlak dersine sokulurduk. Neyse bir decade önceden ben kuzenimle oturma odasında yalnızken ona okuduğum bir kitabı ve içindeki bir diyaloğu anlatıyorum ve o diyaloğun içinde çocuk adama şöyle bir soru yöneltir:
"X Amca sende prostat var di mi ehehehe?"
Ve tam bu esnada arkadan aynı isme sahip dedemin "Evet oğlum... Evet." lafını duymamızla beraber ikimizde kendimizi gülmekten yerde buluruz. Tabi sonra 3 gün boyunca kuzenle tekrar tekrar olayı dedeme açıkladık ve dedeye karşı kazara yapılmış bir saygısızlığın da önüne geçmiş olduk.
yer piknik alanı, elemanın biri teknik bir problemi çözüyor. ya sen de olmasan varya diyorum. başka bir eleman cümleyi tamamlıyor dünya daha yaşanır daha temiz bir dünya olurdu diye.
Arkadaşların biletleri var ve konsere Gideceğiz diye hava atarlar fakat durum farklı gelişir.
Yabancı bir ülkeden gelmiş pilot abimiz: salva why don't we go concert tonight with them
Salva: we couldn't haven't got any ticket.
P:so we could buy.
S: no we couldn't it's complicate bla bla bla...
Konser alanına gidilir ve sıraya girilir elde ne bilet var ne birşey soruyorum ne yapacağız diye cevap yok. Ve sonunda sıra gelir.
Çalışan çocuk:iyi akşamları efendim biletlerinizi görebilir miyim?
P:what? Sorry salvatio what did he say?
S:I don't know I guess he wants money for tickets.
Çalışan çocuk: bilet diyorum bilet? (bağırarak)
P: I'm sorry I don't understand you bro what does it mean bbilat bilat?
Çocuk elindeki kağıdı sallar; bilet bilet bu bak bu biileeet
P: aaaa okay bilat bilat... What is he talking about salva?
S: he wants to check our tickets which we hasn't.
Para uzatılır kuyruk durumundan sonunda çocuk vazgeçer ve ; geçin lan geçin.
içeri girilir.
P: why don't you speak Turkish with him?
S:If I did they're kick our ass out.
P:haha you're genus.
Konser sonrası geri dönülür ve arkadaşlara konser sorulur.
Biletli olarak girememiş oldukları öğrenilir.
Beyaz eşya acentesinin sahibi hacıdır.
Bir adet no frost buzdolabı alınır senetle.
Fiyat 3.200 liradır.
Seçimden sonra gelecek dolap.
Fiyat bi arkadaşa 2.900 lira denir.
O bi arkadaşın babası der ki, seçimden sonraya kaldı diye 300 liralık farkı ona yorar.
O bi arkadaşın annesi de ;"ben öyle yapacak hacının sakalını sikerim" der.