- Başkanlık sistemi hakkında peki düşüncelerin nedir?
+ Ban ka ba baam. Nasıl?
- Başkanlık hakkında düşünceleriniz.
+ Başkanlık maşkanlık anlamam da Ankara dikkat etsin hareketlerine. Ben genelkurmay Cumhurbaşkanı başkanınızım. Türkiye cumhuriyetinin hemde Amerika nın pırezınt pırezınınım. Dikkat et ayağını denk al. Süleyman Demirel de*!? yemin ederim yetmiş milyon kişiyi vurucam. Namuzsuz evladıyım devrim ihtilal dinlemem. La yeter ya askeri politikayla ne oynuyorsun. Tutukla hepsini gitsin bitsin. 33 000 1 in kendisiyim TBMM 01 ara beni bul! Ankara beni bulsun. Yarın öbür gün hazine açıldığında bulamadığında canını yakarım.
karşı daireyi kiralamak için gelen kadının teki evdekileri bulamayınca bilgi edinmek için bizim zili çalar. tabi kapıyı açan nenega kişisinin derdi kiralık ev hakkında yardımcı olmak falan değildir...
"...ula bağa bak çok guzel kizsun sen bekar misun?"
"evet teyze bekarım, mimarlık bürosu açacağız da onun için bu daire..."
"tağam tağam oni poşver şimdi. du bizum torini çağurayum da bi görsun seni. ulaaa Sereniiiiiiittyyy!!!! hağuriya pak sağa bi kiz buldum taş gibidu!!! nereyesuuun?!!!"
"Efendim!!??? işim var..."(bütün konuşmayı duyarım ama gidersem yerin dibine gireceğim için yerimden kalkmam)
bir yaz günü saçları rastalı, sakalları örülü ve kolları dövme kaplı bir arkadaşımla tünel civarında dolanırken cezerye, mesir, lokum ve envai çeşit şekerleme satan yaşlı bir amca yanımıza yaklaşır ve arkadaşla konuşmaya başlar...
"ister misiniz, bakın ne de güzel şeylerim var."
"yok amca sağ ol..."
"niye ha? çocuklar mı yer yoksa bunları, onu mu demek istiyon?"
"hayır amca öyle bir şey demedim. şimdi bu sıcak havada böyle şeyleri yersek düz duvara tırmanırız falan, hehe aman diyeyim."
"ne duvarı beeaa! ortalık karı gız kaynıyo görmüyon mu? al birini, çek bi köşeye, hallediver. sen işini gör ben de para kazanayım!"
"ne saçmalıyorsun sen be ihtiyar, hayvan mı var karşında ha? köpek miyiz biz!!!"
Bu başlıktakiler altında ne kadar yarar bilmem ama;
3 arkadaş kampüsdeki kahvecide oturuyoruz, bir an konu galiba sinema biletinden telefon hatlarına geldi. Sorduk 2si de Turkcell kullanıyormuş, sonra tabi onlar bana sordu. Şimdi geçiş dönemlerinde marka isimleri karıştırılır o normal,(ki bu geçiş gerçekleşeli de 1 yılı geçti yanılmıyorsam) bakınız ki dilin de kemiği yok, ağzımdan bir an için Aria kelimesi çıkınca ikisi de bi 4-5 saniye dumur oldu ardından Aria ne olum ya çığlıkları ile gülmeye başladılar. Şu an kendimi Hasan Mezarcı gibi hissediyorum evet...*
Asure- Mert, bak dünyanın en pahalı pembe elmasını rekor fiyata satmışlar.
Mert (çok dalgın proje dağıtımı yapıyor aklı yarım yamalak bende)- Hadi ya kaça satmışlar?
Asure - 17 milyon dolar diyorlar lan. 17 milyon doların olacak ve gidip böyle bir şey alacaksın.
Mert - Doğru söylüyorsun kanka bir pembe elma bu kadar eder mi? Küçükken köyde yerlere düşüyodu da kimse bakmıyodu.
Asure - lan salak olm elma değil elmas (yerlerde).
double cross walking dead izlemekte, arkadaşı ise aynı odada telefonunda oyun oynamaktadır.
a (başını telefondan kaldırmadan): bunda oynayan karı da çok tatlı ha
dc: hangisi lan?
a: hani japon yapıştırıyordu ya, supernatural'da da oynuyordu.
dc: hgsfrt
-Mahmut nerede?
-S*ktim öldü.
-Ne?
- Şağa şağa ölmedi. Ama s*ktim.(kadın korkarak adamın yüzüne bakar ve sonra adam -Şağa şağa hepsi şağa. Dışarıdaydı gelir birazdan) Çok iyi repliktir. https://www.youtube.com/watch?v=wHmMWiiyt54
bir yarışma programı vardı. iki yarışmacı (aynı takımdan) karşı karşıya geçer. önlerinde bir ekran. birisinin ekranında bir yazı belirir(tabunun reyting amaçlı hali), o yazıyı karşısındakine tarif eder, diğeri bulmaya çalışır falan. yazı belirdi: newton. adam dedi ki:
Geçen bir kahvenin önünden geçerken tesadüfen denk geldiğim diyalog;
+ ya kardeşim şimdi evet gelse ne olacak hayır gelse ne olacak yine olan halka olacak sandık başına git git yorulduk yeter artık.
- yav gardeş eh o zaman sende evet ver bu sıkıntın da bitsin milletin sıkıntısı da.
+ ya abi şimdi neden evet verince sıkıntı gidiyor? Bunu bana bir açıkla.
- kardeşim şimdi ah parti iktidara gelmeden önce ehonomi hiç böylemiydi bak ah parti geldi ehonomiyi düzeltti.
Ardından kahvedeki bütün herkesten kahkahalar kopulur.
- aslında erkek ve kadını farklı kılan tek şey yedinci haftada maruz kalınan androjen. Androjenle erkeğe yöneliyor gelişim. Napıyo bu androjen? düz mantık oluyosun işte. Sonra yuvarlak şeylere ilgi artışı oluyor.
marketten çıktım evime doğru yürüyorum. ışıkta fenerbahçe formalı iki genç bekliyor. o arada eski kasa doğan sahibi abimiz durdu ve gençlere yol verdi. tam bu sırada şu konuşma geçti aralarında.
doğan sahibi abi : gençler fener şampiyon oldu mu?
gençler : he oldu abi.
dsa: adamsınız lan.
g: sağ ol abi
dsa : zenci naptı zenci. verdi mi ellerine?
g: hemde ne vermek abi boyunlarına bile doladı
dsa: aslansın zenci. hadi iyi geceler.
- bu ne?
+ viski. içcen mi? (yok oğlum haram falan denmesini bekliyor)
- ver içeyim.
+ ?! al..
- ohhh
+ hahhaha nasıl?
- içim açıldı.
+ yakıyo di mi?
- hı hı..
+ anne doğru söyle içiyon mu bizden gizli?
- yok oğlum ya ilk valla bu.
+ hiç öyle durmuyo valla..**
Bir gün rehberimdeki insanların whatsapp profil fotoğraflarına bakarken okuldan nişanlı bir arkadaşın fotoğrafını gördüm. Elinde uçan kalpli balon vardı, birden özendiğimi hissedip fotoğrafı konuşarak yanımda olan yurt arkadaşlarıma gösterdim.
+yaa baksanıza ne güzel balon
-kanka 5 lira onlar ben sana alıverem.
+ya ondan mı diyorum sanki, bu kız nişanlı
-olsun kanka, istersen isminin baş harfinden alayım.
Yarmayacak biliyorum ama bu benim dramım arkadaşlar. Belki drama gülesiniz gelir.