arkadaşım '' ya ben bugun fal baktırdım evlilik yaşım çok geçmiş'' falan dedi. 35 40 gibi evlenecekmiş ve epey üzülmüş. teselli bana düştü tabi. *
-olsun ya üzülme 35 olur 60 olur önemli olan hayırlı kısmet. *
+60 dedi yaa. 60 yaşımda huzrevinden hayırlı bi amca bulurum işte.beraber ölürüz. bari zengin olsun da mirası kalır.
-60 yasından sonra parayı napcan beeee
+tek taş alırım *
-ancak mezar taşı alırsın. *
not: artık arkadaş değiliz. *
- yavrum bakasana şu salatalıklar yerli mi benim gözler seçmiyor.
+ teyze gidip salatalıklara , ' nerelisiniz? ' diye mi sorayım? nerden bileyim ben yerli mi.
- piuuu utanmaz köpeğin dölü..
otele yeni giriş yapan balayı çifti resepsiyonu arar(sadece sıfırda resepsiyon var. ) :
b. ç. - biz 203 nolu odaya iki kahve istiyoruz.
r. e. - hemen yolluyorum efendim.
b. ç. - teşekkürler. kolay gelsin.
r. e. - sağolun. size de kolay gelsin.
konu mühendislerdir. yine büyükler akıl verircesine konuşmaktadırlar.
x:birinci adam y:ikinci adam b:ben
...
x: benim dıdımın dıdısı var. makine mühendisi işte o da. adanada hödö fabrikasında bilmem kaç bintl para kazanıyor.
b: tabi abi kendini geliştimekte zaten olay.
x: şimdi ar-ge ye geçti bilmem kaç bin daha eklendi maaşına.
y: arge de baya iyi bir şirket tabi ya.*
ar-ge lan o araştırma geliştirme. ortam ciddi olduğu için bozuntuya vermedim tabii ki. içten içe kahkahalar attım.*
babamla dün aramızda geçen diyalogtur.
ben-babacım gözlüğün çok güzelmiş,
babam:güzel olsun tabi o kadar para verdik.
ben;ne kadar ki?
babam:sekizyüz tl
ben;niye ki annemi adriana lima gibi mi gösteriyor,
babam:hayır anneni hiç göstermiyor..
konu: büyük bi kazan dairesi ısıtma sisteminde tesisata konulacak yüksek maliyetli makinelere gelen yüksek basınçlı su.
u: ya burda su çok basınçlı basınç düşürücü kullanılması gerekli.
m: sizce bi faydası olurmu dersiniz?
u: olmalı yoksa bu cihazların anası sikilir.
m: (ne söyleyeceğini bilemeyen fluarlı adam ağzını beş karış açmıştır ve bişey söylemek zorunda olsuğunu anlar) neden?
u: (gayet rahat bir uslupla) eee basınçtan.
m: (yaşlı ustadan beklemediği tümcelerle ters köşeye yatmış olan müşterinin ağzından sadece şu sözcük dökülür.) haklısınız...
- len çukko maçta mısın?
- (sefoturanboga) he maçtayım noldu?
- kaç kaç maç?
- (sefoturanboga) 1-1 aq. bi kıpırtı da yok gibi.
- kim yeniyo len onu soyle?
- (sefoturanboğa)1-1 işte çukko.
- kim yeniyoo layn soylesene.
jeton hala düşmeye çalışmaktadır ama ciddi meme yapmış ve sıkışmış durumdadır.
-aylar sonra bana teklif ettin ,artık ümidi kesmiştim hakan
-anca cesaretimi topladım
-bir 15 şubat günüydü,14 şubatta bekledim de halbuki
-evet 14 şubat da etmedim ,meslek sırrıdır sebebini söyleyemem
-pintisin hakan
m : kredi alacam ben. 60 ay vadeli 25bin lira. aylık gaş lira ödemesi var?
b : bakalım efendim... aylık X lira T ay ödemesi var. Bir de dosya masrafı Z lira.
m : Allasen Z lira dosya mı olur? gidek gırtasiyeden alak gelek gardaşım. sömürmeyin insanı.
b : ...
- ya kanka düşündüm de neden hiç kadın peygamber yok ?
- valla bilmiyorum ama google yazsana kadın peygamberler listesi falan diye belki vardır.
kadın peygamberler listesi ne lan yarım yarım yarmıştır.
kantinde bir arkadaşımla beraber ders arasında oturuyoruz ve yaklaşık bir haftadır kesiştiğim bir kızı net gören bir masadan kesişme seanslarına devam ediyoruz. arkadaşta bir yandan 'olum git artık ,konuş şu kızla' ben de cesaretimi bir türlü toparlayamıyorum. yani bariz bakışıyoruz buna emin olduğum halde ya kız şaşıysa bana bakmıyosa gibi komplo teorileri üretiyorum kafamda. en küçük bir redde tahamülümüz yok, sıfır kilometre üniversite öğrencisiyiz, gururumuz hafif sallansa mazallah, okulu bırakmaya kadar giderdi iş. okul küçük, herkes herkesi tanıyor, e birde yok klasikçisi yok musikicisi yok operacesı bildiğin sanatçsal ruhlar cemiyetindeniz.
biraz zaman geçti, 15 dk. kadar, ders vakti geldi kantin neredeyse boşaldı. fakat benimki kalkmadı.(ikinci paragrafta kız benim oldu nedense,bir de boşaldı, kalkmadı falan yanlış şeyler çağrıştırmasın,bana çağrıştırdı çünkü.)
yanımda ki arkadaşla diyaloğumuz başlıyor.
a-olm git konuşsana kız derse gitmedi.seni bekliyor.
b-ya dur biraz daha tenhalaşsın olum içersi. bu kalabalıkta gidip konuşamam.
a-olm saçmalama herkes derse gitti istersen kantinde ki çalışanlarıda dışarı çıkaralım.
b-tamam sen de git derse. ben konuşurum.
(kız bu arada önünde ki deftere bir şeyler karalar gibi yapıp göz ucuylada bizim masaya bakmaktadır)
a-sen o kızın masasına gidene kadar kalkmıycam bu masadan.
b-iyi sonsuza kadar otururuz burada o zaman.
a-olm bak git selam falan de,oturabilirmiyim de.
b-hmm... tamam olm üstüme gelme dur.hazır hissetmem lazım kendimi.
a-ya olm sanki evlenme teklif edicen yaa.verem oldum burda.tekme tokat gircem şimdi sana.
kafada bir dünya plan kurularak yerden kalkılır ve iki masa önde ki kızın masasına doğru yol alınmaya başlanır,fakat yolda o kadar çok senaryo düşünülür, işte ne diycem,nasıl durcam, nasıl bir tonda söyliycem sanırsınız solfej dersi sınavına gidiyorum.tam kızın masasının başında durup şu muhteşem soruyu soruverdim kıza.
b-girebilirmiyim???
k-ayılıpta gelseydin keşke!! der ve masadan kalkıp gider arkadaş arka masada yarılmış bir vaziyette acıyan gözlerle bana bakar ve ben kıpkırmızı rengimle dersin yolunu tutarım.
not;kızla iki gün sonra tanışmayı becerip iki sene gibi uzun sayılacak bir ilişki yaşamıştık. hatta bunun geyiğini bir süre sonra ikimiz arasında yapar olmuştum.
b -girebilirmiyim? (haihohuhahai)
k - bilmem,olur. (kihkihkihh)
jinekolog kocası olan ürolog kadın uzağı görmekte sorun yaşadığı yani miyop olduğundan lens almıştır ve olaylar gelişir.
anne: ne yazıyor oku bakayım
baba: bak şurayı da oku
anne: şurada ne diyor
baba: bak o kadının üstünde ne var
jine: yaa anne baba len bu lens uzağı gösteriyor. sizi duyan da gözüme optik zoom taktılar sanacak abartmayın.
ve babadan o güzel cümle gelir;
baba: hee göremiyorum parayı yine sokağa attık demiyor da laf cambazlığı yapıyor bana, ahh ahh nerede hata yaptık bu kızı büyütürken!