cebit bilişim fuarı için istanbula ilk defa geldiğimizde arkadaşımla eminönü nde balık ekmek yiyorduk
-vaaayy baksana lan ne acaip minare
+ne minaresi lan ne diyosun
-baksana şuraya
+galata kulesi lan o! yuh!
-one ki?
+öl öl yok birşey boşver.
öğle vakti büroda çalışırken, elektronik eşya satan bir pazarlamacı postunu büronun ortasına serip ürünlerini tanıtmaya başladı. Daha sonra patron ile aralarında geçen diyalog.
pzrlm: 10 mega piksel dijital fotoğraf makinası lazım mı abi?
patron: ya bana şey lazımdı. hani bu otomobilde şarz olan çakmaklı ampul gibi bişey.
pzrlm: yok valla abi.
patron: peki fotoğraf çeken flaş bellek var mı?
pzrlm: hıı. ondan da yok.
patron: hımmm neyse olsaydı alırdık.
pzrlm: neyse size kolay gesin abi.
patron: güle güle.
"Kemeriniz neden takılı değil hanfendi?" diyor çevirme esnasında trafik polisi, "Memur bey mesafe kısa ondan takmadım" cevabını veriyorum. "Azrail mesafeyi ölçmüyor ama" diyor. Polis beni göt ediyor cezayı paşa paşa yiyorum.
o: lisedeyken herkesin bi hayvandan türeme lakabı vardı. tahmin edin benimki neydi?
b: sincap (çok düşünmeden)
o: yok. dış görünüşle ilgili değil.
b: (kopuş) ("o" kendini yıllarca sincap'a benzetirmiş meğer)
site içi kişilerden oluşan bir paintball maçında yaşadığım olaydır hatırladıkça gülmekten yarılırım.
maç başlamadan önce arkadaşım büyük bir içtenlikle ve samimiyetle:
a:beyler puştluğa gerek yok lütfen delikanlı gibi vurulan oyundan çıksın...
herkes kabul ederek maç başlar ve bir müddet sonra ben vurulurum. o sırada da arkadaşım yanımdaydı ve aynı takımdaydık.
b:abi ben vuruldum çıkıyorum...
a:len a.k sil çabuk o boyayı sil sil sil sil!!! laaann! çabuk sil leke kalmasın!(alçak sesle ve telaşlı bir şekilde)
sevgilisinden ayrılan arkadaş teselli edilmektedir:
-geri gelicek o bak görürsün gelicek ühühühü
+ya kızım boşver ellini sallasan ellisi zaten söylemiyordum sana ama çirkindi o, hiç yakışmıyorsunuz.
-sensin çirkin ühühü
+peki !?!?
henüz üniversite zamanlarındayken bir grup arkadaşla akşam evde çilingir sofrası kurulması planları yapılmaktadır.
-abi sen de geliyosun bak, ne zamandır ekiyorsun bizi.
+olum ben içmem pek.
-siktir lan her hafta dışarıya çıkıyodun mekanlarda fink atıyodun.
+olum yemeye gidiyordum. içkiyle aram yok ama mezenin amına korum!!?!!
servisi beklerken yan tarafta şirket servisi bekleyen gruptan 1 kişi o anda yoldan geçmekte olan liseli hakkında konusur:
+aaa bak bu kız bizim ordan liseye gidiyo
-küçükmüş len daha
+sen onu bilmyo bir giyinsn 30 yaşında o *
edit:yarmasada güldürür gülmesenizde bi tebessüm sağlar heralde .
-arkadaşlar artık bende evleniyorum.(dünyada en son evleneceğini düşündüğüm öğretmen)
-(sınıf) höööönkkkk...gerçekten mi hocam?
-evet artık zamanı geldi.
-(sınıf) hayırlı olsun hocam kim o şanslı bayan?
-evleniyorum derken ev satın alıyorum çocuklar!
-sınıf pert!
Şimdi ben bankaya babamın ÜDS harcını yatırmaya gittim.Sıra bana geldi.
Görevli:Sıra sizin mi dedi?(Niye dedi anlamamışımdır hala)
Ben:Yok babamın dedim.(Sınav senin mi dediğini zannederek)Görevli de bir bozulma bir morarma başlayınca yanımdaki arkadaşıma döndüm.Deli gibi kahkahalar atıyordu.Sıra dedi,sınav değil, deyince benim jeton düştü.Görevliye yanlış anladığımı belirttim.O da gülmeye başladı.Arkadaşımla da bütün yol boyunca hafif bir tebessümle yürüdük.(Yaşamak lazım gençlikio zman anlarsınız nasıl komik geldiğini)
+patron, bunlar köpeğe harcananların faturası.
-ne harcaması olm.
+işte , mama , aşı vs toplam 250 lira.
-belamı lan bu , öldürün olm bu köpeği , zaten bir boka yaramıyor, daha da para mara vermem.