bir şehirler arası otobüs yolculuğu sırasında geçen diyalog:
o sırada otobüs kocaman bir fabrikanın yanından geçmektedir;
(- ben
+ kankam)
-kanka, baksana şimdi şu fabrikaya
+ne var olum?
-lan düşünsene kaç ton demir vardır burda. ama bir de şöyle düşün, bu kadar demiri kullanma hakkını onlara kim veriyor. ben de bu ülkede yaşıyorsam bu ülkede kaç ton demir varsa kişi başına bölüştürülmeli. adam benim demirimle zengin oluyor. en kötü durumda devlet ondan alıp bize vermeli. benim demir hakkımı böylesine gasp etmemeli.
+ulan saçmalamaya başladın gene. demirmiş. o kadar meraklıysan git ıspınak ye a.q
p: o degil de fenere ne caktılar lan ahaha
gs: haa nooldu o mac?
p: 2 - 1 aabi cok üzülüyorum bunlara bilemezsin.
gs: ben en cok guizaya üzülüyorum..
p: bende aslında.. cipimden mac izlerken guizaya bakıp aglıyorum o derece.
gs: bende baros gol atınca aglıyorum guiza neden atamıyo diye..
p: simdi ben bunu yaran diyaloglara yazarım aacı ama tüm feneğli**ler eksiler beni karmam düseer yaaagg.
gs: atın ölümü arpadan olsun lan.
p: eyvallah bro süphesiz ki karmasını düsünen bizden degildir zaten.
bu sabah oda arkadaşımın gördüğü rüyayı anlatmasıyla başlayan diyalog:
a- rüyasını anlatan arkadaş
b- diğer oda arkadaşı ve obsesifpolyanna olaraktan ben.
a- cok garip bi rüya gördüm.
biz- hayırdır? (herkes yeni uyanmıştır ama daha yataklardan kalkılmamıştır)
a- abi gemiye biniyoduk böyle izmirden...
b- ee?
a- ama atların üstünde yolculuk yapcakmışız yoksa almıyolardı gemiye.
obsesifpolyanna- o nası lan?
a- valla diyorum bütün yolculuk at üstünde, zaten gemi de ilk defa yolculuğa çıkcakmış öyle bişey denemişler işte.
b- puahahaha, ee?
a- abi ondan sonra gidiyoruz gidiyoruz işte, heryer kapkaranlık, deniz durgun azcık ürpertici bi hava var. ben tırsıyorum baya bi...
b- eee?
a- sağ tarafa bi dönüyorum üzerimize doğru minibüs geliyo...
biz- haa?! hasta mısın lan? ne minibüsü?
a- valla bildiğin minibüs, ama suda yüzenlerden işte. şöförü gördüm bize çarpmamak için direksiyon kırıyodu.
obsesifpolyanna- allahaskina bsg!!!
(gerisini gülmekten dinleyemedik ama en son hatırladığım onun bindiği atın çıldırıp onu ısırmaya çalışmasıydı) *
cumali: abi sonunda gidicem ali samiyen'e *görkem: evet, ben gidemiyorum bari sen git.
cumali: gitcez tabi abim istanbulda gitmeyip de ne yapcam.
görkem: ben seni ararım maçta.
gökhan: cumali senin telefonda g3* var mı be görkem arar seni görüntülü?
cumali: !'+%+&+&/'^+^'%/(/
görkem: !'^!+^'%+&//%(&%
cumali: benim kinde mp5 var ak47 var ben bunu silah deposu olarak kullanıyorum zaten
görkem: bak cumali benim şu tuşa basınca roketatar çıkıyo böyle.
gökhan: yaa ben şakasına demiştim onu bakalım ne diceksiniz diye
cumali: hııı evet bizde yedik
ablamın facebookunda onun wallunu işgal edince yorumlarla ortaya çıkan diyalogtur.
a: abla
b: bumeranq
b: özledim seni kirpiklerini minik kuş
a: yummyyy bnde senı özledim.neyi olduğunu biliyosun sen burda afişe etmeyelim:D
b: poopoooaaa :D * (bkz: afişe olmaktan gurur duymak).
a: ay seni küçük sözlük:D
b: işte biz yazarlar günlük konuşmamızda da bu gibi terimlere yer veririz bir nevi meslek hastalığı diyelim hoh hoh hoh :D (bkz: burhan gülümsemesi) *
a: ooofffff.senın ablan sinirlendiğinde neye dönüşür? (bkz: ayı gücü)
b: ahuahuaha ( bkz: yaran diyaloglar)
edit: bakınızlar yorumlarda vardır. yani tamamen orjinal.
ablamın doğum gününde ben onun pastasının mumlarını üflediğimde 5 yaşına girceğimi sanmamla birlikte gelişen diyalog. (aslında monolog)
b: bumeranq
a: anne
g: abla
b: anne ben şimdi 5 yaşına mi girdim he ?
a: ...
b: anneee ben şimdi 5 yaşına mi girdim he üfledim ya hani?
g: girdi yaa üfledi mumları. tutku *da üfledi o da girdi.
a: ... (anne takmaz)
sonuç olarak çırpınışlarımı kimse takmaz ve hala o videoyu izlediğimizde gülmekten yarılırız.
resim çizen bi gence evin en büyüğü yaklaşır.
-ne çiziyorsun evlat?
+melek çiziyorum dede
-ee bunun 3 kanatı var biri fazla değil mi?
+niye 2 olduğunu gördünmü?
öss öncesi sınıfta herkesin test sorularıyla güreşleşirken kafa takımı sohbettedir.
-lan Sinan öss de 1. olsan ne yaparsın?
+okumam herhalde!
kaynak: http://erkamaj.tumblr.com
sınavdan önce "sakın nasıl geçti diye tembihleyen çocuk ve ailesinin diyalogudur.
sınavdan sonra...
anne-mmm... geçmiş olsun
çocuk-sağol anne
baba- şükür bitti ha?
çocuk- şükür ya. sonunda bitti.
derin sessizlik eşliğinde devam ederken tanıdık biri görülür.
tanıdık-ee nasıl geçti bakalım? (anne ve baba bu anı heyecanla yaşar)
çocuk- kötü geçti ağzını kırdımın! bir sonuçlarına kadar kral hayatı yaşatmadınız!
oturmuş nette dolaşırken webcam çekmiştir canın, önce favorilerine sonra online olanlara bakarsın, filipinli olduğunu yazan biriyle karşılaşırsın(ki çekik gözlü falandır), tam değiştirmek üzereyken başka bir kadının kaşlarını aldığını farkedersin, arkadaşlarına bu komediyi göstermek istersin çünkü sana böyle bi sitede bu hareket komik gelir ve bir türk ile arasında şöyle bir yazışma olur.
türk: eğer rahatsız ediyorsam, sessizce çeker giderim.
( dumur olmuş durumda ve akıldan şu geçmektedir,
neden sadece türkler duygusal olmaya çalışır duygusallığın olmaması gereken yerlerde? )
guest: hi bb
hatun: kamil sen misin?
hatun: hi bb
türk: gitmesinide biliriz.
hatun: kamilll
ben: süpersiniz (:
kamil: gidiyim mi?
hatun: kamil saçmalama
hatun: saol
guest: pvt baby
hatun: ok honey
bir arkadaşım komple ağda yaptırmaya gitmiştir bacaklara ağda yapılır ve bu arkadaş malum bölgeye ilk defa ağda yaptırıcaktır bacaklarına yapılan ağdadan çok canı yapar o bölgeye geldiğinde ise bir sigara içmek ister fakat ağda yapan kadının cevabı can alıcıdır:
kız arkadaş ile kampüs içinde yurttan fakülteye gitmek için sabah dolmuşa binilmiştir normalde para alınmaz fakat bazı kıl şoförler para almaktadır.kız arkadaş parayı uzatır iyi niyetli dolmuş şoförü;
-al bunu kızım benden bi çay içersin.
der.kız arkadaş ürker;
+ermm...ben çay içmiyorum
-o zaman su içersin.
+yanımda su var.
-tamam kızım al şunu allah allah!
dolmuş ahalisi yerlerde.
Kız: silgim çalındı !
Kız: gören var mı ?
(sınıfta tek erkeğim)
Kız: Sen gördün mü?
Decameron: Gördüm.
Kız: Kim çaldı ?
Decameron: Kiziroğlu mustafa bey.
Kız: O kim !
Decameron: Bir beyin oğlu.
(bana küfredilmektedir.)
Kız: Ya senin ben ...
Kız: Şerefsiz..
Decameron: Ya kızım, sen doğarken hemşire kıçına vuracağına kafana mı vurdu da böyle salak oldun sen ?
içlerinde savcının da bulunduğu arkadaş grubu rakı sofrasındadırlar. kafalar yeterince iyi olmuştur. savcı arkadaşın tuvalette olduğu anda, çalan telefonuna bakan bir arkadaş ile telefonun diğer ucundaki polis memuru arasında geçiyor diyalog.
+ alo
- iyi akşamlar sayın savcım.
+ evet(ben değilim demiyor malak)
- şu adreste bir kişi balkondan düşüp ölmüş, olay yerindeyiz ne yapalım?
+ ölmüş mü?
- evet.
+ o zaman çevresini tebeşirle çizin, kaldırın, kokmasın. bana ne soruyon amk..