sivas'tan gelen ev arkadaşıyla taksime gidilir. gitmeden önce de anlatılır şöyle kalabalık böyle kalabalık. karşındaki inanmaz ve taksim meydanına geldiğimizde şu diyalog geçer:
hayatadami: kanka işte şurası meşhur istiklal caddesi.
sivaslı arkadaş: hani lan?
ha: aha ya la şurdan insalar geliyo ya orası.
s.a.: oha mnskym. bu ne lan hep kafa burası.
ha: ahehaehaehahehahe
s.a.: ne gülüyon yavşak? ben her gün gördüğüm insanları toplasan bu kadar etmez.*
b:nerdesiniz?
gp:yengemlerdeyiz annemle..
b:annen nerde?
gp:içerde.
b:nerede?evdemi?
gp:he baba he evde.
b:evi aradım kimse açmıyor?
gp:çünkü evde değiliz.
b:annen nerde?
ricardinho' nun beşiktaş formasıyla oynadığı ilk maçı izliyoruz arkadaşın evinde. ricardinho 70' te filan girdi oyuna ve topla ilk buluşmasında şık bir topu pası ile topu ibrahim üzülmez' e bıraktı ve o anda arakdaşın abisinin yorum hepimizi koparttı: ''ibrahim üzülmez' le iyi ikili olur bu, stilleri çok benziyor.'' *
maraton programında artık duyamayacaklarımıza geçen seneden bir örnek.
şansal büyüka : şansal
erman toroğlu : erman
şansal: hocam hüseyin 10865 metre koşmuş, osman şu kadar serkan bu kadar koşmuş... alex'de 7755 metre koşmuş, bursa çok koşmuş ama boş koşmuş hocam.
erman: ben her zaman derim hocam, çocuk yaparken bile doğru zamanı bileceksin, öyle her gün seks yap yapamazsın çocuğu.
şansal: eee hmmm, (ermana aman hocam bakışı)
erman: sen istediğin kadar seks yap, her gece seks yap olmaz çocuk. kadının ısısıdır, durumudur müsahit olacak ki çocuk olsun.
şansal: ee (içten içe yarılıyor)
erman: 36,5 - 37 derece olacak kadının sıcaklığı öyle her zaman olmaz çocuk, çocuğu koyacak zamanı bileceksin, çocuk olacak pozisyonları bileceksin. bak şimdi bursa koşmuş hüseyin koşmuş ama boş koşmuş bir pozisyon bulmuş mu, ara topa girmiş mi, kritik top yapmış mı? yok, çocuk olmaz.
şansal: evet hocam.
erman: ama bak alexe koşmamış ama çocuk olacak yerlerde dolaşmış, her topu tehlike çocuk olacak pozisyonları biliyor, oralarda geziyor, ve çocuğuda koydu, golü o attı. adam biliyor, bu işler koşmak la olmaz işi bileceksin.
matematik hocası ile özel ders alınmaktadır.hoca bir soruyu çözemez ve iyi niyetli alayinabalayina soruyu çözmek için bir çözüm üretir.fakat hoca usulca döner ve:
-orospuya sikiş öğretme!
der.
diyetisyen: bu listedekileri yiyeceksin.
adam: kutu büyüklüğünde peynir, bir dometes... bune yaa
diyetisyen: sakın dışına çıkma!
adam: yemekten önce mi sonra mı?
hoca sınıfa girer. kafasında acayip bir şapka hani şu hristiyan bayanlar cenaze törenlerinde takar ya yüzün yarısını kapatan onlardan.
k.a: kız arkadaş b.d: bir dost*
k.a: hocam şapkanız çok güzelmiş.
b.d: evet hocam aynı hristiyanların cenaze namazında taktıkları gibi.*
Kendini komik sanan ali ve kurbanlari aysen ile ben
Ali: size bi espri patlatayimmi
Ben ( kadarime razi olarak): patlat
Ali: bom!!
Ben: igrencc
Ali: gecen gun kizilayda bi espri patlattmi uc olu iki yarali
Aysen: ay ali igrenccc... Usudum
Ali: google earth
Aysen: ali bi s... Git yha...
tarihe geçmiş ve her ortamda mutlaka söylenen diyaloglardır.
onur : eda neredesin
eda : kontorum yok mesaj atamıyorum
bu olay tamamen sms yoluyla gerçekleşmiş olup kızın mesaj hakkı diye bir şeyi yoktur, eskiden
başımıza gelmiştir o zaman mesaj hakkı diye bir şey olmadığından bu diyalog tamemen gerçektir.
en az der meister kadar bahis manyağı olan 7 arkadaş, 13 kişilik sınıfın yarısından fazlasını oluşturmaktadır. baskıya dayanamayan sınıfın kızları da, erkekleri gazlayıp eğlendirmektedir. zaman zaman kupona ortak olmakta, maç skorlarını heyecanla takip etmekte, ortama ayak uydurma girişimde bulunmaktadırlar.
bahsi geçen arkadaşlardan biri, sayısal bölümüne geçmek niyetindedir.* bunu belirtmek maksadıyla, bir diğer arkadaşın yanına gider,
- ben sayısala geççem lan
+ bi kuruş kazanmadım daha niye geçiyosun?
***
"bir diğer arkadaş", arkadaşımızın iddaa'yı bırakıp sayısal lotoya geçeceğini zannetmiştir.
birgün aile otomobiliyle istanbul içerisinde bulunan kumburgaz lunaparkına doğru yol alınır... küçük kardeş zaman birimi olarak yalnızca saniyeleri bilmektedir. ve seyahatta o da vardır...
- : küçük kardeş
+ : abi(fuckingwashing)
- abii
+ ne var
- dongola ne kadar kaldı(lunapark diyemiyor, gondol demeye çalışıyor, onu da diyemiyor)
+ bilmiyorum var işte biraz
- yaaa hadi söyle kaç saniye var(başka zaman birimi bilmez, saniyeyide tek zaman birimi sanar)
+ üffff 100 saniye var oldu mu 100. (halbu ki daha yarım saat vardır, yeter ki sussun diye söyledim)
( vee kardeş saymaya başlar..)
- 1 2 3 4..
+ aferin bak say yavaş yavaş matematik öğrenirsin.
- (gittikçe hızlanır) 353637383940414243
+ yavaş lan yavaş... acelen ne.
- daha çabuk gidelim diye.
+ ?????????????
küçük kardeş, 100 ü hızlı sayarak lunapark a daha çabuk varacağımızı sanar... çünkü 100 dediğinde kesin orda olacağımızı düşünmüştür. çocuk işte...
* belim cook agrıyo oturarak uyucam
-niye
* ya dik olunca acısı geciyo
- ddslkflhllıdsmö södsnfdfdsflsnfls
*nooldu lan
-sünnet olmus cocugun öyle dedigini düsündüm bi an
*ahahahhahahahahahahhahahahah*