sokrat ile eşi hiç anlaşamamaktadır. eşi, yine bir gün Sokrat'a bağırıp durmuş, verip veriştirmiş ama Sokrat hiç tepki vermemiş. bunun üzerine bir tepki bekleyen kadın, bir kova suyu Sokrat'ın başından aşağı boşaltmış.
Sokrat, hiç istifini bozmadan "Böyle bir gök gürültüsünün ardından böyle bir sağanak bekliyordum zaten." demiş.
edison, ampul için en kullanışlı maddeyi arıyormuş. sırayla hepsini denemesine rağmen bir sonuç çıkaramayınca yardımcısı Edison'a "Şu ana kadar iki bin madde denedik, hala bir sonuca varamadık." deyince Edison da "Hayır, ampul yapmak için bu iki bin maddenin kullanılamayacağını öğrendik." demiş.
yakin tarihin, bayaa yakin ama, en saglam ayari; yeni rakinin her turlu gsm operatoru'ne, ozellikle turkcell'e verdigi ayardir. bu entry su siralar anlam ifade edebilir ama bizim yerimizi dolduracak olan nesiller icin aciklamasi gelsin.
turkcell, o zamanlara kalir mi kalmaz mi bilinmez ama bu zamanlarin bir gsm operatoru. piyasanin da cogu onlarda ve piyasada deli gibi bir cekisme var, hele bu entrynin yazildigi tarihe yakin tarihlerde bir 3g satis propagandasi yapti ki butun gsm operatorleri; inanilmaz. turkcell'in reklamida, 3g sizi sevdiklerinize baglar, iste bissuru paketimiz var, istedigini sec, istersen dayinlarlan, isteeeer iseeen amcanlarilan goruntulu goruntulu gonus tadinda.
yeni raki'da; raki sisesinin tepesini bir cep telefonuna benzetti, ve yazdi tepesine 3g, altindaki resimde de bir masada 3 kisi oturmus raki iciyor, isimleri; gamze, gizem, gaffur*. devaminda da diyorki kendileri, iste bizde paket yok, kimle icersen ic istedigine baglar seni hemde canli kanli.
haa ama simdi siz; ne alaka kardesim, biri rakici digeri cepci, piyasalar farkli bi kere, nasil ayar lan bu derseniz, hic bir skim diyemem, haklisiniz yani, zaten yeni raki'nin da bunu ayar tadinda yapmis oldugunu zannetmiyorum. ki 2 tarafinda reklamina calisan bir sey bu. ama yinede hani, gunuzmude surekli hakkinda agit yakilan, aman tanrim toplumsal baglarimiz cokuyor, insan iliskilerimiz kopma noktasinda endiselerine, al kardesim, oyle elinde minicik kamaraylan olmaz o isler, oturup icecen ayari veriyor. hos oluyor.
bugün bir grup lise öğrencisinin dolmuş şoförüne verdiği ayardır.
liseli grup oldukça azgındır. sürekli bağırarak konuşmaktadırlar. ayrıca dolmuş şoförü de sınırları zorlamakta, yolcu aldıkça almaktadır.
d-dolmuş şoförü
l-liseli gruptan bir arkadaş
d: arkadaşlar biraz sessiz olur musunuz sizden başkaları da var bu dolmuşta.
l: o başkalarını alırken düşünecektin sen onu.
3 yıl önce dershanede geometri dersinde her çizdiği çizginin sonuna belki de farkında olmadan nokta koyan hocayla aramda geçen diyalog: 3 korner 1 penaltı: hocam neden her çizginin sonuna nokta koyuyorsunuz?
hoca: sanane oğlum tahtaya koyuyorum, sana mı koyuyorum? 3 korner 1 penaltı: error...error...
kapı: knock knock !
hoca: gir !
nöbetçi öğrenci(female): hocam defteri almaya gelmiştim alabilir miyim ?
hoca: alabilcen mi kızım ?
nöbetçi öğrenci: ?^'!%&?
nöbetçi öğrenci: ERROR! ERROR! SYSTEM CRASHED !
nöbetçi öğrenci: system shutting down !
(bkz: based on a true story)
2006 yazının başlarıdır. coğrafi konum itibariyle hava aşırı sıcak aynı zaman da insanların kanı kaynamaktadır. sitenin ünlü çapkınlarından - deyim yerindeyse playboy harun- harun abi iş başındadır. sıla sitenin müdavimlerindendir ve harun' a duyduğu platonik aşkla anılır ismi. aynı haftanın herhangibir akşamında sıla dondurma yiyerek kafeteryaya oturur, zaten kafetaryada olan harun ve bulgarin black jack' e sarmış, 5. biralarını yudumlamaktadırlar. harun biranın ve sıcağın verdiği hafif ereksiyon ile sıla' yı yanına cağırır ve bulgarin olayın şokunu yaşarken olayı izlemeye koyulur;
harun : sıla ya sana ne zamandır bir şey söylecem ama utanıyorum.
sıla : ( harun' un kendine açılacağı ve sonunda ilan-ı aşk edeceği düşüncesiyle heyecanlanarak ) söylee harun yaa !!! ne utanması !? kaç senedir muhabbetimiz var şurda
harun : işde bende bunda korkuyorum ! ya arkadaşlığımızda bozulursa
bulgarin : ( şaşırarak ) abi sen çok içtin ya bugün
sıla : ( heyecan ve şiddetle ) sen sus bee !!!
harun : bak söylecem ama cevabın hayır olsa da arkadaşlığımızı bozmanı istemiyorum. tamam mı?
sıla : ( gelecek olan ilan-ı aşka kendini hazırlar ) yaa tamam canımm sor artık lütfen.
harun : yanlış anlama ama...
sıla : tamam söz
harun : bi kere yalayabilir miyim?
sıla : ( anın şokunu üstünden atarak büyük bir umutsuzlukla ) bunu mu söyleyecektin... sıla :( dondurmayı uzatarak ) tamam al yala.
harun : Bak işte yanlış anladın.
sıla : ( anlamamanın verdiği ve sonradan anlamanın verdiği bir surat ifadesiyle ) Hayvan!!
bulgarin : ( bu kadar da olmaaz dedirten ifade ile ) hahahahahahahaha
gürgen öz programda "ben fenerbahçeliyim ama sorsan hiçbir futbolcunun adını bilmem" dedi. aradan biraz zaman geçti, şöyle bir diyalog gerçekleşti;
gürgen öz: kadınların futbol oynaması ve futbolla ilgilenmesi bana itici geliyor.
burcu esmersoy: bana da futbolla alakası olmayan erkekler itici geliyor.
Bir gün ortaokul sonlarında arkadaşlar ile birlikte otururken bir arkadaşım bakın şimdi ne yapacağım dedi. Cep telefonunun sim kartını çıkardı ve 112 yi aradı. Sesi hoparlörden verdi ve en az 15-20 kişi dinliyoruz.
A: Arkadaşım
112 : 112 'deki yetkili abi
112 : 112 Buyrun?
A : Abi merhaba, ne zaman arasam sen çıkıyorsun, yok mu orda bi bayan arkadaş, telefonu ona versen de konuşsak, hehehehehe
112 : Valla Yiğenim, burda bayan olarak bi Anan var onu da biz mikiyozzz!
Dııııt Dıııttt Dıııııııtttt!
Arkadaşım hangi renge gireceğini düşünürken tüm herkes yerde salya sümük gülme krizine giriyorduk...
Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri:
- "Efendim" demiş, "Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
Galile:
- "Doğru" demiş, "Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?"
- hacı, senin baban benim babamdan borç para istemeye geldiğinde ne kadar çok yalvarmıştı, keh keh keh.
+ peki ya senin baban benim babamdan alacağını kurtarmak için ne kadar çok yalvarmıştı?
- ?!?!?!?!?!?!